• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kobani’de ilaç stokları tükendi: Sağlık hakkı pazarlık konusu olamaz

Kobani’de ilaç stokları tükendi: Sağlık hakkı pazarlık konusu olamaz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye Geçici Hükümeti arasında bir anlaşma yapılmış olsa da Kuzeydoğu Suriye’deki kuşatma devam ediyor.

Kobani’de ilaç stokları tükendi: Sağlık hakkı pazarlık konusu olamaz
Kobani’de ilaç stokları tükendi: Sağlık hakkı pazarlık konusu olamaz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Şubat 2026 13:12
  • Güncellenme: 6 Şubat 2026 13:39

Ateşkes kararına rağmen ablukanın devam ettiği Kobani’de halk hem sağlık hem de temel yaşam ihtiyaçları noktasında zorluk yaşıyor. İlaç ve sağlık ekipmanlarına erişimin zorlaştığı kentte, hastalıkların tedavileri giderek zorlaşırken, doktorlar çoğu zaman bir şırıngaya dahi ulaşamadıklarını ifade ederek destek çağrısında bulundu.

Konuya dair TTB ve SES’in Sağlık Bakanlığı’na yaptığı başvurular sonuçsuz kalırken, ilaç yardımlarının sınır kapısından geçmesi noktasındaki çağrılar ise yanıtsız bırakılıyor.

Sürecin bir insanlık süreci olduğunu ve sağlığın pazarlık konusu yapılamayacağına dikkat çeken Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Çan, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısında bulundu.

‘Sağlık hakkı pazarlık konusu yapılamaz’

Muhammet Çan açıklamasında, “Bu, insanlık onuruyla ilgilidir. Çünkü bu bir sağlık hakkıdır. Ateşi olan çocukların ilaca erişememesi, diyaliz hastalarının tedaviye ulaşamaması, kanaması olan bir hastanın ilaca erişememesi bizim için bir insanlık felaketidir. Biz sağlık emekçileri olarak bu duruma sessiz kalamayacağız” dedi.

Hipokrat yemini eden hekimlerin ve sağlık emeği veren tüm mücadele arkadaşlarının bu tabloya duyarsız kalmayacağını belirten Çan, meselenin bir halk ya da kimlik sorunu olarak ele alınamayacağını ifade etti.

Çan, “Buna duyarsız kalıp kalmamak, bir Kürde kalmış bir mesele değildir. Bu, bütün dünyanın onurunu ilgilendiren bir durumdur. Dünyanın neresinde olursa olsun, biz ‘savaş başlı başına bir halk sağlığı sorunudur’ derken, Kürtlere yönelik oluşan bir savaşı ayrı bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlamıyoruz. Savaşın kendisi bir halk sağlığı sorunudur ve bunun sonuçlarını daha geçen hafta altı çocuğun ölümüyle gördük” diye konuştu.

Çan, “Altı çocuk donarak hayatını kaybetti. Donarak ölmelerinin nedeni savaştır ve bunun tarafı olmamak gerekir. Ancak tarafsız kalmak da bir taraftır. Burada Mürşitpınar Kapısı’nın açılmaması, ‘tarafsızlık mıdır, taraf mıdır’ diye değerlendirilmeden, doğrudan bir taraf olma sonucunu doğurmaktadır. Kapıyı açmamak, açılmasını geciktirmek ya da bu yönde yavaş adımlar atmak, insanı oradaki dramın bir parçası hâline getirmektedir” ifadelerini kullandı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Aksaray Şube Eşbaşkanı Diren Can Kaya ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Egitim Sen) İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır, sağlık hakkının tesisi için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın bir an önce açılması çağrısında bulundu.

SES Şube Eşbaşkanı Diren Can Kaya, barış ve demokrasi isteyen vicdan sahibi herkesin bu süreçte savaş karşıtı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti. Sağlığın, kişinin bedensel, ruhsal, sosyal ve siyasal yönden tam bir iyilik hali olduğunu ifade eden Kaya, “Fakat mevcut savaş koşullarını ele aldığımızda ortada sağlığa dair herhangi bir durum kalmamıştır. Yürütülen bu savaş esnasında çok sayıda hak ihlali ve sağlığa yönelik saldırılarla karşılaştık. Önce Alevi ve Dürzilere yönelik saldırılar, sonrasında Halep’te başlayan kuşatma ve operasyonlarla birlikte Heyva Sor’un açıklamasına göre üç sağlık emekçisinin rehin alındığını gördük. Bununla da sınırlı kalınmayarak Halep’te bulunan hastanelere bombalı saldırılar düzenlendiğine şahit olduk” dedi.

‘Cenevre Sözleşmesi ihlal ediliyor’

Cenevre Sözleşmesi ve birçok uluslararası sözleşmeye göre Kuzeydoğu Suriye’de yaşanan savaş sırasında ciddi hak ihlallerinin mevcut olduğunu kaydeden Kaya, uluslararası hukuka göre silahlı ya da silahsız sağlık emekçilerinin kesinlikle hedef alınamayacağını vurgulayan maddeler olduğunu hatırlattı. Kaya, “Sağlık emekçilerinin hedef alınması ve sözleşmelerin ihlal edilmesi dünya kamuoyunda ciddi kaygılar uyandırmaktadır. Savaşın gerçekliği ortadadır ve her an her yerde bu koşullar devam etmektedir. Sağlık emekçilerinin kendi yaşamlarından kaygı duydukları bir ortamda hizmet sunabilmeleri neredeyse imkansızdır. Bu hak ihlallerini yaratan zihniyet, bebeklerin, yaşlıların ve kronik hastaların sağlığa erişimini engelleyerek halkı mecburi göçe zorlamaktadır. Sağlığa erişimin engellenmesi, Cenevre Sözleşmesi’nin doğrudan ihlalidir. Sağlığı sadece hastalık ve hastaneler boyutuyla ele almamalıyız. Rojava’da su kaynakları, yakıt lojistiği ve tarım arazileri hedef alınıyor. Bunlar yapıldığında doğal olarak sağlıksız bir yaşam ortamı oluşturuluyor” diye konuştu.

‘Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılsın’

Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın vakit kaybetmeden açılması gerektiğinin altını çizen Kaya, başta temel gıda olmak üzere birçok sağlık malzemesinin halkla buluşması gerektiğini kaydetti. Kaya, “Türkiye Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, Dünya Sağlık Örgütü ve bağlı bulunduğumuz diğer uluslararası kuruluşlara çağrılarımızı yineledik. Sağlık Bakanlığına, koşullar uygun hale getirildiği takdirde üyelerimizden oluşan gönüllü listeleriyle sağlık hizmeti sunmaya hazır olduğumuzu bildirdik. Halk sağlığı adına üzerimize düşen her görevi yapmaya hazırız. Emek ve meslek örgütlerini bu hak ihlalleri karşısında duyarlı olmaya ve mücadele etmeye davet ediyoruz” dedi.

‘Eşitlikçi bir yaklaşım sergilenmiyor’

Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır ise Kuzeydoğu Suriye’de yaşananların bölgesel ve küresel güçlerden bağımsız olmadığını ifade etti. Türkiye’de bir yandan çözüm süreci devam ederken diğer yandan Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik saldırıların sürmesini çelişki olarak nitelendiren Bayındır, “Türkiye’nin daha kapsayıcı ve eşitlikçi yaklaşması gerekir. Rojava’da yaşananların uluslararası hukukta yeri yoktur, savaşın dahi bir hukuku vardır. Eğitim ve bilim emekçileri olarak tutumumuz her zaman emekten, barıştan ve özgürlükten yanadır” diye konuştu. (MA)