• Ana Sayfa
  • Manşet
  • AK Parti MYK toplantısı | Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok

AK Parti MYK toplantısı | Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok, verilmiş bir karar yok” diye konuştu.

AK Parti MYK toplantısı | Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok
AK Parti MYK toplantısı | Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Şubat 2026 19:59

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezindeki toplantı sonrasında, MYK gündemine ilişkin açıklama yaptı.

Ömer Çelik, “Keçiören Belediye Başkanının partimize geçmesiyle ilgili, Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız böyle bir konuyu değerlendirmedi. Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok, verilmiş bir karar yok. Herhangi bir karara şu ya da bu şekilde varırsak bunu size açıklarım” dedi.

Süreçle ilgili bilgi veren Ömer Çelik, çalışmalarının, kesintisiz bir şekilde devam ettiğini bildirdi.

Toplantıda bu konuyu gündeme aldıklarını söyleyen Çelik, “Bir yandan Terörsüz Türkiye’nin ve terörsüz bölgenin ortaya koyduğumuz ilkeler şekillenmesi, ilerlenmesi söz konusu. Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye yani terör örgütünün fesih ve silah bırakması odağını sulandırmaya dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da birtakım ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Manipülasyon ve provokasyonun bizi yolumuzdan geri çevirmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Ömer Çelik, dünyada tartışılan bir diğer önemli başlığın da son gündemlerle birlikte sosyal medya konusu olduğunu ifade ederek, “Biz sosyal medya konusunda bir çalışma yürütüyoruz ve Sayın Cumhurbaşkanımız hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek, hem de artık millî egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliğimizi korumak için pek çok konuşmasında bu konuya dikkat çekmektedir” diye konuştu.

Avrupa’da bazı ülkelerde, 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin alınmasının gündemde olduğunu aktaran Çelik, “Özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız” ifadelerini kullandı.

Çelik, ABD ve İran arasındaki gerginliğe de değinerek, İran’la ilgili konunun yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Ömer Çelik, İran-ABD müzakerelerin başladığını ifade ederek, “Biz bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin fevkalade önemli olduğunu değerlendiriyoruz. İran’a müdahale dışarıdan yapılacak bir müdahale, yanlış analizlere dayanır. İran’da tabii ki sorunlar var, siyasal alanda, sosyal alanda. Ama bunu İran toplumunun kendi dinamikleriyle çözmelidir” diye konuştu.

Hem iç politikada hem dış politikada yoğun bir gündemle karşı karşıya olunduğunu belirten Çelik, 6 Şubat depremlerinin 3. yılına ilişkin de konuştu.

Ömer Çelik, o dönemlerde, bir yandan felaketle uğraşırken bir yandan da dezenformasyonla uğraştıklarını savunarak şöyle konuştu: “Bu yıl dönümünde en üzücü olaylardan biri ise CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in kullandığı üslup ve söylediği sözlerdi. Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Ancak Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hep şahit olduk. Orada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de Osmaniye’de anma töreni gerçekleştirdiklerini hatırlatan Çelik, “Bütün bu süre boyunca, 3 yıl boyunca devlet millet dayanışmasının dünyada eşi benzeri görülmemiş bir örneği gösterildi. Avrupa’daki, dünyadaki pek çok ülkenin yüz ölçümünden daha büyük bir alan, bu kadar kısa bir süre içerisinde toparlandı. Milletimizin bir kere daha çeşitli felaketlerle karşı karşıya kalsa da asla tökezlemeyeceği, devletimizin asla yenilmeyeceği bir kere daha gösterilmiş oldu.” diye konuştu.

Dünyanın parçalandığı, kurumların yıprandığı ve dağıldığı, temel ilkelerin aşıldığı bir dönem içerisinde olunduğuna dikkati çeken Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun en büyük örneklerinden bir tanesi, dünya düzeninin temel ideolojisinin, dünyadaki neoliberal hakimiyetin temel ideolojisinin pekiştirilmesine dönük kullanılan zeminlerden birisi olarak Davos’ta ortaya çıkan tablonun büyük eleştirilerin odağı, platformu olmasıydı. Genelde Davos’ta yeni dünya düzeninin önümüzdeki dönem nasıl olacağı, neoliberal düzenin kendi hayatiyetini nasıl sürdüreceğine dair argümanlar, söylevler, oturumlar, konferanslar gündeme gelir. Küresel Güney denen bunun dışındaki ülkelerde ise eleştiriler gündeme gelir. İlk defa bu sene Davos’ta neoliberal düzenin elitleri bu düzenin artık işlemediğini itiraf eden, bu düzenin yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde, açıklamalarda ve analizlerde bulundular. Bunların bazıları örtülü ya da açık birtakım kavgaların sebebi oldu. Hatta bazı diplomatik krizlerin sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen ikiyüzlülüklerinin bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken, artık tolere edilemez hale geldiği görülmüş oldu.”

Bu düzenin ilkesizliğinin en büyük berraklaştırıcısının Gazze’de ortaya konan çifte standart olduğuna işaret eden Çelik, şunları kaydetti:

“Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Batı’nın hatırlattığı ilkelerin hiçbirini Gazze’deki soykırım karşısında hatırlatmaması bu belirsizlik çağı dediğimiz şeyin en büyük dönüm noktalarından bir tanesi oldu. Halen de Gazze’de insani yardımlar gelmesi istenilen düzeye gelmemiş durumdadır. Halen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes halen kırılgandır. Kalıcı bir şekilde barışı sağlayacak iki devletli bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti, Gazze karşısındaki çifte standardı esasında bu belirsizlik çağı dediğimiz çağın tamamen berraklaşmasını ortaya çıkarmıştır. Tabii ki Gazze ile ilgili mücadelemize hiç kesintisiz, hiç ara vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz.”

Bütün bu dağılmalar söz konusu olurken, bizzat Batı İttifakı’nın içerisinde gerginlikler ve çatışmalar ortaya çıktığına dikkati çeken Çelik, bu çerçevede şu anda uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet gösteren, uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşımın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşımı olduğunu vurguladı.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiğine, uluslararası ziyaretlerine bakıldığında, pek çok kriz alanının çözülmesiyle ilgili diyalogların artırılması, daha büyük yakınlaşmaların ortaya çıkmasıyla ilgili güçlü bir irade koyduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en son Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretinde bulunduğunu anımsatan Çelik, “Daha sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri, Etiyopya ziyareti olacak, Ürdün Kralı’nın ziyareti, bu hafta Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti olacak. Sudan’dan Somali’ye, Afrika Boynuzu’na, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Gazze’deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar, şu anda dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegane ülke Türkiye, yegane lider Sayın Cumhurbaşkanı’mızdır.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in istikrarsızlaştırıcı ve daha çok kaos çıkarmaya dönük politikalarının hız kesmediğini belirten Çelik, bu çerçevede büyük sıkıntıların devam ettiğini, buna karşı mücadeleyi sürdürdüklerini vurguladı.