Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davası olarak bilinen ve CHP’li 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşması, bazı tutuklu sanıkların savunmasının alınmasıyla sona erdi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etmek üzere mahkeme salonuna geldi.
İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’de görülen duruşmaya, yarın sanık savunmalarıyla devam edilecek.
Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 7 CHP’li belediye başkanının bulunduğu 33’ü tutuklu, 200 sanıklı dava, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda görülüyor.
Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’de görülen davanın ikinci haftası, yarın sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Bazı sanıklar ve avukatlarının salonda hazır bulunduğu duruşmada, öncelikle tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.
İlk savunmayı, tutuklu İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal yaptı. “İhaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla 1 Ağustos 2025 tarihinde tutuklanan Uysal, savunmasını sesi titreyerek ve zorlanarak tamamladı.
Aziz İhsan Aktaş’ı tanımadığını vurgulayan Uysal, “Ben Aziz İhsan Aktaş’ı da İsmail Güven’i de tanımıyorum. Dökümanda yer alan imza da bana ait değil. Satın alma müdürlüğünün görevi, şirkette bulunan 14 müdürlüğün ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda ihale süreçlerini yürütmek ve yetkilere göre de müdürlüğün onayına sunmaktır” dedi.
Uysal; ödenek, bütçe yapmak gibi bir görevi bulunmadığını aktardı.
“Kimseye ayrıcalık yapmak için değil, en uygun fiyatı almak için” ihale ilanı açıldığını ve yaklaşık maliyet hesabı yaptıklarını dile getiren Uysal, “İddianamede Aziz İhsan Aktaş’ın ihale puanı olduğu belirtilmekte ancak puanlama sistemi ihale ilanında yayınlanmakta ve tüm isteklilere bildirilmektedir” ifadelerini kullandı.
İddianamede yer alan beş ihaleden üç tanesinde yaklaşık maliyet hesabında imzası bulunduğunu belirten Uysal, “Burada şirketin üç kontrol mekanizması var. Hukuk müşavirliği, İBB iştirakler koordinasyon müdürlüğünün hukuk müşavirliği bir de Mustafa Mutlu. Mutlu, İSFALT’ta kasım 2019 ile şubat 2024 arasında ihale ile ilgili her konuda danışmanlık hizmeti vermiştir. İddianamede belirtildiği gibi hiçbir zaman şartname ve benzeri şeyler hazırlamamıştır. Mutlu’nun bir gizlilik sözleşmesi de mevcuttur. Sözleşmelerin içinde de gizliliğin ne olduğunu açıklayan maddeler mevcut. Mustafa Mutlu buradaki tüm ihalelerin yaklaşık maliyetlerini de bilir” dedi.
15 yıldır bu ihale işlerinde görev yaptığını söyleyen Uysal, savunmasına şu sözlerle devam etti:
“Hem İSFALT’taki görevimi anlatmaya hem de iddianamedeki iddialara yanıt vermeye çalıştım. 15 yıllık süreç içerisinde çalıştığım şirketlerin gizli kalması gereken hiçbir bilgisini üçüncü şahıslarla paylaşmadım. Mustafa Mutlu’nun görevi gereği bu bilgileri biliyor olması, sözleşmesinde yazan hususlardan dolayıdır. Mustafa Mutlu’nun bu bilgileri Aziz İhsan Aktaş ile paylaşıp paylaşmadığını bilemem. Ben Mustafa Mutlu’nun Aziz İhsan Altaş’la ne ilişkisi var bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatımı talep ediyorum.”
Mustafa Mutlu, davada “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” başlığı altında değerlendirilmesine karşın “itirafçı” olduğu için tutuksuz olarak yargılanıyor.
Ardından savunma yapan İSFALT’ın son tutuklu sanığı, Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti ve tahliyesi ile beraatını talep etti.
Hacıoğlu, “Bakmam gereken bir ailem var ve 6 aydır çalışamıyorum. Haksız tutuklama kararının sonlandırılmasını istiyorum. Eylem 43’te el yazısıyla yer alan not bana ait değil” ifadelerini kullandı.
Duruşmada, “özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” iddialarıyla tutuklu yargılanan eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, savunma yaptı.
“Bana isnat edilen eylem, ben işten ayrıldıktan sonra gerçekleştiren bir ihaledir”Hakkındaki suçlamaları reddeden Anıl, “Tamamen görevimiz gereği gerçekleştirilen ihaleler nedeniyle bize yaşatılan telafisi mümkün olmayan mağduriyetler var. Aylar sonra iddianamemiz hazırlandı. İddianamede beni sarsan bu değerlendirmeleri reddediyorum” dedi.
İddianamede yer alan 19’uncu eylem nedeniyle suçlandığını ifade eden Anıl, “Bu ben işten ayrıldıktan sonra gerçekleştiren bir ihaledir. Kayıtlara geçmesini istiyorum. Kamu çalışanı olmanın gereğini yerine getirdik. Bizim gösterdiğimiz özeni göstermeyerek aleyhimizde ifade veren firmaların ithamlarını kabul etmiyorum. Bütün yaklaşık fiyat teklifleri tarafımıza ulaşmıştır. Bir suç işlemedik, kabul etmiyorum. İhaleye fesat karıştırma suçu olsaydı kamu ihale kurumu da bizimle birlikte yargılanırdı çünkü onlar onaylıyor” şeklinde konuştu.
Gülal Erdovan Anıl, beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.




