Karabük Cezaevi’ndeki 33 yıllık tutsak Kadri Alkoç’un 3 yıldır ertelenen tahliyesi bir kez daha “iyi halli” olmadığı gerekçesiyle uzatıldı. Cezaevi savcısı, birinci ve ikinci müdürlerin tahliye yönünde kararlarına rağmen İnfaz Hakimliği itirazı reddetti. Üstelik gerekçeleri arasında Alkoç’un 6 yıldır disiplin cezası almaması da var.
Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 33 yıllık tutuklu Kadri Alkoç’un tahliyesi 5’inci kez İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı karıyla engellendi. Karara karşı İnfaz Hakimliği’ne yapılan itiraz başvurusu ise reddedildi. 25 Kasım 1993’te tutuklanan ve Kasım 2023’te infazını tamamlayan Alkoç’un tahliyesi, kurul kararlarında “Suçtan pişmanlığa ilişkin gelişim göstermediği” gerekçesiyle engellendi.
‘Şiddetle bir yere varamayız’ dedi, tahliyesi yine engellendi
En son 7 Ocak’ta Kurul’a çıkan Alkoç’a, “Koşullu salıverilmeni gerçekleştirdiğimizde senin tavrın ne olacak?” sorusu soruldu. “Tekrardan barışı, kardeşliği sağlamak için elimden geleni yapacağım. Şiddetle bir yere varamayız. Bu işi birlikte çözeceğiz” cevabını veren Alkoç’un infazı, “Hükümlünün hapis cezası aldığı örgüte ve suça yönelik bakış açısı, suçtan pişmanlığı, tekrar suç işleme, toplumla bütünleşme yönleriyle herhangi bir gelişim çabası gözlemlenmediği… işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyduğu kanaati oluşmadığı, toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı (…)” gerekçeleriyle engellendi.
Değerlendirme 1 yıl sonraya bırakıldı
Bu değerlendirmeyle Alkoç’un “iyi halli” olmadığına kanaat getiren kurul, Alkoç’un durumunun bir yıl sonra yani 6 Ocak 2027’de yeniden değerlendirilmesine karar verdi. Oy çokluğuyla alınan karara, cezaevi savcısı, birinci ve ikinci müdür şerh koydu.
Disiplin cezası almaması gerekçe sayıldı
Alkoç’un avukatı Mehdi Özdemir, kurulun kararına karşı Karabük İnfaz Hakimliği’ne itiraz başvurusunda bulundu. Hakimlik itirazı reddetti. Alkoç’un 2019’dan sonra yeni bir “disiplin suçu” işlemediğine yer verilen ret kararında, bu durumun “daha önce örgütle birlikte hareket ettiği gerçeğini değiştirmediğini” iddia etti.
Kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
“Hükümlünün ısrarla bölücü terör örgütü mensuplarının bulunduğu koğuşta kalmaya devam etmesi, açlık grevlerine katılması, bu koğuştan ayrılmaya yönelik herhangi bir talebinin bulunmaması, özellikle tahliye süresi dikkate alınarak süre gelen disipline aykırı davranışlara son dönemlerde dikkat çekici bir şekilde son vermesi hep birlikte değerlendirildiğinde hükümlünün toplumsal bütünleşmeye hazır olmadığı, bölücü terör yoluyla toplumu bölmeye, devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını parçalamaya ve başka güçlerin egemenliği altına vermeye yönelik suçlar yönünden ıslah olmadığı, eylemlerinin tamamen kanunu dolanarak sonuç elde etmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır.”
‘Koşullu salıverme bir ödüllendirmedir’
“Koşullu salıverme otomatik olarak yararlandırılan bir müessese değil, şarta bağlı bir ödüllendirmedir” denilen kararda, koşullu salıvermenin iki temel şartından biri olan gerekli ceza süresinin tamamlanmasının gerçekleştiğini fakat diğer şart olan “hükümlünün ıslah olması ve toplumla bütünleşmesi, topluma uyum sağlaması” şartının gerçekleşmediği iddia edildi.
Avukat Mehdi Özdemir, İnfaz Hakimliği kararına karşı Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz etti. Dilekçede, kurulda Alkoç’un iyi halli olduğunu belirten savcının, itirazın reddi yönünde mütalaa vermesine dikkat çekildi.
Bu durumun “hukuka aykırı ve keyfi” olduğu belirtilen dilekçede, savcının karşı oy kullandığı bir kararın, hiçbir yeni durum olmaksızın usule uygun sayılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
‘Aynı suçtan yargılananlar tahliye edildi’
Dilekçede, cezaevi birinci ve ikinci müdür ile savcının iyi halli olduğu yönündeki karşı oylarına dikkat çekilerek, Alkoç’un son yıllarda disiplin cezası almadığı ve aynı cezaevinde aynı suçtan hüküm giyen kişilerin koşullu salıvermeden yararlandığı hatırlatıldı.
‘Disiplin cezası almamak örgütsel tavır sayıldı’
Hakimliğin, Alkoç’un 6 yıldır disiplin cezası almamasını “örgütsel tavır” olarak yorumlamasına da itiraz edilen dilekçede, bu yaklaşımın masumiyet karinesine aykırı olduğu belirtildi.
Dilekçede ayrıca, kurulda yer alan ancak Alkoç ile birebir teması bulunmayan teknisyen gibi görevlilerin oylarıyla iyi halli olmadığına karar verildiği belirtilerek, bu durumun keyfilik içerdiği vurgulandı.
Avukat Özdemir, infaz hakimliğinin kararının hukuk dışı gerekçelere dayandığını belirterek itirazın kabul edilmesini talep etti. (MA)




