• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Suriye’de son durum: Halep’te kaçırılanların akıbeti belirsiz, saldırılar Der Hafir’de sürüyor

Suriye’de son durum: Halep’te kaçırılanların akıbeti belirsiz, saldırılar Der Hafir’de sürüyor

6 Ocak’ta Halep’in Kürt mahallelerine saldırarak beş gün boyunca bombardımanı sürdüren Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı gruplar, üç gündür Der Hafir’de sivil alanları kesintisiz hedef alırken, yaşananlara ilişkin uluslararası kamuoyundan savaş suçu çağrıları gelmeye devam ediyor.

Suriye’de son durum: Halep’te kaçırılanların akıbeti belirsiz, saldırılar Der Hafir’de sürüyor
Suriye’de son durum: Halep’te kaçırılanların akıbeti belirsiz, saldırılar Der Hafir’de sürüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Ocak 2026 10:39
  • Güncellenme: 15 Ocak 2026 12:39

Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların Halep’in Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerine yönelik saldırılarının yankıları sürüyor. Bölgeden gelen bilgilere göre saldırılarda yaklaşık 300 kişi öldürüldü, en az 271 kişi kaçırıldı. Yüzlerce kişinin akıbeti ise hala bilinmiyor. Aynı gruplar, Kuzey ve Doğu Suriye’nin yönetiminde bulunan alanlara dönük saldırılarını da genişleterek sürdürüyor.

Der Hafir’de yaşam alanları hedef alınıyor

Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı gruplar, Tabka Kantonu’na bağlı Der Hafir kentinde sivillerin yaşam alanlarıyla birlikte şeker fabrikasını hedef aldı. Gece saatlerinde obüslerle düzenlenen saldırı sonucu fabrikada ciddi maddi hasar meydana geldi.

Yaşam alanlarına dönük saldırıların aralıksız sürdüğü belirtilirken, saldırılarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair henüz net bilgiye ulaşılamadı.

Heyva Sor a Kurd: Halep’te işlenenler savaş suçudur

Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Hediye Ebdullah, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarda onlarca yurttaşın yaşamını yitirdiğini, 118 sivilin yaralandığını hatırlatan Ebdullah, saldırıların ilk gününden itibaren sağlık hizmetlerinin bilinçli şekilde engellendiğini söyledi.

Saldırılar öncesinde Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde iki sağlık noktası bulunduğunu belirten Ebdullah, Heyva Sor a Kurd’e bağlı üç sağlık çalışanının saldırıları gerçekleştiren gruplar tarafından kaçırıldığını aktardı.

“Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de yaşananlar insanlık dışıydı” diyen Ebdullah, şunları söyledi

“Sağlıkçılarımız son ana kadar görevlerinin başındaydı. ‘Yaşamımız pahasına burada kalacağız’ diyerek çalışmaya devam ettiler ve onlarca insanın hayatını kurtardılar. Kaçırılan arkadaşlarımız yalnızca insani görevlerini yapıyordu.”

Yaralılar farklı kentlere sevk edildi

Saldırılar sırasında sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığını belirten Ebdullah, ulusal ve uluslararası kurumlara başvurduklarını, Kuzey ve Doğu Suriye’den sağlık ekipleri çıkardıklarını söyledi. Ancak ekiplerin Der Hafir’de üç gün boyunca bekletildiğini, güvenli koridor açılmadığını ifade etti.

Girişimler sonucunda saldırıların altıncı gününde 118 yaralıya ulaşabildiklerini aktaran Ebdullah, yaralıların Tabka, Rakka ve Haseke’deki hastanelere sevk edildiğini, durumu ağır olan 10 kişinin ise Irak Federe Kürt Bölgesi’ne gönderildiğini kaydetti.

Avrupa Parlamentosu’ndan Şam’a çağrı

Avrupa Parlamentosu Kürt Çalışma Grubu koordinatörlerinden Per Clausen, Şam’daki geçici hükümete bağlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarının durdurulması gerektiğini vurgulayarak, “Kürtler eşit koşullarda Suriye hükümetinin bir parçası olabilir” dedi.

Halep’teki saldırılara ilişkin Mezopotamya Ajansı’na konuşan Clausen, Suriye ordusunun tek ve birleşik bir yapı olmadığını, birçok militan gruptan oluştuğunu ve bu grupların bazılarının Türkiye tarafından desteklendiğini söyledi.

‘IŞİD bağlantılı grupların orduya entegre edilmesi kabul edilemez’

Saldırılara katılan bazı grupların üzerinde IŞİD armaları bulunduğunu belirten Clausen, “ “IŞİD ve El Kaide’den gelen bazı grupların şimdi Suriye ordusuna entegre olduğunu görmek çok sorunlu. Bence bu bize Suriye ordusunun gerçek bir ordu olmadığını, bu eski İslamcı gruplara bağımlı olduğunu gösteriyor. Bizim ve AB’nin, Suriye hükümetine ‘Ordunuzda hala bu grupların bulunması kabul edilemez’ dememiz çok önemli. Ayrıca Kürtlerin Suriye ordusuna katılmamaları için iyi bir neden olduğunu da anlıyorum. Çünkü Suriye ordusu yok, birçok militan grup var ve bu durumda kendi ordularına ihtiyaç var. AB, diğer tarafların desteğiyle Suriye hükümeti ve Kürtlerle görüşmeler yapmalı. Kürtlerin barış ve güvenlik içinde yaşayabilecekleri gerçek bir anlaşma yapabiliriz” dedi.

AB’nin bu konuda net bir tutum alması gerektiğini vurgulayan Clausen, Kürtlerin kendi güvenlik yapılarını sürdürmelerinin bu koşullarda anlaşılır olduğunu ifade etti.

AB Komisyonu’na eleştiri: Sessizlik kabul edilemez

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Halep’e yönelik saldırılar sürerken Ahmed Şara ile görüşmesini de eleştiren Clausen, Komisyon’un Kürtlerin katledilmesi karşısında sessiz kalmasını “çok sorunlu” olarak değerlendirdi.

“AB, Suriye hükümetiyle ilişki kurmak istiyorsa insan hakları, kadın hakları ve Kürtlerin hakları konusunda sözlerini tutmalarını sağlamalıdır” diyen Clausen, konuyu Avrupa Parlamentosu gündemine taşımaya devam edeceklerini söyledi.

Der Hafir’de ne olmuştu?

Geçici Şam Yönetimi’ne bağlı “Savunma Bakanlığı”, 11 Ocak’ta Tabka Kantonu’na bağlı Der Hafir’de Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) askeri hareketlilik ve sevkiyat yaptığı yönünde açıklamalarda bulundu. SDG, aynı gün yaptığı açıklamayla bu iddiaları yalanlayarak bölgede olağan dışı bir hareketlilik olmadığını duyurdu; buna karşın Der Hafir ve çevresinin insansız hava araçları ve topçu ateşiyle hedef alındığını bildirdi.

12 Ocak’ta SDG, Meskenê ve Der Hafir’e ilişkin benzer iddiaların yeniden gündeme getirilmesini “spekülatif ve kışkırtıcı” olarak nitelendirerek ikinci kez açıklama yaptı. Aynı gün Geçici Şam Yönetimi’nin Halep’in doğusundaki Meskene-Der Hafir hatlarına yoğun asker ve askeri ekipman sevkiyatı gerçekleştirdiği bildirildi.

13 Ocak’ta Şam yönetimine bağlı gruplar, Der Hafir’in kuzeyindeki Um Tina Köprüsü’nü obüslerle bombaladı; saldırı sonrası köprü hizmet dışı kaldı. SDG, Geçici Şam Yönetimi’ne bağlı güçlerin Der Hafir’de sivil yerleşimleri bombaladığını ve Tişrîn Barajı’nın da hedef alındığını açıkladı.