İşçi sendikalarından ortak açıklama: Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim

İnşaat-İş, TOMİS, Yapı Yol-İş, DEV Tekstil-İş, Limter-İş ve DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş ve Basın-İş imzalı açıklamada “Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim” denildi.

İşçi sendikalarından ortak açıklama: Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim
İşçi sendikalarından ortak açıklama: Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ocak 2026 18:57
  • Güncellenme: 20 Ocak 2026 19:06

Şam güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına tepki gösteren işçi sendikaları ortak bir açıklama yayımladı.

İnşaat-İş, TOMİS, Yapı Yol-İş, DEV Tekstil-İş, Limter-İş ve DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş ve Basın-İş imzalı açıklamada “Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim” denildi.

İşçi sendikalarının ortak açıklaması şöyle:

İşçi sınıfına çağımızdır!

“Kürt halkıyla dayanışmayı büyütelim!
Rojava halkı yalnız değildir!

Emperyalizmin besleyip büyüttüğü silahlı çeteler ve onların işbirlikçileri bugün Suriye’de Kürt ve Alevi emekçilere yönelik saldırılarını sürdürmektedir. ABD, İsrail ve AKP desteğiyle iktidara taşınan HTŞ rejimi, yine bu güçlerin açık ya da örtük desteğiyle insanlık dışı bir katliam politikasını hayata geçirmektedir.

Ülkede vahşi sömürü koşullarını, kuralsız bir çalışma rejimini dayatanlar, Suriye’de de aynı istikamette ilerleyerek ezilen Kürt halkının yıllar içinde büyük bedellerle elde ettiği siyasal ve toplumsal kazanımlarını hedef almaktadır.

Aynı zamanda dünyanın yeniden bölüşümünü hedefleyen emperyalistler ve işbirlikçileri için hedef sömürü, baskı ve savaş düzeniyle emekçilere yıkımı dayatmaktır. Suriye’de dinci-gerici El Kaide ve IŞİD örgütlerinin artığı olan HTŞ’yi yönetime getiren bu güçler bölgeyi kendi kontrollerinde tutmak için her türlü mezalimi uyguluyorlar.

Dün Gazze’de siyonist İsrail eliyle hayata geçirdikleri soykırımı, hayal ettikleri dünyanın karşısında duran, direnen her yerde uygulamaktan çekinmiyorlar.
Hayalini kurdukları dünya ise belli: Ezilen hakların nefes alamaz hale gelip kayıtsız şartsız teslim olması, işçi ve emekçilere ise sömürü ve ölüm düzeninden başka bir şey olmayan bir yaşamı dayatmaktır.

Bugün ülkede her türlü demokratik hak ve özgürlüklere olan saldırılarda bu saldırıların parçasıdır.

Şimdi Rojava’da yapılmak istenen aynı zamanda emeğin dizginsizce sömürülmesi için belirledikleri stratejik hattın ilerletilmesiyle iç içe geçiyor. Emekçiye baskı, Kürt halkına baskıdır. Ortadoğu’nun dört bir tarafında katledilen Kürt halkının kaderi bizim kaderimizden ayrı değildir.

Rojava’da yapılmak istenen her şey başka biçimlerde emeğe dayatılıyor. Grev kırıcılığı, sendikal örgütlenme düşmanlığı, en temel hak olan ücretlerin bile gaspı giderek sıradanlaşıyor.
Bu saldırgan politikalara verilecek her destek, işçi ve emekçileri Ortadoğu’da dökülen kanın suç ortağı haline getirmekle kalmayacak, aynı zamanda bu savaşların ekonomik ve toplumsal faturasının yine bizlere kesilmesine yol açacaktır.

Rojava’da yapılmak istenenin emek cephesindeki karşılığı budur. Kürt, Alevi, Dürzi halkının direnişine, mücadelesine omuz vermek bu nedenle işçi sınıfının tarihsel sorumluluğuyla öne çıkmasından geçmektedir. İşçi sınıfının enternasyonalist mücadelesi de bunu gerektirir.

İşçi sınıfının öncü güçleri olarak bizlerin sınıfımızın ruhunu oluşturan bu değerlerle Suriye’de, Rojava’da ya da dünyanın herhangi bir noktasında estirilen zulme karşı bir sözümüz var:

Dünya sömürücülerin, zalimlerin değil emeğin özgürlük ve eşitlik bayrağının dalgalanacağı bir yer haline getirmek için mücadele edeceğiz! Rojava burada içimizde.
Rojava’ya tahammül edemeyenler bizim örgütlü mücadelemize de düşman olanlardır!

Rojava’yı dağıtmaya çalışanlar bizim grev hakkımızı, sendikal örgütlülük hakkımızı da tanımayanlardır!

Buna izin vermeyeceğiz.”