Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Iğdır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, son dönemde ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkına yönelik artan baskılara karşı ortak bir açıklama yayımladı. Bildiride, ifade özgürlüğünün sistematik biçimde daraltıldığı, nefret söyleminin ise toplumsal şiddeti körükleyen tehlikeli bir boyuta ulaştığı ifade edildi.
Barolar, Kocaeli’de bir sağlık çalışanının sembolik bir “saç örme” eylemi nedeniyle gözaltına alınmasını sert dille eleştirdi. Açıklamada, ifade özgürlüğünün yalnızca çoğunluğun benimsediği görüşler için değil, aykırı ve eleştirel ifadeler için de geçerli olduğu hatırlatıldı. Bu tür eylemlerin suç unsuru olarak değerlendirilmesinin demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Kuzey ve Doğu Suriye protestoları ve orantısız güç
Bildiride, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla düzenlenen barışçıl protestolara yönelik müdahalelerin ciddi hak ihlallerine dönüştüğü belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
‘Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının bu denli kolaylıkla sınırlandırılması kabul edilemez. Gözaltı süreçlerindeki kötü muamele iddialarının etkin biçimde soruşturulmaması cezasızlık algısını derinleştirmektedir. Özellikle suça sürüklenen çocuklara yönelik tutuklamalarda kanuni olmayan gerekçelerin kurulmasını büyük bir endişeyle takip ediyoruz.’
Mersin’deki ölüm ve nefret dili uyarısı
Barolar, Mersin’de Kobanili bir gencin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan saldırıya da dikkat çekti. Bu olayın münferit olmadığı belirtilen açıklamada, körüklenen nefret ikliminin toplumsal şiddeti beslediği ifade edildi. Ayrımcı ve dışlayıcı dilin bireyleri açık hedef haline getirdiği uyarısı yapıldı.
Barolardan acil çağrı
Açıklamanın sonunda bölge baroları, hukuksuz müdahalelerin durdurulması için şu talepleri sıraladı:
- İfade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkına yönelik müdahalelere son verilmesi
- Protestolardaki kötü muamele iddiaları hakkında etkin soruşturma başlatılması
- Nefret söylemi ve şiddeti meşrulaştıran dile karşı hukuki duruş sergilenmesi




