• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Meclis’teki stajyer öğrencilere istismar davası: Tutukluluğa devam kararı verildi

Meclis’teki stajyer öğrencilere istismar davası: Tutukluluğa devam kararı verildi

Meclis lokantasında çalıştırılan çocuklara yönelik cinsel istismar olayına ilişkin davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi’nde görüldü. Kadınlar ve platform temsilcileri, adliye önünde yaptıkları açıklamada Meclis’i de sorumlu tutarak tepkilerini gösterdi. Duruşma tutukluluğa devam kararı ile 9 Şubat’a ertelendi.

Meclis’teki stajyer öğrencilere istismar davası: Tutukluluğa devam kararı verildi
Foto: MA
Meclis’teki stajyer öğrencilere istismar davası: Tutukluluğa devam kararı verildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Ocak 2026 11:52
  • Güncellenme: 16 Ocak 2026 18:55

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında stajyer olarak çalıştırılan liseli çocukların Meclis personelleri tarafından istismar ve taciz edilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Tutuklu sanıklar; “Zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel tacizden” yargılanan İbrahim Beşlioğlu, “Zincirleme şekilde sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarından” yargılanan Recep Seven, “Çocuğa karşı nitelikli cinsel taciz” ve “Sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarından” yargılanan Durmuş Uğurlu, “Sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarından” yargılanan Halil İlker Güner ile “Çocuğa karşı nitelikli cinsel tacizden” tutuksuz yargılanan Ramazan Çetin duruşmada hazır edildi.

Mağdur çocuklar A.G. ve S.E.D, sosyal hizmet uzmanı eşliğinde Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) duruşmaya bağlandı.

Kendisine yönelik suçtan savunması alınan fail İbrahim Beşlioğlu, S.U.’ya gönderdiği mesajları kabul etti. Beşlioğlu, taciz içerikli mesajlara ilişkin “Boşluğuma geldi” dedi. Ramazan Çetin, Recep Seven, Durmuş Uğurlu ise kendisine yönelik beyan ve suçlamaları kabul etmedi. Sanık Güner ise taciz içerikli mesajları gönderdiğini kabul etti.

‘Çocukların tekrar tekrar ifade vermesi yeni mağduriyetler oluşturuyor’

Sanıkların ifadelerinin ardından Ankara Çocuk Hakları Merkezi adına söz alan avukatlar, 4 çocuğun duruşmalara çağrılarak tekrar tekrar dinlenmesinin yeni mağduriyetler oluşturduğunu söyledi. Avukatlar, “Çocuk izleme merkezindeki kayıtlar izlensin. 4 mağdura da ‘sanıklar tutuklu o yüzden duruşmaya gelmeniz zorunlu’ denmiş böyle bir zorunluluk yok. Çocuğun mahremiyeti korunması açısından sanıklarla tekrar aynı ortamda bulunması sakıncalıdır” diyerek çocukların tekrar ifade vermemesi talebinde bulundu.

‘Susturuldum’

Avukatların itirazını reddeden hakim, mağdur çocukların duruşmaya SEGBİS ile bağlanmasını istedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan mağdurlardan S.E.D. daha önceki ifadesini tekrarladı. S.E.D., Meclis Halkla İlişkiler Binası’nda bulunan personel lokantasında staja başladığını ve ilk günden Durmuş Uğurlu’nun sözlü tacizine maruz kaldığını belirtti. S.E.D, “Kuru erzak odasının önünde rahatsızlığımı dile getirdim. Musa Usta ‘Tamam ben farkındayım, merak etme halledeceğim’ dedi soğuk bölümüne geçtim. Daha sonra Durmuş Uğurlu beni Musa Usta’ya tekrar kendi stajyeri olarak yazdırdı. Sonra bana, ‘Kızım, kızım’ diye hitap etmeye başlayınca kendimden tereddüt ettim; ama sonra anladım asıl niyetini. Ben yanlış düşünmüyormuşum. Bana onu savundular, ben de ondan şikayetçi oldum; ama bir şey olmadı. Ben de Meclis’ten uzaklaştım. Olaylar açığa çıkınca Meclis tarafından arandım ve tekrar anlattım her şeyi” diye belirtti.

Çocuklar tehdit edilmiş

S.E.D., konuya dair şikayette bulunmak üzere Ayşe Can Polat isimli Meclis Staj Bürosu’ndan sorumlu görevli ile görüştüğünü ancak kendisinin “Şikayetçi olursa senin başın yanar” dediğini tekrarlayarak “Ben susturuldum” dedi.

S.E.D.’nin avukatı söz alarak kendisine kovuşturma görevlendirilmesi yapılmadığını, bu sabah görevlendirilerek medyadan duyup geldiğini ve bu koşullarda etkili bir savunma yapamayacağını belirtti. Avukat, “Çocuklar ile sanıklar arasında bir çıkar ilişkisi, husumet yok. Bu yüzden çocukların anlattıkları sabit görülüp en ağır ceza alsın” dedi.

Söz alan S.E.D.’nin annesi ise taciz sonrası şikayete bulunduklarını; ancak Meclis tarafından ustalara yönlendirildiklerini söylemesi dikkat çekti. Mahkeme hakimin, “Meclis’te olayın örtbas edilmesini kim istedi” sorusu üzerine S.E.D.’nin annesi, “Benim kızımın diğer şikayetçi olan kızlarla bir ilişkisi yok ‘Ortak iftira atıyorlar’ diyorlar yalan söylüyorlar. Stajyerler ile ustalar arasında telefonlaşma zaten yasak. Hülya Hanım, kesinlikle ustalarla telefon iletişimi olmayacak arabalarına alınmayacak demişti. 1 Ekim’de Meclis’te staj biriminden sorumlu olan Ayşe Can Polat şikayete Meclis’e gittik, kızım her şeyi anlattı bana. Ayşe Hanım’da bana ‘Mutfağa gidip ustalarla görüşebilirsin’ dedi. Recep, Meclis’te ‘Bana bu işin peşini bırak” dedi. Göz yumdukları için onlardan da şikayetçiyim. Durmuş’tan da şikayetçiyim. Nasıl kızımın kolunu tutabilir yapamaz” diye konuştu.

Gözlerini kaçırdı, hakim uyardı

Tacize uğrayan A.G.’nin beyanları ise kendisine avukat tayin edilmediği için alınmadı. Duruşma, tanıkların dinlenmesi ile devam etti. Tanıklardan mutfak çalışanı Musa Kaplan, sanık Uğurlu’nun stajyer öğrencilerden S.E.D.’nin kendi servisine yazılmasını istediğini doğruladı. Kaplan, Uğurlu’nun tacizine karşı S.E.D.’ye “Farkındayım seni uzak tutarım” demediğini ileri sürdü. Kaplan, beyanda bulunurken sık sık gözlerini kaçırdı. Bunu fark eden mahkeme hakimi Kaplan’a uyarıda bulundu.

Tanık ifadelerinin ardından Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi adına söz alan avukatlar, “Baştan başa usul hatalarıyla örülü bir celse yaşadık. Çocuğun üstün yararı ilkesi mahkeme heyeti tarafından ihlal edilmiştir. Dava hakimi olarak ‘İlk sosyal medyaya kim ekledi’ sorusu vahim bir sorudur. Yönlendirici bir soruydu. Sanki ilk ekleyen çocuk ise ‘taciz meşrudur’ izlenimi yarattınız. Şikayetçi çocuğu avukatı olmadan sorgulamaya kalktınız, üst üste çocuğun üstün yararı ilkesini sürekli ihlal ettiniz” diyerek çocukların sorgulanmasına itiraz ettiler. İzleyicilerin ise davayı takip etmesi açısından geniş duruşma salonu talep edilerek, gelecek celse sadece Çocuk İzlem Merkezi’ndeki ifade kayıtlarının izlenmesi talep edildi.

Tutukluluğa devam kararı verildi

Söz verilen iddia makamı, sunduğu mütalaasında tutuklu bulunan sanıkların tutukluluğunun devamını istedi. Verilen aranın ardından kararı veren mahkeme hakimi, tutuklu bulunan sanıkların tutukluluğunun devamına, katılma taleplerinin ise reddine karar verdi. Tutuksuz sanık Çetin’in ise adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 9 Şubat’a ertelendi.

Kadın örgütlerinden destek

Ankara Kadın Platformu, birçok kadın ve avukatın yanı sıra Meclis çalışanları ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de adliye önüne geldi.

Kadınlar, adliye önünde yapılan basın açıklamasında, “Çocuk istismarcısını koruma, aklama yargılı” yazılı pankart açtı. Kadınlar yaptıkları basın açıklaması esnasında sık sık, “Çocuk istismarı politiktir” sloganı attı.

Platform adına söz alan Eylül Soyluoğlu, Meclis’te yaşanan istismarın ülkenin çocuk politikalarının sonucu olduğunun altını çizdi. Eylül Soyluoğlu, Meclis’in çocukları koruyan bir politikasının olmadığını, aynı zamanda bu yönlü kanunların çıkmadığını, bunun yerine failleri koruyan politikalar güdüldüğünü ve kanunlar çıkardığını ifade etti. Eylül Soyluoğlu, “Biz kadınlar bugün yeniden sesleniyoruz: Çocukları korumayan bu düzene de, çocuk istismarını meşrulaştırmak isteyen bu zihniyete de geçit vermeyeceğiz” diye tepki gösterdi.

Meclis’in sorumlu olduğu vurgulandı

Eylül Soyluoğlu, istismarın Meclis’in denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı yaşandığını, bu nedenle Meclis’in sorumlu olduğunu belirterek, aynı zamanda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’u istifa etmeye çağırdı. Eylül Soyluoğlu, failler ile birlikte Meclis’teki sorumluların da yargılaması gerektiğinin altını çizdi.

Taleplerini sıralayan Eylül Soyluoğlu, “Üstünü örten, geciktiren, gizleyen herkes hesap vermelidir. Tacize, çocuk istismarına sıfır tolerans ilkesi ile asla ama asla çocuk istismarı failleri hiçbir infaz düzenlemesine dâhil edilmemelidir. Çocuk istismarı davalarında etkin soruşturma ve cezai yaptırım süreci hızlı bir biçimde işletilmeli ve kısa sürede sonuçlandırılmalıdır. Devlet, yükümlülüğünü yerine getirerek; çocuğa karşı istismar suçu işleyen her türlü kişi, kurum ve yapılarla ilgili cezasızlık politikasına derhal son vermeli ve çocuğun cinsel istismarının yolunu açan, failleri güçlendirerek çocukları savunmasız bırakan hiçbir yasal dayanağa yer verilmemelidir. Devlete kadınları ve çocukları koruma, şiddeti önleme, failleri cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri dönülmelidir!” diye konuştu.

Kadınlar duruşmaya alınmadılar

Kadınlar, açıklama sonrası yapılacak duruşmaya gitmek için adliyeye girmek istedi. Ancak polis kapı önünde kalkanlar ile barikat kurdu. Kadınlar, engellemeye rağmen bina girdi.

Kadınlar “Koruma aklama yargıla” sloganları ile duruşma salonu önüne geldi. Duruşma salonu önünde de kurulan polis barikatı ile kadınların salona girişi bir kez daha engellenmeye çalışıldı. Kadınların tepkisi sonucu buradaki barikatlar da kaldırıldı.

Polislerin, duruşmayı izlemek isteyen avukatlara yönelik cinsiyetçi hakaretlerde bulunduğu belirtildi.

Duruşmaya yalnızca milletvekili ve avukatların katılmasına izin verilirken duruşmayı izlemek isteyen kadınlar ve basın ise salona alınmadı.

(MA)