İran’da protestolar 15’inci gününde devam ederken protestolarda rejim güçlerinin neden olduğu ağır hak ihlalleri de gündemdeki yerini koruyor.
İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO) resmi sitesinden yayımladığı açıklamada, rejim tarafından yapılan saldırılarda en az 192 kişinin öldürüldüğü, internetin ülke genelinde kesilmesiyle birlikte yaşamını yitirenlerin sayısının daha yüksek olabileceğine dikkat çekildi.
‘2 binden fazla kişi öldürülmüş olabilir’
Açıklamada, doğrulanan verilere göre aralarında 18 yaş altı en az 9 çocuğun bulunduğu 192 kişinin öldürüldüğü aktarılarak, “Aynı zamanda, doğrulanmamış raporlar en az birkaç yüz, bazı kaynaklara göre ise 2 binden fazla kişinin öldürüldüğünü gösteriyor. İnternetin tamamen kesilmesi ve bilgiye erişimin ciddi şekilde kısıtlanması nedeniyle, bağımsız doğrulama mevcut koşullar altında ciddi bir zorluk olmaya devam ediyor” ifadeleri kullanıldı.

Tahran’daki bir morgda yüzlerce cenazenin görüldüğüne dair raporlar alındığı kaydedilen açıklamada, ayrıca Time dergisinin bir doktora dayandırdığı ve altı hastanede en az 217 protestocunun kayda geçtiği haberinin endişeleri güçlendirdiği belirtildi.
Öte yandan İran’dan yurt dışına çıkan bir kişi tarafından paylaşılan videoda, protestolarda yaşamını yitiren çok sayıda kişiye ait cenaze görüntüleri yer aldı.
Videonun girişine, “Bu videonun içeriği herkes için uygun olmayabilir. Protestolarda hayatını kaybedenlerin çok sayıda cenazesine ait yeni görüntüler” notu düşüldü.
İran’da internet kesintileriyle ölü sayısı gizleniyor:
🔴”Öldürülenlerin sayısı 2 bini aşmış olabilir”https://t.co/H6Wr8rWWdL pic.twitter.com/uK4RBm7DYN
— İlke TV (@ilketvcomtr) January 11, 2026
Rejimden toplu idam tehdidi
İran Başsavcısı Muhammed Kazım Movahedi Azad’ın tüm protestocuları “moharebeh” (Tanrı’ya düşmanlık) ile suçlayarak idam tehdidinde bulunmasına da dikkat çekilen açıklamada, İran yasalarına göre idamla cezalandırılabilen bu suçlamanın, kitlesel infaz riskini ciddi biçimde artırdığı ifade edildi.
IHRNGO Direktörü Mahmud Emirî-Mogaddam, “Bugün iktidarda olanlar, 1980’lerde yargısız infazlarla binlerce siyasi tutsağı öldürenlerle aynıdır. Benzer suçların tekrarlanma riski son derece gerçektir” dedi.
Gözaltı sayısı 2 bin 600’ü aştı

Açıklamada ayrıca Devrim Muhafızları’na yakın medya organlarının binlerce kişiyi “isyancı”, “silahlı” ya da “İsrail bağlantılı” olmakla suçladığı, bu tür muğlak ithamların geçmişte ağır cezaların ve idamların gerekçesi olarak kullanıldığı hatırlatıldı.
IHRNGO, protestoların başından bu yana en az 2 bin 600 kişinin gözaltına alındığını tahmin ediyor.
Uluslararası topluma çağrı: Sessiz kalmayın
Açıklamanın devamında protestoları bastırmak için ölümcül güç ve idam cezasının kullanılmasının ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu ve uluslararası suç olduğu vurgulanan açıklamada, “Uluslararası toplum, İran’ın kanlı baskı tarihinin devam etmesini ve tekrarlanmasını önleme sorumluluğuna sahiptir” denildi.
İran’daki protestolar

İran genelinde protestolar, 28 Aralık 2025’te ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik ve siyasal baskılara karşı başladı. Kısa sürede rejim karşıtı bir karakter kazanan eylemler, başta Tahran olmak üzere İsfahan, Şiraz, Tebriz, Meşhed, Ahvaz, Kum, Reşt, Kazvin ve Urmiye gibi birçok kente yayıldı. Protestoların 15’inci gününde milyonlarca kişi sokaklardan çekilmezken, rejim ülke genelinde internet erişimini büyük ölçüde kesti, bilgi akışını engelledi.
Kürt kentleri hedefte
Protestoların en sert bastırıldığı bölgelerin başında Kürt kentleri geldi. Kirmanşah, Sine, Mahabad, Bukan, Urmiye ve Derah Derij gibi yerlerde güvenlik güçleri doğrudan ateş açtı. Kirmanşah’da Dareh Derazê Mahallesi’nde rejim güçlerinin saldırısında 5 Kürt yurttaş yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı. Bazı yaralıların gözaltına alındıktan sonra kaybedildiği bildirildi. Kürt bölgelerinde uzun süreli askeri kuşatma, gece baskınları ve kitlesel tutuklamalar yaşandı.
Kadınlar ve gençler ön saflarda

Eylemlerde kadınlar ve gençler öncü rol üstlendi. Özellikle “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı Ahvaz’dan Kürt illerine kadar yaygın biçimde kullanıldı. Gençler, olası ölüm ve idam riskine karşı vasiyet videoları paylaşarak rejime meydan okudu. “Ölümden korkmuyoruz, mollalarla yaşamaktan korkuyoruz” mesajları sosyal medyada öne çıktı.
Ekonomik kriz ve siyasal baskı

Bağımsız gözlemcilere göre protestoların temelinde yüksek enflasyon, düşük ücretler, işsizlik ve derinleşen yoksulluk bulunuyor. İşçi maaşlarının 100-150 dolar seviyesine kadar gerilediği, milyonlarca işsizin bulunduğu ülkede, protestolar ekonomik taleplerden rejim karşıtı bir halk isyanına dönüştü.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, İran yönetimini orantısız güç kullanımı, keyfi infaz riski ve ağır hak ihlallerinedeniyle uyarırken, uluslararası topluma acil müdahale ve baskı çağrısı yapmayı sürdürüyor.




