• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Saruhan Oluç: Silahlarını yakmış olan kişilerin siyasal ve sosyal hayata nasıl katılacaklarına dair düzenlemelere ihtiyaç var

Saruhan Oluç: Silahlarını yakmış olan kişilerin siyasal ve sosyal hayata nasıl katılacaklarına dair düzenlemelere ihtiyaç var

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına dair değerlendirmesinde, Abdullah Öcalan’ın son İmralı görüşmesinde işaret ettiği üç kavramı hatırlattı: “Barışı sağlamak, demokratik toplumu inşa etmek ve demokratik entegrasyonu gerçekleştirmek.”

Saruhan Oluç: Silahlarını yakmış olan kişilerin siyasal ve sosyal hayata nasıl katılacaklarına dair düzenlemelere ihtiyaç var
Saruhan Oluç: Silahlarını yakmış olan kişilerin siyasal ve sosyal hayata nasıl katılacaklarına dair düzenlemelere ihtiyaç var
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Ağustos 2025 11:27

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda görev alan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan’a perşembe günü gerçekleştirdiği son ziyaretinde Öcalan’ın yaptığı açıklamaya ilişkin, “Çok önemli bir şeye işaret ediyor. Abdullah Öcalan son İmralı görüşmesinde heyetimize üç temel kavramı işaret ederek bir kez daha hatırlatmıştır önümüzde yürümemiz gereken yolun nasıl olduğunu: Barışı sağlamak, demokratik toplumu inşa etmek ve demokratik entegrasyonu bir an evvel gerçekleştirmek için adım atmak. Bu demokratik entegrasyon yasalarının hazırlanması, tartışılması ve bu konularda adım atılması çok önemlidir” dedi.

Saruhan Oluç, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin ANKA’ya konuştu.

Komisyon çalışmalarının normal seyrinde sürdüğünü, toplumun farklı kesimlerinin dinlenmesine devam edildiğini anlatan Oluç, “Sanıyorum bir iki hafta daha böyle devam edecek. Ondan sonra komisyon diğer konularına geçecek. Şu ana kadar farklı görüşler de olsa dinledik, tutanaklara girdi. Herkes aynı görüşte değil ama barolardan, hukuk kurumlarından, geçmiş dönem Meclis Başkanlarından, toplumun farklı kesimlerinden önemli katkılar oldu. Sadece komisyonda bulunan üyelerin fikirleriyle zaten bu komisyon çalışmalarını yapamaz. Toplumdan atkıların gelmesi önemlidir. Bütün katkıları önemli görüyoruz” dedi.

‘Bunu çok uzatmamak gerekir, eylül ayının ortasını kesinlikle geçirmemek gerekiyor’

Komisyonun kendisine hedef olarak Ocak 2026’yı koyduğunu hatırlatan Saruhan Oluç, “Eğer uzaması gerekirse komisyonun kendi kararıyla 2’şer ay uzatabilir denildi. Ben bu açıdan baktığımızda bir zamana yayma hadisesi olduğunu doğrusu düşünmüyorum” dedi. Oluç, şöyle devam etti:

“Ama eğer bu dinlemeler süreci uzatırsa bu faydalı olmaz kanaatindeyim çünkü her partinin verdiği dinlenecek kişiler ve kurumlar listesi oldukça kabarıktı. Toplamda zannediyorum 600 civarında öneri yapıldı. Tabii ki bunların hepsini dinlemek mümkün değil. Dolayısıyla içinden seçilerek bir dinleme süreci yaşıyoruz şu anda ama bunu çok uzatmamak gerekir. Şüphesiz toplumdan gelen bütün katkılar çok önemli ama herkesi dinleme imkanımız da yok. Eğer komisyon böyle yapmaya kalkarsa o zaman odak kayması olur gerçekten ve yapması gerekenlerden uzaklaşmış olur. O nedenle bu işi ölçülü bir şekilde yapmak ve eylül ayının ortasını kesinlikle geçirmemek gerekiyor.”

‘Öcalan’ın dinlenmesi konusunu önemli görüyoruz’

Komisyonun  Abdullah Öcalan’ı dinlemesi yönünde öneriler olduğunun hatırlatılması üzerine Saruhan Oluç, şunları kaydetti:

“Biz bu konuyu DEM Parti olarak henüz komisyon gündemine getirmedik fakat önemli görüyoruz. Çünkü 27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum Çağrısını yapmış olan kişi Abdullah Öcalan’dır. Kendi örgütüne fesih ve silahları bırakma konusunda çağrı yapmış kişi. 9 Temmuz’da yine kendi örgütüne silahların bırakılması ve bu sürecin sürdürülmesi konusunda çağrı yapmış kişi Abdullah Öcalan’dır. 11 Temmuz’da silahların yakılması zaten o çağrı üzerine ortaya çıkmış bir durumdur. Sürecin sağlıklı gelişmesi, sürecin başarıyla ilerletilmesi ve sonuçlandırılması açısından hem fikirleriyle hem önerileriyle bu sürece çok önemli katkılar yapmış olan kişidir. Kendi örgütü tarafından baş müzakereci olarak da tespit edilmiş olan kişidir. Dolayısıyla komisyonun Abdullah Öcalan’ı dinlemesi zaten olayın doğası gereğidir, başka türlüsü düşünülemez. Yani toplumun çeşitli kesimleri dinleniyor. Aynı şekilde bu sürecin başarıya ulaşması için önerilerini, fikirlerini sunan, geliştiren, adımlar atılmasını sağlayan kişiyi de elbette ki dinlemelidir komisyon ama bunu henüz komisyon gündemine getirmedik. Bu konuda görüşlerimizi diğer partilerle elbette paylaşıyoruz.”

Öcalan’ın dinlenmesi önerisini komisyona getirip getirmeyecekleri sorusuna Oluç, “Görüşmelerin akışını görerek duruma bakacağız. Parti karar verecek bu konuda” dedi.

‘Vatandaşlık tanımı anayasa tartışması gerektirir, bu komisyonda anayasa tartışması yapmayacağımızı net olarak söyledik’

Eski Meclis başkanlarının dinlendiği komisyon toplantısında önerilen “vatandaşlık tanımının güncellenmesi” konusunda da Oluç, bu toplantıda önemli değerlendirmeler ve katkılar yapıldığını söyledi.

Oluç, “Fakat biliyorsunuz vatandaşlık tanımı ve bazı konulardaki öneriler, anayasa tartışması gerektirir. Biz bu komisyonda anayasa tartışması yapmayacağımızı, DEM Parti olarak çok net olarak söyledik. Dolayısıyla bu  tartışmalara şu anda girmiyoruz. Ama önemli katkılardı, eski meclis başkanlarının katkıları. Şüphesiz ki tartışılması gereken konulardır. Fakat bu komisyonun görev alanı içinde değildir” ifadelerini kullandı.

‘Abdullah Öcalan devlet ve toplumla bütünleşmekten bahsetmiştir’

İmralı Heyeti’nin 28 Ağustos Perşembe günü Abdullah Öcalan’ı ziyaretinin ardından, Abdullah Öcalan’ın “Demokratik toplum, barış ve entegresyon, bu sürecin üç kilit kavramı olduğu” yönündeki açıklamasını da değerlendiren Saruhan Oluç, şöyle konuştu:

“Çok önemli bir şeye işaret ediyor. ‘Demokratik toplum’ zaten 27 Şubat’taki ilk çağrısının başlığıydı hatırlarsanız, Barış ve Demokratik Toplum’du. Yani bir demokratik toplum hedefi var bütün bu çalışmanın. Bir demokratik cumhuriyet hedefi var. Demokratik cumhuriyeti de demokratik toplumla birlikte geliştirebilirsiniz. Dolayısıyla çok önemli bir kavram ve köşe taşı olduğu tespiti çok doğrudur.

İkincisi barış. Zaten silahların susması, silahların yakılması, silahların kullanılmaması, çatışmayla değil diyalogla, konuşarak, müzakere ederek sorunlarımızı çözme anlayışı bu işin temel yaklaşımıdır. Hem 27 Şubat’ta hem 9 Temmuz’daki açıklamalarında da Abdullah Öcalan bu konuda çok net olarak fikrini ortaya koymuştur, neden böyle yapılması gerektiğine dair. Dolayısıyla ikinci önemli köşe taşı barıştır, elbetteki.

Üçüncüsü de entegrasyon, yani demokratik entegrasyon. Abdullah Öcalan devlet ve toplumla bütünleşmekten bahsetmiştir. Bunun yolu demokratik entegrasyondur ve zaten komisyonun ilk öncelikli görevi de demokratik entegrasyonun gerçekleşebilmesi için yasal, hukuki ve siyasi zeminin oluşturulmasıdır. Dolayısıyla bu komisyonun birinci görev alanı da budur. Dolayısıyla bir kez daha Abdullah Öcalan son İmralı görüşmesinde heyetimize bu üç temel kavramı işaret ederek bir kez daha hatırlatmıştır önümüzde yürümemiz gereken yolun nasıl olduğunu: Barışı sağlamak, demokratik toplumu inşa etmek ve demokratik entegrasyonu bir an evvel gerçekleştirmek için adım atmak. Komisyon zaten bu konularda adım atarsa bu sonuçları da elde etmemiz mümkün olacaktır.”

‘Demokratik entegrasyon yasalarının hazırlanması, tartışılması ve bu konularda adım atılması çok önemlidir’

Komisyonda hangi yasal düzenlemelerin çerçevesinin çizileceği sorusuna Oluç, şu yanıtı verdi:

“Bunları tabii tek tek tartışacağız ama komisyonda yapılan çeşitli konuşmalarda, gelen ve dinlenen konuşmacıların da hukuk kurumlarının da eski meclis başkanlarının da işaret ettiği çeşitli yasalar vardı. Bunun içinde Türk Ceza Kanunu’na, Terörle Mücadele Kanunu’na dair düzenlemeler, infaz kanununa dair düzenlemeler, Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’na dair düzenlemeler telaffuz edilenlerdi. Elbetteki silahlarını yakmış olan kişilerin ve bundan sonra da silah kullanmayacak olanların siyasal ve sosyal hayata nasıl katılabileceklerine dair düzenlemelere ihtiyaç var.

Bütün bunların hepsini önemsiyoruz. Bunların hepsinin bir anda olması tabii ki beklenemez ama bu komisyonun çalışmasının en önemli nedeni de bu konulardaki düzenlemelerdir, yasal düzenlemelerdir. Dolayısıyla bu entegrasyon, demokratik entegrasyon yasalarının hazırlanması, tartışılması ve bu konularda adım atılması çok önemlidir.”