68’liler Derneği tarafından Mersin’de düzenlenen “Türkiye geleceğini arıyor” başlıklı panelde konuşan siyasi parti temsilcileri, Türkiye’nin içinde bulunduğu çok yönlü krizin ancak ortak mücadeleyle aşılabileceğini vurguladı.
Panelde söz alan HDK Eşsözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Türkiye’nin geleceği barışta, eşitlikte ve halkların ortak mücadelesindedir. Kürt meselesi çözülmeden Türkiye geleceğini bulamaz” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre Salonu’nda gerçekleştirilen panele, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden çok sayıda temsilci katıldı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör üstlendi.
Selma Gürkan: Kapitalizmin çürümüşlüğü her alanda görünür
Panelde konuşan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, politikadan ekonomiye, toplumsal yaşamdan gündelik siyasete kadar her alanda kapitalist sistemin yarattığı çürümenin açık biçimde hissedildiğini söyledi.
Selma Gürkan, “Bugünü doğru okumadan yarını konuşamayız. Bir yol açacaksak önce bu gerçeklikle yüzleşmemiz gerekiyor” dedi.
Kürt sorununun yalnızca Türkiye’ye özgü bir mesele olmadığını vurgulayan Gürkan, Kuzeydoğu Suriye’deki gelişmelerin bu sorunun bölgesel niteliğini daha görünür kıldığını ifade etti.
Selma Gürkan, eşit haklara dayalı demokratik bir çözümün artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek, “Barış ve demokrasi mücadelesinden bağımsız bir yol mümkün değil. Ortak bir mücadele hattı oluşturmak zorundayız” diye konuştu.
Sera Kadıgil: İnsanlık onurunu merkeze alan bir sistem savunuyoruz
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ise Türkiye’de yaşananların dünya genelindeki siyasal ve ekonomik gidişattan bağımsız olmadığını söyledi.
İktidarın ülke kaynaklarını halk için değil, sermaye çevreleri için kullandığını dile getiren Sera Kadıgil, bunun bedelinin işçi ve emekçilere ödettirildiğini ifade etti.
Sera Kadıgil, “Paraya tapan bu düzenden kurtulmak zorundayız. Biz çok basit bir şey savunuyoruz; insanlık onurunun merkezde olduğu bir düzen. Ancak iktidar, biriken öfkenin farkında olduğu için sürekli yeni düşmanlar üreterek toplumu bölüyor” dedi.
Meral Danış Beştaş: Barış olmadan demokrasi, demokrasi olmadan refah olmaz
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Kürt sorunu gündeme geldiğinde bilinçli biçimde “bölünme” korkusunun körüklendiğini söyledi.
Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında net bir yol haritası ortaya koyduğunu belirten Meral Danış Beştaş, buna rağmen çözümün kasıtlı olarak çarpıtıldığını ifade etti.
Kürt meselesi çözülmeden ortak bir gelecek inşa edilemeyeceğini vurgulayan Meral Danış Beştaş, silahların susmasının ve çatışma ihtimalinin ortadan kalkmasının demokratikleşme için önemli bir zemin yarattığını söyledi.
Meral Danış Beştaş, “Barış ya da demokrasi kimseye hediye edilmez. Bizler bunu birlikte kazanmak ve birlikte inşa etmek zorundayız” dedi.
Meral Danış Beştaş, “Kürt meselesi yalnızca Kürtlerin değil, bütün Türkiye’nin meselesidir. Türkiye’nin geleceği barışta, eşitlikte ve halkların ortak mücadelesindedir. Barış olmadan demokrasi olmaz, demokrasi olmadan refah olmaz. Kürt meselesi çözülmeden Türkiye geleceğini bulamaz.” diye kaydetti.
Tombul: Rejime karşı mücadele ortaklaştırılmalı
SOL Parti Sözcüsü Dr. İsmail Hakkı Tombul, ABD’ye bağımlı politikalar izleyen mevcut iktidarın Türkiye’yi demokratikleştiremeyeceğini söyledi.
Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Tombul, “Ya bu rejime teslim olunacak ya da bu düzenden olumsuz etkilenen tüm toplumsal muhalefet güçleri ortak bir mücadele hattında birleşecek” dedi.
Toplumun büyük çoğunluğunun mevcut politikalardan zarar gördüğünü vurgulayan Tombul, birleşik mücadelenin bu rejimi geride bırakmanın tek yolu olduğunu ifade etti.
Cihaner: Sorun tek bir kişi değil, bir sistem
CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner ise “tek adam rejimi” tartışmalarına dikkat çekti. Sorunun yalnızca bir kişiden ibaret olmadığını, bunun bir sistem meselesi olduğunu vurgulayan Cihaner, “Sermaye ilişkileriyle, uluslararası bağlamla beslenen bir düzenle karşı karşıyayız. Değiştirmemiz gereken bir kişi değil, bu sistemi mümkün kılan yapının kendisidir” dedi.
Cihaner, Türkiye’nin yeni bir rejimi ve yeni bir iktidar perspektifini cesaretle tartışması gerektiğini belirterek, birleşik mücadelenin bu açıdan hayati önemde olduğunu ifade etti.




