Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) Kadın Politikaları Müdürlüğü, Demokratik Yerel Yönetimler Bölge Kurulu ile Kadın İl Kurulu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılacak eylem etkinlikler kapsamında İpekyolu Belediyesine bağlı Berivan Kültür Merkezi’nde toplantı gerçekleştirdi.
Toplantıya, kentin kadın belediye eşbaşkanları, Kadın Politikaları Müdürü, koordinatörleri ve birim emekçileri katıldı.
Saygı duruşunun ardından konuşan Çaldıran Belediyesi Eşbaşkanı Hatice Atabay, yerel yönetimlerde kadınların öncülüğünde yürütülen çalışmaları anlatarak, 8 Mart’ın anlam ve önemine vurgu yaptı.

Neslihan Şedal: ‘Rojava’da kadın kazanımları ve bedeni hedef alındı’
Daha sonra konuşan GABB Eşbaşkanı ve aynı zamanda yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş Eşbaşkanı Neslihan Şedal, kadın kazanımlarının erkek egemen zihniyet tarafından hedef alındığını söyledi.
Neslihan Şedal, “İçinden geçtiğimiz süreçte yürütülen savaşa karşı büyük sorumluluk biz kadınların omuzuna düşüyor. Kadın öncülüğünde özgür bir yaşam kurulmasıyla toplumda yaşanan sorunlar çözülecek. Yıllardır erkek zihniyetine karşı büyük mücadele yürütüyoruz. Kadının yürüttüğü mücadele varlık mücadelesidir. Kadın, ‘her yerde kendi sözümle varım ve iradeyim’ diyor. Rojava’da 2014 yılında kadın şahsında kirli bir savaş yürütüldü. Kapitalist modernitenin kirli yüzünü Rojava’da, Şengal’de gördük. Rojava’da kadınlar öncülüğünde mücadele verildi ve kadın öncülüğünde özgür bir yaşam kuruldu” dedi.
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarda özellikle kadın kazanımlarının hedef alındığını vurgulayan Şedal, “Rojava’da yaşananlar öyle tesadüfi bir saldırı değil, demokratik ulusun öncülüğünü yapan kadın kazanımları, bedeni hedef alındı” ifadelerini kullandı.

‘Sınırlar değişse de kirli erkek zihniyeti aynı’
Konuşmasının devamında ise Neslihan Şedal, şunları belirtti:
“Örüklerimiz mücadelemizin sembolüdür. Onlar bizim örüklerimize el uzatarak mücadelemize el uzattılar. Kadınlar birlik olursa hiçbir güç önümüzde duramaz. Sınırlar değişse de kirli erkek zihniyeti aynı. Orada kadınlar katledildi burada da kadınlar saçlarını örünce gözaltına alındı, tutuklandı. Rojava’da çocuklar katledildi, burada çocuklar polisler tarafından dövüldü. Savaşlarda çocuklar kayıp oluyor ve daha sonra akıbetleri bilinmiyor. Rojava’da da kadınlar ve çocuklar kayboldu durumları öğrenilemedi. Kayıp olan kadın ve çocuklara ne olduğunu Epstein dosyalarında gördük. Kadın ve çocukların failleri bir kişi değil bu kirli sistemdir. Kadınlara ve çocuklara yönelik ahlaksız bir politika yürütülüyor. Buna karşıda güçlü bir mücadele yürütmeliyiz. Sınırlar farklı olabilir ama devletlerin zihniyeti aynı. Kadınlar nerede kazanım elde ettiyse oraya saldırıyorlar.
Abdullah Öcalan’ın, “Kadın özgür olmadan toplum özgür olamaz” sözlerini anımsatan Şedal, “Toplumun özgür olması, çocukların saldırılara maruz kalmaması için önce kendimizi sonra toplumu özgürleştirmeliyiz. ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganı her yerde atılıyor artık herkes özgürlüğün kadının özgürlüğünden geçtiğini biliyor bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti. (MA)




