• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Aziz İhsan Aktaş davası | Ahmet Özer: Dosyama tek bir tane delil sunulamadı

Aziz İhsan Aktaş davası | Ahmet Özer: Dosyama tek bir tane delil sunulamadı

Duruşmada bugün, 9 Mart 2021 ve 9 Haziran 2022 tarihli otobüs, bakım ve onarım hizmet alımı ihalelerine ilişkin sanıkların savunmaları alındı. Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de savunma yaptı. Ahmet Özer “Bütün Esenyurt benim ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor. Dosyama tek bir tane delil sunulamadı. ” diye kaydetti.

Aziz İhsan Aktaş davası | Ahmet Özer: Dosyama tek bir tane delil sunulamadı
Aziz İhsan Aktaş davası | Ahmet Özer: Dosyama tek bir tane delil sunulamadı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Şubat 2026 18:01
  • Güncellenme: 10 Şubat 2026 18:02

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davanın ilk duruşması 9’uncu gününde, tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmaya, Aziz İhsan Aktaş yine korumaları eşliğinde katıldı.

Duruşmada bugün, 9 Mart 2021 ve 9 Haziran 2022 tarihli otobüs, bakım ve onarım hizmet alımı ihalelerine ilişkin sanıkların savunmaları alındı. Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de savunma yaptı.

Hakkındaki “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını reddeden Özer, göreve geldikten sonra karşılaştıkları tabloyu anlattı. Esenyurt’ta çöp sorununun ciddi boyutlarda olduğunu belirten Özer, belediye başkanlarının en temel görevlerinden birinin kentin temizliği ve halk sağlığı olduğunu söyledi. Temizlik konusunu öncelikli mesele haline getirdiklerini ifade eden Ahmet Özer, bu süreci tüm kamuoyunun bildiğini dile getirdi.

Ahmet Özer, temizlik çalışmalarında önemli bir aşama kaydettiklerini ancak bu süreçte operasyonla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, dosyasında rüşvet, irtikap ya da yolsuzluk iddiası bulunmadığını savundu. Esenyurt Belediyesi’ne ilişkin tek bir kuruş kamu zararının söz konusu olmadığını vurgulayan Özer, bilirkişi raporlarında da ihaleye fesat karıştırıldığına dair bir tespitin yer almadığını söyledi.

Temizlik çalışmaları kapsamında “Temiz yurt, Esenyurt” adıyla bir kampanya başlattıklarını anlatan Özer, bu kampanyanın Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu’nun, siyasi parti temsilcilerinin ve çok sayıda kurum yöneticisinin katılımıyla kamuoyuna açık şekilde başlatıldığını ifade etti. Kampanyanın altı ay sürmesinin planlandığını belirten Özer, operasyon nedeniyle bu sürecin yarım kaldığını söyledi.

Ahmet Özer “Bütün Esenyurt benim ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor. Dosyama tek bir tane delil sunulamadı. Hiçbir iddiaya dayanmayan, altı boş bir isnatla bugüne kadar geldik. Bugüne kadar mahkeme yüzü görmemiş biri olarak belediye başkanı seçilince her şey oldu.” diye konuştu.

Kayyım yönetimi ihaleyi neden uzattı?

Ahmet Özer, 30 Eylül’de süresi dolan temizlik ihalesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Cezaevindeyken kayyım yönetiminin bazı işlemler yaptığını ifade eden Özer, kendisi gözaltına alındıktan sonra 21/B maddesi kapsamında yapılan ihalenin bir ay daha uzatıldığını, ekim ve kasım aylarını kapsayan ihaleye aralık ayının da eklendiğini söyledi.

Özer, ihaleye fesat karıştırıldığı iddia edilen söz konusu ihalenin, aradan üç ay geçmesine rağmen iptal edilmediğini, 1 Ocak 2025 itibarıyla yer teslimi yapılarak kayyım yönetimi tarafından başlatıldığını ifade etti. İhaleyi başlatan ve ödeme yapan tarafın kayyım yönetimi olduğunu vurgulayan Özer, Esenyurt Belediyesi yönetimi olarak bu firmaya tek kuruş ödeme yapmadıklarını söyledi.

Bu noktada sorular yönelten Özer, “Madem 21/B ile yapılan ihale sorunluydu, kayyım yönetimi neden aynı ihaleyi uzattı? Madem ihaleye fesat karıştırıldığı iddia ediliyor, kayyım neden bu ihaleyi onaylayıp başlattı?” ifadelerini kullandı.

İhalede fesat yoksa biz niye buradayız?

Tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin ihaleleri ayrıntılı şekilde incelediğini belirten Özer, bugüne kadar kendilerine bildirilen herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını söyledi. İddia makamının, ihale bedelinin yüksek olmasını otomatik olarak “ihaleye fesat” saydığını savunan Özer, bu yaklaşımı eleştirdi.

Ahmet Özer, sürecin kronolojisini anlatarak, eski müteahhidin sözleşmesinin bitmesi nedeniyle ihalenin 5 Eylül’de yapıldığını, itirazlar nedeniyle geçici olarak 21/B maddesi kapsamında iki aylık ihale yoluna gidildiğini söyledi. 30 Ekim 2024’te gözaltına alındığını ve yerine kayyım atandığını hatırlatan Özer, kayyım yönetiminin hem geçici ihaleyi uzattığını hem de açık ihaleyi fiilen hayata geçirdiğini dile getirdi.

Savunmasının sonunda “Eğer ihalede fesat yoksa biz neden buradayız, eğer fesat varsa kayyım neden burada değil?” diye soran Ahmet Özer, savcılığın rüşvet iddiası yönünden takipsizlik kararı verdiğini ve bilirkişi raporlarının da sorumluluğu bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.