Irak, Suriye’den nakledilen IŞİD tutuklularını devraldığını açıklarken, Irak Yargı Konseyi de nakledilenler hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. CENTCOM 150 IŞİD’linin sevk edildiğini, hedefin 7 bin olduğunu duyurmuştu. Daha önce SDG’nin kontrolünde olan hapishaneler, geçici Şam hükümetinin eline geçmiş ve çok sayıda IŞİD’li serbest bırakılmıştı.
CENTCOM duyurmuştu: Irak, Suriye’den nakledilen IŞİD’lileri devraldı
Irak Yargı Konseyi soruşturma başlattı
Irak Yüksek Yargı Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Irak’a nakledilen IŞİD üyeleri hakkında soruşturma başlatıldığı duyuruldu.
CENTOM’dan Şara ile görüşmesine ilişkin açıklama
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), dün Kuzey ve Doğu Suriye’de bulunan hapishanelerdeki IŞİD üyelerini Irak’a nakletmeye başladığını duyurmuştu.CENTCOM, 21 Ocak 2026 tarihinde Amiral Brad Cooper ile Ahmed Şara arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı.
Haseke’den Irak’a ilk sevkiyat
CENTCOM’dan yapılan açıklamaya göre, Suriye’nin kuzeydoğusundaki cezaevlerinde tutulan IŞİD mensuplarının güvenli tesislerde tutulmaya devam edilmesini sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir operasyon başlatıldı.
Operasyonun ilk ayağında, Suriye’nin Haseke kentindeki bir cezaevinden 150 IŞİD militanı başarılı bir şekilde Irak’a nakledildi.
Operasyonun nihai hedefinin, toplamda 7 bin IŞİD’li mahkumun Irak hükümetinin kontrolündeki cezaevlerine taşınması olduğu belirtildi.
Ateşkes için uyarı
Amiral Cooper görüşmede, Şam hükümet güçlerinin SDG ile varılan ateşkese sadık kalmasının önemini vurguladı.
Cooper, Şara’dan ve bölgedeki diğer tüm güçlerden, mahkumların nakil sürecini engelleyecek her türlü eylemden kaçınmalarını istedi.
Her iki lider de IŞİD’in yeniden canlanmasını önlemenin; ABD, bölge ve dünya güvenliği için şart olduğu konusunda mutabık kaldı.
Cezaevlerindeki kaos operasyonu hızlandırdı
Bu kritik sevkiyat kararı, son 48 saat içinde bölgedeki cezaevlerine yönelik Şam yönetiminin saldırıları nedeniyle yaşanan ciddi güvenlik zafiyetlerinin ardından geldi.
Şeddadi cezaevinden yaklaşık bin 500 IŞİD mensubunun firar etmesi veya serbest kalması büyük bir endişe yarattı. Şam yönetiminin resmen El Hol kampına girerek güvenliği resmen devraldığı kaydedildi.
Amiral Brad Cooper, sürecin Irak hükümetiyle tam bir koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirterek, “Bölgesel ortaklarımızla, özellikle de IŞİD’in kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasında büyük rol oynayan Irak hükümetiyle yakın temas halindeyiz” dedi.
Operasyonun, Suriye’deki otorite boşluğu ve askeri hareketlilikten yararlanarak IŞİD’in yeniden organize olmasını engellemek amacıyla acil bir önlem olarak hayata geçirildiği kaydedildi.
Hol Kampı’ndaki Iraklı sığınmacıların geri getirilme süreci ertelendi
Irak Göç ve Göçmenler Bakanlığı Sözcüsü Ali Abbas, bugün Rûdaw’a yaptığı açıklamada, “Irak hükümeti, Hol Kampı’ndaki tüm vatandaşlarını geri getirme konusunda kararlıdır. Şimdiye kadar 21 binden fazla Iraklı geri döndü. Gelecek ayın başında 80 ailenin daha getirilmesi planlanıyordu” dedi.
Suriye’deki son gelişmeler nedeniyle sürecin aksadığını belirten Abbas, “Suriye tarafının cevabını bekliyoruz. Daha önce Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bir anlaşmamız vardı ancak DSG şu an kampta bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
BM heyeti Hol Kampı’nı ziyaret edecek
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Suriye’deki temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, Şam hükümetinin Hol Kampı’na yapılmak istenen ziyarete izin vermediği bildirildi. Açıkalamada, Şam hükümetiyle yeniden yapılan görüşmelerin ardından bugün kampın ziyaret edileceği bildirildi.
Hol Kampı hakkında
Haseke kentinin güneydoğusunda yer alan Hol Kampı, içinde on binlerce IŞİD’li aile ve sempatizannıı barındırması nedeniyle uluslararası kamuoyunda “saatli bomba” olarak nitelendiriliyor.Hol Kampı, daha önce SDG’nin kontrolündeydi ve Şam hükümetine bağlı güçlerin saldırısı sonrasında SDG kampın Şam yönetiminin sorumluluğuna bırakıldığını duyurmuştu.
Irak sınırında alarm : Suriye hattına büyük askeri sevkiyat
Suriye’deki çatışmaların şiddetlenmesi ve cezaevlerinden IŞİD’lilerin serbest kalması üzerine Irak, Suriye sınırına devasa bir askeri güç konuşlandırdı. Özellikle Ninova (Musul) bölgesinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
Ninova bölgesindeki sınır hattında incelemelerde bulunan Haşdi Şabi Kurmay Başkanı Mustafa Evadi, Rojnews’e yaptığı açıklamada, sınırdaki tüm güvenlik birimlerinin (Irak Ordusu, Sınır Muhafızları ve İstihbarat birimleri) tam bir koordinasyon içinde çalıştığını belirtti.
Evadi, olası sızma girişimlerine karşı şu mesajı verdi:
“Güçlerimiz, teröristlerin Irak topraklarına girme yönündeki her türlü girişimine karşı durmaya hazırdır. Haşdi Şabi, Ninova’yı ve Irak’ın her karışını korumak için güçlü bir kalkan olacaktır. Dini mercilerin desteği, güvenlik birimleri arasındaki yüksek koordinasyon ve aşiretlerin iş birliği sayesinde terörizmin saflarımıza sızması mümkün değildir. 2014’te yaşananların tekrar etmesine asla izin vermeyeceğiz.”
Üst düzey IŞİD’li yakalandı
Sınır güvenliği çalışmaları kapsamında Haşdi Şabi tarafından düzenlenen yüksek düzeyli bir operasyonda, IŞİD’in en tehlikeli saha sorumlularından biri olarak kabul edilen üst düzey bir örgüt yöneticisinin yakalandığı duyuruldu.
Rakka’da 2 bin IŞİD’li mahkum için firar riski
Şam’daki geçiş hükümetine bağlı silahlı gruplar, Rakka kent merkezinde kontrolü sağlamasına rağmen, kentin stratejik noktalarından biri olan Aktan Cezaevi halen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve İç Güvenlik Güçleri tarafından korunuyor.
Ancak cezaevi yönetimi, imkanların tükendiğini ve büyük bir güvenlik açığı doğmak üzere olduğunu duyurdu.
‘Su ve elektrik kesik, yiyecek tükenmek üzere’
Aktan Cezaevi Güvenlik Sorumlusu Çiya Kobani, yayımladığı video mesajla uluslararası topluma ve IŞİD Karşıtı Koalisyon’a acil yardım çağrısı yaptı.
Kobani, cezaevindeki son durumu şu sözlerle özetledi:
“Bugüne kadar hapishaneyi korumayı başardık ancak artık son raddeye geldik. Su ve elektrik kesildi, yakıtımız bitti, yiyecek stoklarımız ise tükenmek üzere. Uluslararası bir tarafın bu hapishaneyi resmi olarak devralmasını istiyoruz. Bizim de uluslararası güvence altında kendi güvenli bölgelerimize dönmemiz sağlanmalı.”
‘2 bin IŞİD üyesi firar edebilir’
Hapishanede, IŞİD’in Suriye’deki son kalesi olan Bahoz’da yakalanan ve örgütün “en tehlikeli” kadroları olarak bilinen yaklaşık 2 bin kişi bulunuyor. Aralarında Suudi Arabistan, Özbekistan ve Mısır uyruklu çok sayıda yabancı savaşçının da bulunduğu bu grubun serbest kalmasının, sadece bölge için değil tüm dünya için büyük bir tehdit oluşturacağı vurgulanıyor.
Bölgedeki gazeteciler, mahkumların daha önce bir kapıyı kırarak firar girişiminde bulunduğunu ancak son anda engellendiklerini bildiriyor. Şu an cezaevinde sadece 1-2 gün yetecek kadar kuru gıda kaldığı belirtiliyor.
Kentin hükümet güçlerinin kontrolüne geçmesine rağmen neden çekilmediklerine açıklık getiren Çiya Kobani, “Bu çetelerin insanlık için ne kadar büyük bir risk olduğunu biliyoruz. Rakka’ya yönelik saldırılar başladığında herkes çekildi ancak biz bir insani görev olarak burayı koruma kararı aldık. Ancak şu an ağır saldırılar altındayız ve daha fazla sürdüremeyiz” dedi.
Uluslararası toplumun sessizliği
Aktan Cezaevi, bizzat Uluslararası Koalisyon tarafından inşa edilmiş ve güvenliği SDG’ye devredilmişti. Ancak sahadaki dengelerin değişmesiyle birlikte gardiyanlar ve güvenlik güçleri, hem mahkumların isyan riskiyle hem de dışarıdan gelen saldırılarla karşı karşıya kalmış durumda.
SDG yetkilileri, cezaevinin bir an önce uluslararası bir güce devredilmemesi durumunda yaşanacak bir firar dalgasının sorumlusunun, çağrılara sessiz kalan uluslararası toplum olacağı uyarısında bulunuyor.
Sınır hattının önemi
Irak ve Suriye arasında toplam 610 kilometrelik bir sınır hattı bulunuyor. Bu sınırın 258 kilometrelik en hassas bölümü Ninova (Musul) il sınırları içerisinde yer alıyor. (Kaynak: Rudaw/Rojnews)




