14 farklı ülkeden yola çıkan Halklar Karavanı Suruç’ta

Avrupa’dan yola çıkan Halklar Karavanı, Suruç’ta yaptıkları açıklamada Kobani halkıyla dayanışma mesajı vererek, “Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin sakin ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi. Birlikte direnmeye ve özgür bir yaşam için yürümeye devam edeceğiz” dedi.

14 farklı ülkeden yola çıkan Halklar Karavanı Suruç’ta
14 farklı ülkeden yola çıkan Halklar Karavanı Suruç’ta
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Ocak 2026 16:47

Kobanê’nin sınırındaki Pîrsûs’tan seslenen Halklar Karavanı, “Onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz” dedi.

Suriye’deki geçici hükümete bağlı silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı Avrupa ülkelerinden yola çıkan Halklar Karavanı, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine ulaştı.

Halklar Karavanı’nı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şanlıurfa il ve ilçe örgütleri ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyeleri ve çok sayıda yurttaş karşıladı.

DEM Parti ilçe binasına geçen karavan katılımcıları, buradan Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek, açıklama yaptı.

Cumhuriyet Meydanı’na gelen kitle, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwdana Kobanê”, “Jin jiyan azadî” sloganları attı. “Rojava direniştir, özgürlüktür. Boyun eğmez” pankartının açıldığı açıklamada ilk olarak konuşan DEM Parti İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilek, Halklar Karavanı’na teşekkürlerini dile getirdi.

‘Halkın direnişi güçlü kalmaya devam ediyor’

Daha sonra Halklar Karavanı adını basın metnini İngilizce olarak okuyan Friederike Spies, “Bugün Suruç’ta duruyoruz. Rojava sınırındayız. Haftalardır saldırı altında olan Kobani kentine sadece birkaç kilometre uzaklıktayız. Kobani halkı elektrikten, sudan, tıbbi malzemelerden ve ısınma imkanlarından yoksun bırakılmış durumda. Çocuklar hastanede bile hayatını kaybediyor ancak halkın direnişi güçlü kalmaya devam ediyor” dedi.

Suruç’ta katledilen 33 kişi anıldı

Suruç’un aynı zamanda 11 yıl önce IŞİD’in Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) bir parçası olan 33 genci öldürdüğü yer olduğunu hatırlatan Friederike Spies, “Bu gençler barışa dair umutla doluydu. Umutluydular ve bizim hemen yanı başımızdaki bu sınır gibi sınırların insanlık dışı olduğuna, dayanışmamızın ve aramızdaki bağın galip geleceğine dair inançlarında kararlıydılar. Bugün onları, paylaştıkları aynı inançları sahiplenerek, büyük bir saygıyla anıyoruz. Bir cihatçı intihar bombacısı tarafından öldürüldüler. Tıpkı iki hafta önce Kobani’yi kuşatan cihatçılar gibi” diye konuştu.

‘Saldırılara dikkat çekmek için buradayız’

14 farklı ülkeden yola çıktıklarını dile getiren Friederike Spies, “Bugün burada, insanlığı savunmak için oluşturulan enternasyonalist karavanın bir parçası olarak duruyoruz. Bir hafta önce 14 farklı ülkeden yola çıktı. Yüzden fazla insanla birlikte, ortak bir inancı paylaştığımız halkların yanında durmak ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik son saldırılara dikkat çekmek için buradayız. Bizi tüm sıcaklıklarıyla karşılayan Kürt kız kardeşlerimiz ve erkek kardeşlerimizle, bu mücadeleyi destekleyen Türkiyeli sosyalist yoldaşlarla ve bu bölgenin parçası olan tüm kimlikler ve kültürlerle birlikte duruyoruz. Aynı zamanda Rojhilat’ta ve tüm İran’da zalimlere karşı mücadele edenlere en derin saygı ve dayanışma duygularımızı gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

Barış Anneleri’nin mücadelesine değinildi

Kürt halkının gözyaşlarını ve duygularını paylaştıklarını kaydeden Friederike Spies, “Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin sakin ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi. Onlar, İstanbul’daki elçiliklerin önünde seslerini yükseltmeye ve protestolarına devam ediyorlar” ifadelerini kullanırken “Özgür bir yaşam, kadın özgürlüğü, ekolojik ve demokratik bir toplum ve ortak bir toprağın barışçıl, çok etnisiteli güzelliği için verilen mücadeleyi savunuyorlar” dedi.

‘Karavanımızın durdurulmasını engellemek için görünmez olduk’

Dünyanın dört bir yanındaki yüz binlerce direnişçi insanın Kobani’ye dayanışma mesajlarını gönderdiğini vurgulayan Friederike Spies “Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür. Enternasyonalist bir karavan olarak buraya, Suruç’a gelene kadar pek çok sınırı aştık. Türkiye sınırını geçebilmek için kendimizi gizlemek zorunda kaldık; gizli bir karavanın parçası olduk” ifadelerini kullandı.

Karavanlarının durdurulmasını engellemek için görünmez olduklarını vurgulayan Friederike Spies, “Sınırın Yunanistan tarafındaki yoldaşlarımız dikkat dağıtıcı bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Bu, tüm karavanın başarısını güvence altına aldı. Hepimiz sınırların bizi durduramayacağını açıkça ortaya koyduk. Bunlar bizim sınırlarımız değil; ataerkil devletlerin ve kapitalist ideolojinin çizdiği sınırlar ve dayatmalardır. Bunlar aileleri, toplumları, dayanışmayı ve yaşam hakkını bölen sınırlardır. Ancak onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz” dedi.

‘Birlikte yürümeye devam edeceğiz’

“Birbirimizin yanında durmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” denilen açıklama şöyle devam etti:

“Mücadele etmeye devam edeceğiz ve birlikte direnmeye devam edeceğiz. Burada böylesine coşkulu bir şekilde karşılanmaktan onur duyuyoruz. Ve bu inançları bizden önce savunmuş tüm yoldaşların ayak izlerini takip ederek sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz.”

Açıklama, “Jin, jiyan, azadî, bijî berxwedana Kobanê ve bijî berxwedana Rojava demeye devam ediyoruz” sözüyle son buldu. (MA)