• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Hol Kampı’nda ‘kontrolsüz’ tahliye: Nüfusu 5 binin altına düştü

Hol Kampı’nda ‘kontrolsüz’ tahliye: Nüfusu 5 binin altına düştü

Yıllardır dünyanın en tehlikeli noktalarından biri olarak kabul edilen Hol Kampı’nda kontrol el değiştirdi. SDG’nin çekilmesinin ardından silahlı gruplar tarafından başlatılan sistematik tahliye operasyonuyla, aralarında binlerce yabancının da bulunduğu IŞİD bağlantılı aileler Suriye geneline dağıtıldı. Uzmanlar, denetimsiz yeni kamplar ve kontrolsüz yayılımın IŞİD’i yeniden canlandırabileceği uyarısında bulunuyor.

Hol Kampı’nda ‘kontrolsüz’ tahliye: Nüfusu 5 binin altına düştü
Hol Kampı’nda ‘kontrolsüz’ tahliye: Nüfusu 5 binin altına düştü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Şubat 2026 12:58
  • Güncellenme: 17 Şubat 2026 13:04

Kuzey ve Doğu Suriye’nin en kritik güvenlik dosyalarından biri olan Hol Kampı’nda son günlerde çarpıcı bir hareketlilik yaşanıyor.

Uluslararası raporların yıllardır “her an patlayabilir” dediği kamp, dramatik bir yıkımla değil, Suriye geçici hükümetine bağlı silahlı grupların eliyle sessizce boşaltıldı.

21 binden fazla sakini olan kampta nüfus 5 binin altına düşerken, başka ülke vatandaşı IŞİD’lilerin neredeyse tamamı belirsiz noktalara sevk edildi.

Adım adım boşaltma: Gece araçları ve kaçak yollar

Ocak 2026’da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) uluslararası duyarsızlık ve stratejik nedenlerle çekilmesinin ardından kampın kontrolü Şam yönetimine bağlı grupların denetimine geçti.

ANHA’nın haberine göre, tahliyeler organize bir geri dönüş programı yerine daha gizli bir şekilde yapıldı. Buna göre;

Aileler gece karanlığında araçlarla bilinmeyen bölgelere taşındı.

Bir grup IŞİD’li aile, Türkiye sınırı yakınındaki kamplara gönderildi.

Yabancı ülkelerin vatandaşların bir kısmı İdlib’e kaçırılırken, bir kısmı da Halep’in kuzeyinde denetimi olmayan yeni kamplara nakledildi.

Yeni kamp modeli: İnternet var, denetim yok

Arap medyasına yansıyan bilgilere göre, Halep kırsalında IŞİD aileleri için kurulan yeni merkezler, Hol Kampı’ndaki sıkı güvenlik önlemlerinden yoksun. İnternet erişiminin olduğu ancak hiçbir denetimin bulunmadığı bu yeni alanlar, örgüt ideolojisinin yeniden canlanması için uygun bir zemin hazırlıyor. Uzmanlar, ailelerin bu şekilde toplum içine karışmasının uyuyan hücrelerin tetiklenmesini ve iletişimin yeniden tesis edilmesini kolaylaştıracağı uyarısında bulunuyor.

Ocak ayı başında kampta;

42 farklı uyruktan 6 bin 352 yabancı kadın ve çocuk,

15 bin 245 Suriyeli,

Toplamda 21 binden fazla kişi bulunuyordu.

Bugün ise bu devasa kitle, uluslararası bir rehabilitasyon programından geçmeden Suriye toplumunun içine yayılmış durumda.

‘Dosya kapanmadı, görünmez hale geldi’

Sonuç olarak; Hol Kampı patlamadı ancak sorun çözülmekten çok uzak. Eskiden belirli bir merkezde kontrol altında tutulabilen IŞİD tehdidi, artık geniş bir coğrafyaya yayılarak “görünmez” ve “kontrol edilemez” bir hal aldı. Hol Kampı dosyası kapanmadı; sadece Suriye’yi ve dünyayı IŞİD’in geri dönüşü tehlikesiyle baş başa bırakan yeni ve daha karanlık bir aşamaya evrildi.

Geçmişten günümüze Hol Kampı

Haseke şehrinin yaklaşık 45 kilometre doğusunda ve Suriye-Irak sınırı yakınlarında konumlanan Hol Kampı, yıllarca Kuzey ve Doğu Suriye’nin en hassas ve karmaşık güvenlik noktalarından biri olarak kabul edildi.

İlk olarak 1990’ların başında Iraklı mülteciler için kurulan kamp, 2003 yılındaki Irak işgalinin ardından kapılarını yeniden açtı. Suriye iç savaşı sürecinde IŞİD’in kontrolüne geçmesiyle birlikte, Suriye ile Irak arasında kritik bir lojistik koridora dönüşen kamp, bölge için stratejik bir tehdit merkezi haline geldi.

2015 yılında Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) IŞİD’i bölgeden çıkarmasının ardından sivil sığınmacılar için kullanılan kamp, 2019’da örgütün Bağoz’daki coğrafi varlığının sona ermesiyle yeni bir sürece girdi. Bu tarihten itibaren IŞİD’li ailelerin kampa yerleştirilmesi, burayı dünyanın en büyük risk merkezlerinden birine dönüştürdü.

Nüfusu bir dönem 74 bin kişiye ulaşan kampta, çoğunluğu radikal ideolojiye sahip kadın ve çocukların bulunması, merkezin uluslararası kamuoyunda ‘saatli bomba’ olarak adlandırılmasına yol açtı. Kamp içerisinde, ‘Hilafet Yavruları’ (Eşbal El Xîlafa) olarak bilinen çocuk eğitim ağları kurulurken; IŞİD’li kadınlar tarafından işletilen gizli şeriat mahkemeleri de kampın kontrol edilemez güvenlik yapısının bir parçası haline geldi. (ANHA)