• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kürt Dil Kurumları’ndan 21 Şubat deklarasyonu: ‘Kürtçeye statü, Kürtçe eğitim’

Kürt Dil Kurumları’ndan 21 Şubat deklarasyonu: ‘Kürtçeye statü, Kürtçe eğitim’

Kürt Dil Kurumları, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla Diyarbakır’da yayımladıkları deklarasyonda “Kürtçeye statü-Kürtçe eğitim” sloganıyla etkinlikler gerçekleştirileceği duyuruldu.

Kürt Dil Kurumları’ndan 21 Şubat deklarasyonu: ‘Kürtçeye statü, Kürtçe eğitim’
Kürt Dil Kurumları’ndan 21 Şubat deklarasyonu: ‘Kürtçeye statü, Kürtçe eğitim’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Şubat 2026 13:56

Kürt Dil Kurumları, 21 Şubat Dünya Anadil Günü Deklarasyonu’nu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda açıkladı.

Açıklamaya çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Açıklamayı Kürtçe’nin Kırmanckî lehçesinde Kürt Edebiyatçılar Derneği’nden Stran Yaşar, Kurmancîsini ise Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER) üyesi Rıfat Roni okudu.

‘Dil; onur, kimlik ve varoluştur’

Metinde dilin halklar ve uluslar için kimlik, onur ve varoluş anlamı taşıdığı vurgulandı. İnsanların dilleri aracılığıyla var oldukları, toplumların ise dilleri üzerinden uluslaştıkları belirtilerek, anadil eşitliği, çok dillilik ve kültürel çeşitliliğin birlikte yaşamın temeli olduğu ifade edildi.

Deklarasyonda, 21 Şubat’ın tarihsel arka planına da yer verildi:

“Bu günün temelini, Bengal halkının (günümüz Bangladeş halkının) anadilleri için verdiği mücadele ve Dakka Üniversitesi öğrencilerinin tek dilli sistemi kırmak için yürüttüğü eylem kampanyası oluşturmuştur; bu da yok olma tehdidiyle karşı karşıya olan kültürleri ve dilleri korumak için bu günün temellerini oluşturmaktadır. Bu nedenle, 21 Şubat UNESCO tarafından Anadil Günü olarak ilan edilmiştir.”

21’inci yüzyılda, Kürt halkı gibi dünyanın birçok ülkesindeki insanlar ve uluslar, kültürleri, dilleri ve kimlikleri için mücadele etmeye, kolektif haklarını talep etmeye ve ulusal değerleri ve onurları için büyük bedeller ödemeye devam etmektedir. Yüz yılı aşkın bir süredir Kürt halkı, Kürt halkının kültürüne, diline ve kimliğine karşı inkâr ve yıkım politikaları izleyen totaliter sisteme karşı direnmekte, kimlik haklarını talep etmekte ve Kürdistan, Türkiye ve dünyanın tüm halklarını dilsel statüleri ve hakları için mücadelelerini güçlendirmeye çağırmaktadır.

‘Kürtçe için statü ve eğitim talebi’

Açıklamada, Kürt halkının uzun süredir kültür, dil ve kimlik hakları için mücadele ettiği belirtilerek, inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı direnişin sürdüğü ifade edildi.

Metinde, şu ifadeler yer aldı:

“Kürt dili kurumları olarak, Kürt dilinin değerini ve saygınlığını koruma, geliştirme ve yükseltme duygusu, tutumu ve bilinciyle, anadilde eğitim taleplerimizle; 21 Şubat Dünya Anadil Günü çerçevesinde, ‘Kürtçeye statü-Kürtçe eğitim’ sloganıyla etkinliklerimizi gerçekleştireceğiz. Paneller, yürüyüşler, bildiriler, tiyatro oyunları, filmler ve belgesel gösterimleri, kadınlar ve çocuklar için tiyatro oyunları gösterimleri, dengbêj geceleri, Kürt yazarların kitap imza programları gibi etkinliklerle Kürtçe dil faaliyetlerimizi gerçekleştireceğiz. Kürtçe dil eğitimi talebiyle merkezi noktalarda stantlar kurmak, Gülistan Dil Parkı’nı açmak, çok dilli konserler, forumlar ve belgeseller düzenlemek, dil ve kültür kurumlarıyla işbirliği içinde çok dilli konserler organize etmek, aileler için dil farkındalık seminerleri düzenlemek, stand-up gösterileri yapmak, Kurmanckî lehçesinin yok olmasını önlemek için UNESCO ve Milli Eğitim Bakanlığı’na mektuplar göndermek gibi çalışmalarımız olacak, anadil için çalışmalarımıza ve mücadelemize devam edeceğiz.

‘Anayasal güvence ve resmi statü talebi’

Deklarasyonda, Kürtçenin anayasal güvence altına alınması, resmi dil statüsü kazanması ve okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim dili olması talebi yinelendi. Kürt halkının kültürünü, dilini ve kimliğini koruma ve geliştirme mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Açıklamanın sonunda, “Bu gün, Kürt diline tutkuyla bağlı ve sadık halkımız ve anadillerinde eğitim alma hakkından mahrum bırakılan dünyanın tüm ezilmiş halkları için mutlu bir gün olacak” denildi. (MA)