İran’da, haftalardır geniş çaplı halk protestoları yaşanıyor.
Protestolar, ülkenin farklı şehir ve eyaletlerine yayıldı. Göstericiler ise yetkililer tarafından şiddetli bir baskı kampanyasıyla karşı karşıya. Gözaltılar ve hak ihlalleri artıyor; kriz, uluslararası toplum ve insan hakları örgütlerinin endişelenmesine yol açan ciddi bir insani ve siyasi tabloya dönüşüyor.
Yaklaşık bir aydır İran sokakları sakin değil; devam eden protestolar, yetkililer tarafından baskı ve gözaltılarla karşılanıyor.
Cezaevlerinde koşullar sağlıksız
Jinha’nın haberine göre Adil Abad Cezaevi’nde tutuklu 150 kadın—çoğu öğrenci ve sivil aktivist—zor koşullar altında tutuluyor. Hücreler aşırı kalabalık ve en temel insani ve sağlık haklarından yoksun. Ayrıca ziyaret ve iletişim hakları ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Bu gelişmeler, ülkeyi yeni bir tırmanış evresine sokuyor.
Cenazeler stadyumda teşhis ediliyor
Yetkililer, Karaj’daki Qezel Hesar Cezaevi’nde iki Kürt tutukluya idam cezası uyguladı. Bu sırada internet büyük ölçüde kesildi ve ailelerin son ziyaret hakkı da engellendi. Ayrıca İran medyası, Zerdüştî inancına mensup bir genç de dahil olmak üzere tutukluların zorla itiraflarını yayınladı.
Yerel raporlar, bazı protestocuların cenazelerinin Kimyini Stadyumu’na götürülüp teşhis edilmeye çalışıldığı bir video görüntüsünü paylaştı. Bu durum, kanlı baskının boyutunu gözler önüne seriyor. Herana İnsan Hakları Ajansı, Şiraz’daki kadın tutukluların insanlık dışı koşullarda tutulduğunu ve bazı kadınların cinayet ve uyuşturucu suçlarıyla suçlanan mahkumların bulunduğu koğuşlara yerleştirildiğini bildirdi. Bu durum, sistematik bir aşağılanma ve psikolojik baskı politikasını ortaya koyuyor.
Binlerce insan yaşamını yitirdi
Zahidan’da Beluç vatandaşlar yürüyüş düzenledi, ancak güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve saçma fişeklerle müdahale etti. Çatışmada yaralananlar Maki Camii’ne taşındı ve burası sivil direnişin sembolü haline geldi.
HRANA bilançoyu açıkladı
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ekonomik kriz ve hızla kötüleşen yaşam koşulları nedeniyle 28 Aralık Pazar günü İran’da başlayan protestoların bilançosunu açıkladı.
Rapor göre hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 459’a yükselirken, rejim güçlerinin saldırılarında 7 bin 403 protestocu da yaralandı.
Öldürülenler arasında 5 bin 149 kişinin protestocu olduğu belirtildi. Bunların arasında 60 çocuk da bulunuyor.
İnternet karartması nedeniyle dışarıya sağlıklı bilgi akışı sağlanamazken, HRANA’nın paylaştığı bir videoda, bir hastanenin içi ve bahçesinde yerde siyah ceset torbaları içinde bulunan onlarca kişinin cenazesi görülüyor.
En az 40 bin 887 gözaltı
Rejim güçleri, en az 40 bin 887 protestocuyu gözaltına alırken, bunlardan kaç kişinin tutuklandığı kamuoyuna açıklanmadı. Gözaltında olan yüzlerce kişinin ise akıbeti bilinmiyor. Aynı rapora göre 11 bin 23 kişi devlet güvenlik kurumlarına çağrıldı.
HRANA, protestoların azalmadığını; İran devletinin buna karşılık interneti kestiğini, yurttaşları gözaltına aldığını ve baskı politikalarını ağırlaştırdığını bildirdi.
Bu arada İran Güvenlik Konseyi, 21 Ocak’ta yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’i sorumlu tuttuğu protestolarda resmi olarak ölüm sayısını 3 bin 117 olarak duyurmuştu.
Ancak bu resmi açıklamanın aksine, 19 Ocak’ta Reuters haber ajansına konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bir İranlı yetkili, protestolarda en az 5 bin kişinin öldüğünü doğrulamıştı.
İnsan hakları örgütleri de resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını savunuyor.




