İstanbul’da düzenlenmesi beklenen ABD – İran zirvesi hakkında neler biliniyor?

ABD medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yle olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat’ta Türkiye’de bir araya geleceğini iddia ediyor.

İstanbul’da düzenlenmesi beklenen ABD – İran zirvesi hakkında neler biliniyor?
İstanbul’da düzenlenmesi beklenen ABD – İran zirvesi hakkında neler biliniyor?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Şubat 2026 20:24

ABD ile İran arasında savaş ihtimali tartışılırken, ABD basınına göre Ankara merkezli bir temas trafiği yürütülüyor. İsrail basınının da değindiği konuya göre Türkiye, Mısır ve Katar olası bir bölgesel savaşı önlemek için arabuluculuk yapıyor.

ABD medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yle olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat’ta Türkiye’de bir araya geleceğini iddia ediyor.

AP haber ajansı, Türkiye’nin tarafları bir araya getirmeye çalıştığını ancak İran ya da ABD’nin henüz net bir karar vermediğini vurguluyor.

Axios, Washington Post ve New York Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberlerde Türkiye, Mısır ve Katar’ın son birkaç günde sergilediği diplomatik çabalarının neticesinde planlanan görüşmenin kesinleşmediği, daha yapılacak çok hazırlık olduğu ve zirvenin gerçekleşmesinin “en iyi senaryo” olarak görüldüğü belirtiliyor.

Axios haberlerinde Gazze’deki ateşkes sürecinde Trump yönetimiyle birlikte çalışan bu üç ülkenin, ABD-İran görüşmelerini bölgesel bir savaşı önlemenin yolu olarak gördüğü ifade edildi.

İsrailli Haaretz’te yayımlanan analize göre de Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Mısır’dan oluşan Arap bloğu ise hem Washington hem de Tahran üzerinde müzakerelere dönülmesi için yoğun baskı uyguluyor.

Maariv ise ‘Erdoğan devrede’ başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yoğun diplomasi yürüttüğü, bu çabaların askeri tırmanma riskine karşı “en uygun seçenek” olarak görüldüğünü yazdı.

Witkoff’un cuma gününe planlanan İstanbul zirvesinden önce İsrail’e giderek aralarında Başbakan Benyamin Netanyahu’nun da olduğu yetkililerle görüşmesi bekleniyor.

Haziran 2025’te İsrail ve ABD saldırılarıyla sonlanan müzakerelerin yeniden başlamasıyla muhtemel bir İran savaşının engellenmesi hedefleniyor.

İstanbul’daki zirveye Türkiye, Katar, Mısır’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Pakistan’ın da dışişleri bakanlarını gönderebileceği bildiriliyor.

ABD adına Witkoff’la birlikte Trump’ın damadı Jared Kushner’ın de katılacağı öngörülüyor.

İran ile İsrail arasında Haziran 2025’te meydana gelen ve 12 gün süren çatışmaların ardından söz konusu görüşme ile ABD’li ve İranlı yetkililer ilk kez bir araya gelecek.

Geçen sene yapılan görüşmelerde Washington ve Tahran yönetimlerinin temsilcileri doğrudan temas kurmamıştı. İran teknik ekiplerin aracılarla tartışmasına izin vermişti.

Witkoff ve Arakçi’nin yalnızca el sıkışmakla yetindiği bildirilmişti.

Diğer ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla birlikte tarafların doğrudan görüşmeyi kabul etmesi umuluyor.

Washington Post’un kaynaklarından biri, “Eğer görüşme gerçekleşirse İran’ın nükleer programına odaklanılacak. Sonrasında Washington’ın nükleer dışındaki taleplerini ele almak için yaratıcı yollar bulmaya çalışacağız” diyor.

Barack Obama’nın 2015’te sağladığı nükleer anlaşmadan ilk döneminde çekilen Donald Trump, İran’ın asla nükleer silah sahibi olmaması gerektiğini savunuyor.

İran ise uranyum zenginleştirme programının askeri amaçları olmadığını öne sürüyor.

ABD Başkanı, İran’ın Ortadoğu’da desteklediği milislerden de elini çekmesini de istiyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu’nun İran Çalışmaları Müdürü Ali Fayiz “İran kendisiyle ittifak kuran devlet dışı aktörleri desteklemeyi durduracağını asla söylemez. Ancak ABD’yle saldırmazlık üzerinden bir anlaşmaya varabilirler. Bu anlaşma her iki tarafın da müttefiklerini kapsayabilir.” yorumunu yaptı.

Fayiz bölge ülkelerinin muhtemel ABD saldırısı durumunda İran’ın yapacağı misillemelerde kendi topraklarının hedef alınmasından korktuğu için meseleye müdahil olduğunu savundu ve “Trump’ın Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Umman, Irak ve Türkiye’den aynı mesajı alması nadir bir durum. Hepsi gerginliğin tırmanmasının yüksek maliyetini bildiği için aynı şeyi söylüyor.” diye belirtti.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Büyük bir Armada İran’a doğru yola çıktı. Venezuela’da olduğu gibi, hazır, istekli ve görevini hızlı ve şiddetli şekilde yerine getirebilir” ifadelerini kullandı.

New York Times’ın haberine göre Trump burada Venezuela örneğini vererek Tahran’ı uyarmaya çalışıyor. ABD, Venezuela’da lider baskı altında direnince gece operasyonuyla müdahale etmişti. Ancak İran, Venezuela’dan daha büyük bir tehdit olarak görülüyor.

Habere göre İsrail şehirlerine saldırma kapasitesi ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı gücü nedeniyle operasyon planları hala karmaşık ve riskli.

Washington muhabiri David Sanger, Trump’ın Venezuela örneğini korkutma amacıyla kullandığını, ancak net bir hedef belirlemediğini vurguluyor.