• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Sendikalardan IŞİD tepkisi: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan karanlık tablonun devamı

Sendikalardan IŞİD tepkisi: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan karanlık tablonun devamı

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Yalova’daki IŞİD’e yönelik operasyona ilişkin yapılan ortak açıklamada, “Bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır” ifadelerine yer verildi.

Sendikalardan IŞİD tepkisi: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan karanlık tablonun devamı
Sendikalardan IŞİD tepkisi: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan karanlık tablonun devamı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 2 Ocak 2026 11:50

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 28 Aralık’ta Yalova’da DEAŞ hücre evine yönelik operasyonda yaşanan çatışmada, üç polisin yaşamını yitirmesine ilişkin ortak açıklama yaptı.

Açıklamada, “28 Aralık tarihinde, Türkiye’nin en önemli metropolü İstanbul’un hemen yanı başında bulunan Yalova ilimizde, meskûn bir mahalde IŞİD hücre evine yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında yaşanan çatışmada üç güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin ailelerine başsağlığı diliyoruz” denildi.

Yaşananların tekil bir olay olmadığı vurgulanan açıklamada, “Ancak bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır” ifadelerine yer verildi.

‘Bugünse bu grupların devletleşme çabalarının bedeli…’

Açıklamada geçmiş politikalara dikkat çekilerek, “Geçmişte, cihatçı yapılanmalar ‘öfkeli çocuklar’ gibi ifadelerle meşrulaştırılmış, ÖSO adı altında desteklenmiş ve Türkiye toprakları bu gruplar için geçiş üssü olarak kullanılmıştır. Bugünse bu grupların devletleşme çabalarının bedeli, toplumumuza ağır güvenlik tehditleri olarak yansımaktadır. Yalova’daki çatışma da bunun somut bir örneğidir” denildi.

Laiklik vurgusu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu yaşananlar aynı zamanda, ülkenin laiklik ilkesinden sistematik biçimde uzaklaştırılmasının ve siyasal İslamcı politikaların devlet ve toplum yaşamının farklı alanlarında belirleyici hâle getirilmesinin yarattığı ağır sonuçların bir yansımasıdır. Siyasal iktidarın bu süreci yalnızca güvenlik başlığı altında ele alması kabul edilemez.

“Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin aşındırıldığı her koşulda, bu tür gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmaz”
Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin aşındırıldığı her koşulda, bu tür gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu nedenle siyasal iktidar, ortaya çıkan bu tablo karşısında güvenlik bürokrasisini değil, izlenen politik tercihleri ve ideolojik yönelimi sorgulamakla yükümlüdür.

Bizler; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, laikliği, çağdaş yaşamı, demokrasiyi ve halkların barış içinde bir arada yaşama iradesini hedef alan bu gerici ve cihatçı yapılanmalara karşı mücadelenin ve olası yeni saldırıların önüne geçilmesinin ancak göstermelik değil, gerçek ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor; bu doğrultuda adımlar atılması ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır.” (ANKA)