• Ana Sayfa
  • Kadın
  • BM Ofisi önünde protesto: ‘Kadınlar direnen Kürt halkının yanında’

BM Ofisi önünde protesto: ‘Kadınlar direnen Kürt halkının yanında’

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, BM Ofisi önünde yaptığı açıklamada Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların durdurulmasını isteyerek, “Bu mücadele, özellikle kadınlar için ve dünya halkları için, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimize dair bir tercihtir” dedi.

BM Ofisi önünde protesto: ‘Kadınlar direnen Kürt halkının yanında’
BM Ofisi önünde protesto: ‘Kadınlar direnen Kürt halkının yanında’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 26 Ocak 2026 15:36
  • Güncellenme: 26 Ocak 2026 15:40

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Ofisi önünde, Suriye’deki geçiş hükümetine bağlı silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin basın açıklaması yaptı.

“HTŞ çetelerine destek Suriye’de katliam demek”, “Kadınlar direnen Kürt halkının yanında” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Jin jiyan azadî”, “Bijî berxwedana Kobane” ve “Kadınlar barışta ısrar ediyor” sloganları atıldı.

Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlere yapılan saldırılarda, 200 binden fazla insanın yerinden edildiği belirtilen açıklamada, “Bunlar olurken bir yandan da yıllardır IŞİD’e karşı savaşan Kürtlerin ödediği ağır bedeller ortadayken, Rakka’daki Şeddadi gibi IŞİD hapishanelerinin boşaltıldığı, IŞİD’lilerin ise anında Kürtlere karşı silaha sarıldığı görüntüler paylaşıldı. Birleşmiş Milletler, yayınladığı raporda IŞİD’in yeniden canlanma riskinin ‘kırmızı alarm’ verdiğini duyurdu. Kürt kadınlarının esir alındığı, direnişçilerin kafalarının kesilerek infaz edildiği videolar dolaşıma sokuldu” denildi.

Mersin’in Tarsus ilçesinde dün yapılan protestoların ardından evinin balkonunda bulunan Kobanili Baran Abdi’nin, komşusu tarafından başından vurulduğu da belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu gelişmeler karşısında bir kez daha dünyaya sesleniyoruz, bu mücadele, özellikle kadınlar için ve dünya halkları için, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimize dair bir tercihtir. Emperyalist güçlerin, Rojava gibi halkların ve inançların kendi kaderini tayin ettiği bir modeli değil; kendi denetimleri altındaki İslamcı yapıları tercih etmesi, cihatçılığın devletleştiği, katliamın meşrulaştırıldığı, hiçbir kadının, hiçbir çocuğun güvende olmadığı bir dünya dayatmaktadır. Buna karşı biz; kimsenin kimliği, inancı ve varoluşu nedeniyle hedef alınmadığı, eşitliğin emperyalist devletlerin lütfu değil, halkların kendi mücadelesiyle kazanıldığı bir dünyayı savunuyoruz. Biz ikincisini seçiyoruz. Bu nedenle herkesi acil talepler etrafında ses yükseltmeye, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların, ABD, Türkiye ve Suriye üzerindeki siyasi sorumluluğunu görünür kılmaya çağırıyoruz.”

‘Kuşatma kaldırılmalı, insani yardım koridoru açıklamlıdır’

Acil talepleri sıralayan kadınlar, şunları kaydetti:

“Kürt halkına ve Suriye’deki tüm diğer halklara yönelik saldırılar derhal durdurulmalıdır. Kobane üzerindeki kuşatma kaldırılmalı, insani yardım koridoru hemen açılmalıdır. Suya, elektriğe, sağlık hizmetlerine ve yaşamsal ihtiyaçlara kesintisiz erişim acilen sağlanmalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi derhal devreye girmeli ve savaş suçları durdurulmalıdır. IŞİD ve HTŞ başta olmak üzere bu suçları işleyen tüm yapılar yargılanmalı ve hesap vermelidir. Uluslararası izleme mekanizmaları derhal devreye girmeli, bölgede yaşanan zorla yerinden etme, infaz, işkenceler, toplu katliamlar, sivil altyapıya saldırılar, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel suçlar başta olmak üzere, ağır insan hakkı ihlallerinin tespiti, belgelenmesi ve önlenmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Suriye’de Kürtlerin ve diğer halkların kendi kaderlerini tayin etme ve kendi kendini yönetme hakkı tanınmalı, bu hakkı ortadan kaldırmaya yönelik dış müdahalelere ve askeri saldırılara derhal son verilmelidir.”