• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ davası açıldı

İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ davası açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “siyasal casusluk” iddiasıyla kamu davası açtı. İddianamede, İmamoğlu’nun İstanbul veri tabanındaki gizli bilgilere erişim sağlayarak yabancı ülke yararına kullanıldığı iddia edildi.

İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ davası açıldı
İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ davası açıldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Şubat 2026 20:01

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “siyasal casusluk” soruşturması tamamlandı. Başsavcılık, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu ile tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında kamu davası açıldığını açıkladı.

Tutuklamalar, 27 Ekim gecesi gerçekleşmiş, İmamoğlu hakkında ikinci kez tutuklama kararı verilmişti. İddianamede, İmamoğlu’nun “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” olarak adlandırılan yapılanmayla CHP’yi yasa dışı yöntemlerle ele geçirdiği ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturduğu iddia ediliyor.

İddianamede suçlamalar neler?

İddianamede, siyasal casusluk suçunun özellikle 2019 yerel seçimleri sürecinde, İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının sağlanması ve İstanbul başta olmak üzere ülke siyasetinde söz sahibi olunması amacıyla işlendiği öne sürüldü.

Savcılık, İmamoğlu ve diğer şüphelilerin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanındaki gizli bilgileri “Dark Web” olarak bilinen platforma aktardığını iddia etti. Bu bilgiler, PQ yazılımı üzerinden yurttaşların telefon ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlayacak şekilde kullanıldı.

İddianamede, TCK’nın 328. maddesine göre, devletin güvenliğine veya siyasal yararlarına ilişkin gizli bilgilerin “siyasal veya askeri casusluk” maksadıyla temin edilmesinin cezalandırıldığı hatırlatıldı. Savcılık, suçun oluşması için bilgilerin karşı tarafa aktarılmasının şart olmadığını belirtti.

Deliller ve suçun kapsamı

Başsavcılık, tüm bilgi, belge ve yazışmaların bir bütün olarak değerlendirildiğini vurguladı. İddianamede, suçun niteliği gereği gizli olan bilgilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edildiği ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği ileri sürüldü.

Savcılık, söz konusu suçun “soyut tehlike” suçları kapsamında değerlendirildiğini, gizli bilgilerin teminiyle suçun tamamlandığını ifade etti.