• Ana Sayfa
  • Ortadoğu
  • İran’da protestolar sürüyor: Kimlikleri doğrulanan 132 kişi gözaltında

İran’da protestolar sürüyor: Kimlikleri doğrulanan 132 kişi gözaltında

İran’da 28 Aralık 2025’te başlayan ve 2026’nın ilk günlerinde şiddetlenerek artan protestolar dalgasında, insan hakları örgütleri tarafından kimliği doğrulanan gözaltı sayısı 132’ye yükseldi.

İran’da protestolar sürüyor: Kimlikleri doğrulanan 132 kişi gözaltında
Foto: Numedya
İran’da protestolar sürüyor: Kimlikleri doğrulanan 132 kişi gözaltında
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Ocak 2026 11:43
  • Güncellenme: 4 Ocak 2026 13:26

İran’da esnaf grevleri ve toplu protestoları bir haftayı geride bıraktı. Ülkenin neredeyse tüm kentlerine yayılmış protestolarda güvenlik güçlerince katledilenler ve gözaltına alınanların sayısı artıyor. 28 Aralık’tan bu yana süren protestolarda 132 kişi gözaltına alındı.

Tutuklananlar arasında, 2 Ocak 2026 Cuma günü iş yerinde tutuklanıp bilinmeyen bir yere götürülen, Kermanshah’tan tanınmış Kürt kültür aktivisti Mahsa Zarei de dahil olmak üzere en az dört kadın bulunuyor.

Hengaw açıkladı: Son 2 günde 77 gözaltı

Numedya’nın haberine göre İran’da son günlerde en az 77 kişi daha gözaltına alındı. İnsan hakları örgütü Hengaw’a göre, gözaltına alınanlar arasında 45 Kürt ve 23 Lor bulunuyor; bunların arasında en az dört kadın ve altı çocuk da var. Son altı günde yapılan bu 77 tutuklamayla birlikte, Hengaw tarafından kimlikleri doğrulanan son dönemde gözaltına alınan kişilerin toplam sayısı 132’ye yükseldi.

Melekşa’da 7 kişi öldürüldü 

Fırat Haber Ajansı (ANF) ise bugün geçtiği haberde, Melekşa kentindeki protestolarda büyük çatışmalar yaşandığını bildirdi. Yerel kaynaklara atıfta bulunan habere göre, protestolara müdahale eden rejim güçleri 7 kişiyi öldürdü.

Şimdiye kadar yaralananların sayısı belirtilmezken, yaşanan çatışmalar İran askeri güçlerinin medyası tarafından doğrulandı. Ancak katledilenlere ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmadı.

Şîraz ve Kazrûn kentlerinde süren protestolarda da 1 kişinin öldürüldüğü kaydedildi.

Başkent Tahran’da ise rejime yönelik tepkiler nedeniyle çok sayıda işyeri kepenklerini bugün de açmadı.

İran’da protestolar

İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki ulusal para biriminin döviz kurlarına karşı yüksek değer kayıpları ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayıldı.

Gösterilerin başlamasının ardından Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın memnuniyetsizliğini kabul ettiklerini belirterek, mevcut ekonomik sorunlardan hükümetin sorumlu olduğunu söylemiş ve yetkililere “ABD gibi dış aktörleri suçlamamaları” çağrısında bulunmuştu.

Protestolara sert müdahale eden İran, onlarca kişiyi gözaltına almıştı.

Protestolar neden yeniden alevlendi?

2017’deki “Pahalılığa Hayır” sloganından, 2019’daki benzin fiyatlarındaki artışa ve ” Jin, jiyan, azadi” (Kadın, Yaşam, Özgürlük)” hareketinin oluşmasına yol açan Mahsa Amini’nin ölümüne kadar hepsinde bir tetikleyici olay vardı.

Siyasi konular uzmanı Navid Kalhorodi, son protestoların geçmişteki örneklerden dört açıdan farklı olduğu görüşünde.

BBC Farsça’ya verdiği mülakatta, bunlardan ilkini “askıda kalma durumu” olarak tanımlıyor.

İran İslam Cumhuriyeti’nin 2025’te İsrail’le 12 günlük çatışmasının ardından “askıya alınmış durumda” kaldığını söylüyor.

Toplumun ve hükümetin büyük bir kısmı büyük bir olay bekliyor, bu yüzden pratikte kimse hiçbir şey yapmıyor ve hiçbir karar alınmıyor.

Tahran Üniversitesi’nde siyaset profesörü olan Kalhorodi, ikinci faktörün “monarşi” değişkeni olduğunu düşünüyor.

Mahsa Amini hareketi sırasında tüm muhalif grupların siyaset sahnesinde yer aldığını, ancak son protestolarda geri çekildiklerini belirtiyor.

Pezeşkiyan ne yapacak?

Pazarcıların doların artışını protesto etmek için kepenk indirmesi ve protesto dalgasının sokaklara taşmasının ardından Mesud Pezeşkiyan, protestoların üçüncü gününde bir grup esnaf ve pazarcıyla bir araya gelerek sorunlarını çözme sözü vermişti. Hammihan gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Muhammed Cevad Rooh, Ensaf News’e verdiği mülakatta, ekonomik sorunlar ve yaptırımların çözülmemesi halinde “bu tür görüşmelerin göstermelik olacağını ve teselli ile sınırlı kalacağını” vurguladı.