Wall Street Journal’da (WSJ) Lara Seligman ve Robbie Gramer imzasıyla yayınlanan haberde Şam yönetiminin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları, ABD’nin politikası gibi bir çok başlık ela alındı. Haberin tamamı şöyle:
“Suriye’nin Kürtlere yönelik harekatı, Trump’ın terörle mücadele politikasını altüst ediyor” başlıklı makalede, şu değerlendirmeler yer aldı:
“Suriye hükümetinin, ABD destekli Kürt liderliğindeki milislerden ülkenin kuzeydoğusunu geri almak için başlattığı kampanya, Washington’da, ABD’nin İslam Devleti’ni yenilgiye uğratmasına yardım eden Kürt liderliğindeki grubu feda ederek ülkenin yeni başkanını destekleyip desteklememe konusunda şiddetli bir tartışma başlatıyor.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın güçleri, bu ay düzenledikleri harekata Suriye’nin kuzeydoğusundaki geniş bir alanı ele geçirdi. Bu harekât, ülkenin güç dengelerini önemli ölçüde değiştirdi ve ABD ordusunu 1.000 kişilik tüm askerlerini geri çekmeyi düşünmeye sevk etti.
Kürtlerin liderliğindeki grubun kontrolündeki toprakları ele geçirme çabasında Şara’ya Washington’un desteği konusundaki tartışma, Başkan Trump’ın en etkili danışmanlarından biri olan Suriye özel temsilcisi Tom Barrack ve yeni başkanı destekleyen diğer isimleri, İslam Devleti’ne karşı bir kalkan olarak Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ni desteklemek isteyen, bölgede derin deneyime sahip güçlü ABD’li milletvekilleri ve diğer Amerikan yetkililerle karşı karşıya getirdi.
Barrack ve destekçileri, yeni liderin yıllarca süren iç savaşın ardından Orta Doğu ülkesinin birleşmesi için son umut olduğunu söylüyor. Öte yandan, ABD’li milletvekilleri ve diğer Amerikan yetkililer, Şara’nın iktidarı merkezileştirme yönündeki hızlı hamlesini desteklemenin, Washington’un bölgedeki en güvenilir terörle mücadele ortağı olan SDG’yi zayıflatma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulunuyor.
Trump’ın Türkiye büyükelçisi de olan Barrack, Şara hükümetini desteklemiştir. Geçen yıl, iki partinin desteğiyle Suriye’ye uygulanan ABD yaptırımlarının kaldırılması için başarılı bir kampanya yürütmüş ve Şara’nın ülkeyi birleştirme çabalarını desteklemiştir.
Trump da Şara’nın kamuoyu önünde övmüş ve geçen yıl onu Beyaz Saray’a, herkesin imrendiği Oval Ofis’e davet etmişti. Trump Salı günü gazetecilere, El Kaide’nin eski üyesi Şara ile Suriye’deki durum hakkında “harika bir görüşme” yaptığını ve her şeyin “çok, çok iyi gittiğini” söyledi.
Barrack, Sharaa’nın iktidara gelmesinin, ABD’nin kuzeydoğu Suriye’de askerlerini tutma ve İslam Devleti (IŞİD) ile mücadelesinde milis grubunu destekleme gerekçesini ortadan kaldırdığını öne sürdü. ABD’li yetkililer, Washington’un tam bir çekilmeyi değerlendirdiğini, ancak henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.
Bu arada, ABD’li milletvekilleri hem kamuoyu önünde hem de perde arkasında, Washington’un Şara’nın operasyonunu engelleyerek ve ABD askerlerini ülkede bırakarak SDG’yi desteklemeye devam etmesi gerektiğini savunuyorlar. ABD’nin askeri desteğini çekmesi, yakın bir müttefiki terk etmek anlamına gelir, diyorlar. SDG ile çalışmış ABD hükümet yetkilileri de iç görüşmelerde benzer görüşleri dile getirdileler.
Bazı yetkililer, ABD ordusunun çekilmesinin İslam Devleti’nin yeniden dirilmesine kapı açtığını savunuyor. ABD, 2019’da terör örgütünün halifeliğinin yenilgisinden bu yana SDG tarafından korunan, Suriye’nin kuzeydoğusuna dağılmış hapishanelerden binlerce tutukluyu Irak’a nakletmeye başladı. ABD ve Kürt yetkililer, Şara’nın güçlerinin Suriye’nin kuzeydoğusundaki toprakları ele geçirmesiyle bu tutuklulardan yüzlercesinin kaçtığını söyledi. Yetkililer, Suriye hükümet güçlerinin kaçakların bir kısmını yakaladığını, ancak hepsini yakalayamadığını belirtti.
Beyaz Saray yetkilisi, ABD’nin Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve tüm tarafları diplomatik bir çözüme ulaşmaya çağırdığını söyledi. Yetkili, Trump yönetiminin Şara’yı, Kürt dilini ve kültürünü koruyan hükümetinin son kararnamesine uymaya zorlayacağını belirtti.
Yetkili, “Başkan, Suriye hükümetinin Suriye’deki tüm azınlık grupların haklarını ve güvenliğini koruması gerektiğini açıkça belirtmiştir” dedi.
Barrack, ABD’nin yeni Suriye hükümetinde Kürt haklarının korunması ve İslam Devleti kalıntılarıyla mücadelede işbirliği için baskı yapmaya devam ettiğini, ancak ABD’nin Suriye’de uzun vadeli askeri varlık göstermeye ilgi duymadığını söyledi.
ABD’li milletvekilleri endişelerini dile getirdiler. Senatör Lindsey Graham bir röportajda, “Kürtlere bir şey olursa, gelecekte müttefik bulmakta zorlanacağız” dedi: “Amerika için bölgedeki en kötü sonuç, Kürtlerin terk edilmesidir. Amerika’ya yardım ettikleri için cezalandırılmaları için hiçbir neden yok.”
Graham Salı günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Suriye Kürtlerine saldıran herhangi bir hükümete yaptırım uygulayacak bir yasa tasarısı sunacağını söyledi.
Graham WSJ’ye, Trump ile Suriye hakkında konuştuktan sonra, başkanın durumu istikrara kavuşturabileceğine dair “ihtiyatlı bir iyimserlik” içinde olduğunu söyledi.
Senatör Chris Van Hollen bir röportajda, ABD’nin Suriye Kürtlerini desteklemesi gerektiğini söyledi.
Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Van Hollen, “Bu süreçte Suriyeli Kürtlerin çıkarlarını korumaya yardımcı olmak için özel bir yükümlülüğümüz var, çünkü onlar IŞİD’e karşı mücadelede ABD’nin ön saflarında yer aldılar” dedi. “Aynı zamanda, Suriyeli Kürtlerin de birleşik bir Suriye’nin kurulmasına yardımcı olmak için iyi niyetle çalışmak gibi bir yükümlülüğü var.”
Suriye Kürt yetkililerine göre, SDG Genel Komutanı General Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Departmanı Eşbaşkanı İlham Ahmed, bu hafta Şam’a giderek Suriye hükümetiyle kalıcı bir ateşkes için müzakereler yürüttü.
Ancak 18 Ocak’tan bu yana kırılgan bir ateşkes sürmesine rağmen, Kürtlerin liderliğindeki grup şu anda Suriye’nin kuzeydoğusundaki iki küçük bölgede sıkışmış durumda ve Şara’nın iktidarını sağlamlaştırmaya ve yarı özerk grubu hükümetine katmaya çalışırken, bir başka olası saldırıya hazırlanıyor. İlham Ahmed ve iki ABD’li yetkili, Suriye güçlerini bölgenin ana yollarını hedef alan saldırılar da dahil olmak üzere ateşkes anlaşmasını sık sık ihlal etmekle suçladı. Yetkililerden biri, Şara’nın güçlerinin olası yeni bir saldırı için zemin hazırlamak amacıyla “şekillendirme operasyonları” yürüttüğünü söyledi.
Şara, 14 yıllık iç savaşın ardından ülkeyi birleştireceğine söz verdi ve hükümeti, SDG ile bir yıl süren başarısız müzakerelerin ardından Kürt grupları entegre etmeye çalıştığını açıkladı. Suriye lideri bu ay, Kürt Suriyelilere Suriye vatandaşlığını geri veren ve Kürtçeyi ulusal dil olarak tanıyan bir kararname yayınladı.
Çatışma, Ocak ayı başında Suriye hükümet güçleri ile kuzeydeki Halep kentinde Kürt liderliğindeki savaşçılar arasında çatışmalarla başladı. The Wall Street Journal’ın haberine göre, çatışmalar Ocak ortasında doğu Halep vilayetine kayarken, ABD istihbarat değerlendirmeleri, Şara’nın Türkiye ordusunun desteğiyle Suriye’nin kuzeydoğusunun büyük bir bölümünü ele geçirmek için çok yönlü büyük bir operasyona yeşil ışık yaktığı konusunda uyarıda bulundu. Ancak birçok üst düzey ABD’li yetkili, Şara’nın Suriye Kürtlerine saldırmayı durdurması yönündeki Washington’un tekrar tekrar yaptığı uyarıları dikkate alacağına inanıyordu.
Suriye hükümeti saldırısını başlatmadan önce yapılan görüşmelerde Barrack, Kürt siyasi ve askeri liderlere, iyi niyet göstergesi olarak savaşçılarını Halep’ten çekip doğudaki Fırat Nehri’ne gitmeleri için çağrıda bulundu. Barrack, ABD’nin müzakerelerde onları destekleyeceğini söyledi.
SDG, Barrack’ın tavsiyesine uydu ve 17 Ocak yerel saatle gece yarısından hemen sonra, güçlerini doğu Halep’ten çekeceğini açıkladı. Ancak Şara, Washington’un uyarılarını dikkate almadı ve SDG’ye saldırdı, bu da bazı üst düzey ABD yetkililerini şaşkına çevirdi. Birkaç gün içinde, Suriye hükümet güçleri, Kürtlerin liderliğindeki güçlerden Suriye’nin kuzeydoğusundaki geniş bölgeleri ele geçirmek için harekat kapsamında nehri geçti.
Saldırının başarısının büyük bir kısmı, bir zamanlar SDG’ye bağlı olan Arap aşiret güçlerinin taraf değiştirerek hükümeti desteklemesinden kaynaklandı. WSJ’nin haberine göre, saldırı öncesinde Şara hükümeti, bölgedeki SDG’nin Arap aşiretlerini hükümetine katılmaya ikna etmek için kampanya yürütmüş ve Kürt fraksiyonlarını özellikle savunmasız bırakmıştı.
Dışişleri Bakanlığı, iç görüşmeler hakkında yorum yapmayacağını belirterek konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.
Şara’nın saldırısı, SDG’nin daha önce Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrol ettiği toprakların yaklaşık yüzde 80’ini geri aldı ve her iki taraf ateşkes üzerinde anlaşmadan önce SDG’nin elini önemli ölçüde zayıflattı.
ABD ordusunun çekilmesinin “şu anda Kürt bölgesine saldıran grupları cesaretlendirmesinden” endişe duyduklarını belirtti Ahmed.
Ahmed, “Kürt sorununa siyasi bir çözüm bulunana kadar ABD’nin çekilmeyi düşünmemesini istiyoruz” dedi.
Ayrıca ABD’yi, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt bölgesinin özerkliğini korumaya yardımcı olmaya çağırdı.
Suriye hükümeti, SDG’nin kontrolündeki kalan bölgelere yeni askeri saldırılar düzenlemeyi planlamadığını açıkladı ve SDG üyelerini ateşkes ihlaliyle suçladı.
Ahmed ve ABD’li yetkililer, Pazartesi günü Şara’nın güçlerinin SDG’nin tutukluları nakletmek için kullandığı yollara saldırmaya başladığını ve yüzlerce tutuklunun naklini engellediğini söyledi.
Ahmed, “Otobüsler şu anda tehdit altında oldukları için yolda ilerleyemiyorlar” dedi.




