7 Şubat 1990’da Amasya’nın Merzifon ilçesine bağlı Kayadüzü köyünde bulunan Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’nde meydana gelen iş cinayetinde 68 madenci yaşamını yitirdi.
1990’lı yıllar, Türkiye’de 24 Ocak kararlarıyla şekillenen neoliberal politikaların ağır sonuçlarının görünür hâle geldiği bir dönemdi.
Özelleştirmeler, denetimsizlik ve artan üretim baskısı… Bu politikaların bedelini en ağır şekilde işçiler ödedi.
Çalışma yaşamı giderek güvencesizleşirken, maden ocakları işçiler için birer mezara dönüştü.
Ve Türkiye, tarihinin en büyük iş cinayetlerinden biriyle yüzleşti.

7 Şubat Yeni Çeltek’te saatler 16.00’yı gösterdiğinde, 141 maden işçisi akşam vardiyası için ocağa indi.
Hiçbiri, birkaç saat sonra yerin yüzlerce metre altında ölümle karşılaşacağını bilmiyordu.
Madenciler, galerinin 3 bin metresini geçerek yerin 316 metre altındaki,
“243’üncü uzunayak” olarak adlandırılan bölgeye ulaştı.
Saat 19.30’da yeraltı sarsıldı. Bir grizu patlaması meydana geldi. Ardından büyük bir yangın başladı.
Patlamanın yaşandığı noktada bulunan 68 madenci hayatını kaybetti.
Çıkışa yakın bölgede bulunan 73 işçi, yaralı hâlde kendi imkânlarıyla dışarı çıkabildi.
Yangını söndürmek için maden ocağının ağzı betonla kapatıldı.
65 işçinin cansız bedeni günler sonra çıkarılabildi.
Ancak üç işçiye bir daha ulaşılamadı: Veli Topuz, Selman Meç ve Muharrem Baba.
Yeni Çeltek, ilk kez yas tutmuyordu.
1955’te açılan ocakta; 1965’te 69, 1982’de 58, 1990’da 68 madenci yaşamını yitirdi.
Toplamda 195 işçi…
Emekli maden işçisi ve eski Kayadüzü Köyü Muhtarı Yılmaz Katırcı, bu ölümlerin unutulmaması için bir anıt ve anı evi yaptırdı.

Grizu Nedir?
Grizu, maden ocaklarında bulunan metan gazının, havayla belirli oranlarda karışmasıyla oluşur.
Yüzde 5 ile 15 arasındaki karışım patlayıcıdır. Yaklaşık 650 derecede, iki aşamalı bir yanma gerçekleşir:
Önce ani bir genleşme, ardından yıkıcı bir patlama…
Yasalara göre; Metan oranı yüzde 1’e ulaştığında önlem alınması, yüzde 1’in üzerine çıktığında ise ocağın boşaltılması gerekir.
Katliam “adım adım” geldi
Türkiye’de madenler, uzun yıllardır denetimsizliğin simgesi.
1941’den bu yana 3 binden fazla işçi maden kazalarında hayatını kaybetti,
100 binden fazla işçi yaralandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük maden katliamı ise 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşandı. 301 işçi yaşamını yitirdi. Yeni Çeltek’teki katliamın ise “adım adım” geldiği ortaya çıktı.
Her gün düzenli olarak doldurulması gereken istihsal raporlarında, “Her şey normal” ifadeleri yer alıyordu.
7 Şubat tarihli raporda şu cümle bulunuyordu: “Ocakta görülen ve gezilen kısımlar normaldir.”
Ancak katliamın yaşandığı 243’üncü ayak ile ilgili, son bir haftaya ait tek bir kayıt bile yoktu.
4 Şubat’a ait defter kaydı ise hiç bulunamadı.
Sorumlular hesap vermedi
Katliamın yaşandığı dönemde iktidarda Anavatan Partisi vardı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Yıldırım Akbulut, Çalışma Bakanı İmren Aykut idi. Katliamın ardından yetkililer Merzifon’a geldi, soruşturma sözü verildi. Ancak sonuç değişmedi. Sorumlu bulunan dört yöneticiden yalnızca üçü tutuklandı. Bakanlık ve hükümet adına yargılanan kimse olmadı.
Yeni Çeltek Katliamı, Türkiye’nin dört bir yanında protesto edildi. Türk-İş, Genel Maden-İş ve işçiler iş bıraktı; saygı duruşları yapıldı, mitingler düzenlendi. İstanbul’da, Zonguldak’ta, Gölcük’te “Ocaklarda can güvenliği sağlanana kadar” eylem kararı alındı.
Yeni Çeltek, yalnızca bir maden katliamı değil; denetimsizliğin, sorumluluktan kaçanların ve cezasızlığın hikâyesi. Yer altında kalan sadece işçiler olmadı…
Gerçekler de betonla kapatıldı.




