• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Cezire bölgesindeki Hristiyanlar, Şam-SDG anlaşmasını destekliyor

Cezire bölgesindeki Hristiyanlar, Şam-SDG anlaşmasını destekliyor

Son yıllarda yaşanan istikrarsızlık ve çatışmalar nedeniyle göçlerle nüfusları giderek azalan ve 20. yüzyılın ortalarına kadar Cezire nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan Hristiyan topluluklar arasında, Şam-SDG anlaşması sonrası çatışmasızlık halinden duyulan memnuniyet daha belirgin hissediliyor.

Cezire bölgesindeki Hristiyanlar, Şam-SDG anlaşmasını destekliyor
Cezire bölgesindeki Hristiyanlar, Şam-SDG anlaşmasını destekliyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Şubat 2026 16:45
  • Güncellenme: 3 Şubat 2026 16:51

Geçici Şam Yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın sahada uygulanmaya başlarken Cezire bölgesindekş (Fırat Nehri’nin geçtiği Haseke, Rakka ve Deyrizor vilayetleri) Hristiyan toplulukları taraflar arasında askeri çatışma ihtimalinin şimdilik ortadan kalkmasını memnuniyetle karşılandı.

Son yıllarda yaşanan istikrarsızlık ve çatışmalar nedeniyle göçlerle nüfusları giderek azalan ve 20. yüzyılın ortalarına kadar Cezire nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan Hristiyan topluluklar arasında bu memnuniyet daha belirgin hissediliyor.

Savaş yıllarında Cezire’deki Hristiyan nüfusu ciddi şekilde azaldı. Önceden yaklaşık 170 bin olan Hristiyan nüfus, şu anda yaklaşık 40 bine geriledi.

Haseke ve Kamışlo’daki yoğun göç dalgasıyla birlikte bölgedeki insani durum giderek zorlaşıyor. Cezire’deki Hristiyanlar, gelişmelerin ‘bölgeyi daha fazla istikrarsızlıktan koruyacak barışçıl bir siyasi süreç üzerinden yönetilmesini’ umut ediyor.

Cezire’deki Hristiyanların büyük bölümünü Süryani-Asuri topluluğu oluştururken, bölgede bir miktar Ermeni nüfus da bulunuyor.

Asuri Demokratik Örgütü Başkan Yardımcısı Beşir İshak Saadi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu kaygıların temelinde ‘toplumda fitne ve bölünmeyi körükleyen nefret söylemi ve kışkırtıcı dilin tırmanmasının’ yattığını ifade etti.

Saadi, geçtiğimiz perşembe günü imzalanan son anlaşmanın ise görece bir rahatlama yarattığını ve göç hareketlerini kısmen azalttığını belirtti.

Asuri Demokratik Örgütü 1957 yılında, Süryani-Asuriler’i temsil etme amacıyla kuruldu ve Esad rejimine muhalefet eden güçler arasında yer aldı.

Saadi’ye göre, Cezire’deki Hristiyanların tavrı ‘her zaman siyasi çözümleri destekleyen ve şiddeti reddeden bir yaklaşım sergilemek’ şeklinde oldu. Saadi, Hristiyanların ‘çatışmaların müzakere yoluyla çözülmesini desteklediklerini’ vurguladı.

Saadi Süryani-Asuri ulusal partilerinin çoğunluğunun, başta kendi örgütleri olmak üzere, bu anlaşmanın uygulanmasının ‘demokrasi, ortaklık ve eşit vatandaşlık temeline dayalı yeni Suriye devletinin inşasına, insan hakları belgelerine ve tüm toplulukların eşit ulusal haklarının güvence altına alınmasına katkı sağlayacağını’ ifade etti.

Cezire’deki kiliselerin genel seferberlik çağrısını yerine getirmeyi reddettiğini öne sürülmüştü. Ancak Suriye Süryani Birliği Partisi Eş Başkanı Senharib Barsum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bu iddiaları yalanladı ve “Hiçbir Süryani tarafı ya da SDG, kiliselerden genel seferberliğe katılmalarını talep etmedi” dedi.

Barsum, kiliselerin askeri çatışmalara dahil edilemeyeceğini vurguladı ve “Süryani güvenlik güçleri, Hristiyanları, kiliseleri ve faaliyetlerini korumaya devam ediyor” ifadesini kullandı.

Barsum, “Hedefi her zaman halkımızı korumak olan Hristiyan güvenlik grupları, Kürtler ve Araplarla birlikte bölgeyi IŞİD ve Esad rejimine karşı savunmaya katkı sağladı ve bu amaç uğruna şehitler verdiler” dedi.

Barsum, son günlerde odak noktasının ‘ateşkese uyum ve olası ihlallerin önlenmesi’ olduğunu belirtti.

Süryani Birliği Partisi, Özerk Yönetim kurumlarında aktif rol aldı. Partinin askeri kanadı olan Sutoro Güçleri ve Süryani Askeri Konseyi de birer SDG bileşeni.

Barsum, ‘herhangi bir siyasi çözümün bölgedeki tüm toplulukların katılımıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini’ ifade etti.