ABD-İran hattında tansiyon yükseliyor. ABD Başkanı Donald Trump, bir donanmanın İran’a doğru gittiğini açıkladı.
Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Devasa bir donanma İran’a doğru ilerliyor. Büyük bir güçle, coşkuyla ve bir amaç uğrunda, çok hızlı şekilde hareket ediyor. Venezuela’ya gönderilenden daha büyük olan bu filonun başında uçak gemisi Abraham Lincoln bulunuyor. Venezuela’da olduğu gibi, görevini gerekirse hız ve şiddetle süratle yerine getirmeye hazır, razı ve muktedirdir.
Umarım İran süratle ‘masaya gelir’ ve adil ve hakkaniyetli bir anlaşmayı müzakere eder – nükleer silah olmadan – tüm taraflar için iyi olan bir anlaşma. Zaman daralıyor, bu gerçekten hayati önemde. Daha önce de İran’a söylediğim gibi, anlaşma yapın. Yapmadılar ve ‘Operation Midnight Hammer’ (Gece Yarısı Çekici Operasyonu) gerçekleşti. Bu, İran için büyük bir yıkım oldu. Bir sonraki saldırı çok daha kötü olacak. Bunun yeniden yaşanmasına izin vermeyin.”
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, bugün yaptığı açıklamada “ABD bizi askeri konuşlandırma yoluyla müzakereye zorlayamaz” dedi. Garibabadi, müzakere ihtimali olsa dahi İran’ın savaşa hazırlık seviyesini düşürmeyeceğini, önceliklerinin “ülkeyi savunmaya yüzde 200 hazır olmak” olduğunu vurguladı.
ABD neden şimdi harekete geçti?
ABD Başkanı Donald Trump, uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un Orta Doğu’ya sevk edilmesiyle birlikte İran’a yönelik askeri saldırı seçeneğini fiilen masaya koydu. Trump’ın, İran’a karşı askeri seçenekleri değerlendirdiği bildirildi.
ABD istihbaratının Trump’ı, İran hükümetinin konumunun ciddi biçimde zayıfladığı yönünde bilgilendirdiği kaydedildi. İstihbarat raporlarında, 28 Aralık’ta başlayan protestoların Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırdığı, rejimin ekonomik ve toplumsal açıdan kırılganlaştığı vurgulandı.
Trump’ın olası bir saldırı emri vermesi halinde, bölgede konuşlu USS Abraham Lincoln uçak gemisinin 1 ila 2 gün içinde İran’ı vurabilecek duruma geçeceği belirtildi. ABD istihbaratına göre, zayıflayan Tahran yönetimi ekonomik ve askeri baskılarla geri adım atmaya zorlanabilir ya da daha ağır bir çöküş yaşayabilir.
New York Times’ın Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Trump’a sunulan raporların İran yönetiminin iktidar üzerindeki kontrolünün, 1979’daki İran Devrimi’nden bu yana en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koyduğu aktarıldı. Bu değerlendirmelerin, Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran genelindeki protestolar dikkate alınarak hazırlandığı belirtildi.
İran’daki protestolar
ABD Başkanı Trump’ın askeri müdahale tehditleri İran’daki protestolar sırasında gelmişti.
İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler rejim karşıtına dönüştü.
Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.
İran Şehit ve Gaziler Vakfının Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı 21 Ocak’taki açıklamasında gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise gösterilerde çıkan olaylarda 5 bin 848 kişinin hayatını kaybettiğini, 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.




