Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: Türkiye’de tek bir anaokulu var

MA’dan Azad Altay’ın haberine göre, Türkiye’de tehlike altındaki dillerden biri olan Süryanicenin okutulduğu yalnızca tek bir anaokulu bulunuyor. Turabdin Bölgesi’nde dilin kullanımının giderek azaldığını söyleyen SÜDEF Başkanı Evgil Türker, “Okul açmazsak kaybolup gideriz” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: Türkiye’de tek bir anaokulu var
Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: Türkiye’de tek bir anaokulu var
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Şubat 2026 09:43
  • Güncellenme: 20 Şubat 2026 11:11

Mezopotamya coğrafyasının en kadim halklarından biri olan Süryanilerin dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. UNESCO’nun Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre Türkiye’de yok olmuş ya da yok olma riski altında bulunan 18 dil ve lehçe bulunuyor. Süryanice de bu diller arasında yer alıyor.

Türkiye’de 15 bin ila 20 bin arasında Süryaninin yaşadığı tahmin ediliyor. Yaklaşık 15 bin Süryani İstanbul ve çevresinde, diğerleri ise Mêrdîn ve Şirnex’teki Turabdîn Bölgesi’nde yaşamını sürdürüyor.

20 bin Süryani ve tek bir okul

Süryanilerin son okulu 1928 yılında Mêrdîn’de kapandı. İstanbul Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi Vakfı, 2013’te anaokulu açmak için girişimde bulundu ancak bu girişim Milli Eğitim Bakanlığı tarafından engellendi.

Ankara 13. İdare Mahkemesi, bakanlığın kararını iptal etti. Bunun üzerine 2014 yılında Mor Efrem Süryani Anaokulu açılarak Süryanice eğitim başladı. Türkiye genelinde Süryanicenin okutulduğu başka bir okul bulunmuyor. Bazı kilise ve manastırlarda ise sınırlı düzeyde Süryanice dersleri veriliyor.

Süryanilerin örgütlü olduğu tek yapı Mîdyat’taki Süryani Dernekler Federasyonu (SÜDEF). Sekiz derneğin bir araya gelmesiyle kurulan federasyonda da düzenli bir dil eğitimi yürütülmüyor.

‘Süryaniler Araplaşıyor’

21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla Mezopotamya Ajansı’na konuşan SÜDEF Başkanı Evgil Türker, Süryanicenin tarihsel olarak Ortadoğu’nun geniş bir coğrafyasına yayıldığını hatırlattı. Türker, “Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Türkiye’ye kadar yayılmış bir dildi. Birçok dile kaynaklık etti, Arapçaya ciddi katkıları oldu. Ama bugün Süryanice ciddi bir tehlike yaşıyor” dedi.

Arapçanın hakim hale gelmesiyle birlikte Süryani toplumunda dil değişiminin hızlandığını belirten Türker, Suriye, Lübnan ve Irak’ta yaşayan Süryanilerin büyük bölümünün artık Arapça konuştuğunu, ana dillerinin Arapçaya dönüştüğünü ifade etti.

‘Göç sonrası zayıflamaya başladı’

Türkiye’de özellikle Botan bölgesinde Süryanicenin bir dönem en güçlü konuşulan dillerden biri olduğunu vurgulayan Türker, 1980’li yıllardan sonra artan göçle birlikte dilin zayıfladığını söyledi. Midyat’ta geçmişte Süryanicenin çarşıda, sokakta ve okullarda yaygın bir dil olduğunu hatırlatan Türker, medrese ve manastır sistemlerinin de göçle birlikte işlevini yitirdiğini dile getirdi.

‘Çocuklarımız Türkçe konuşuyor’

Lozan Antlaşması sürecinde Süryanilerin büyük kayıplar yaşadığını belirten Türker, 1928’den sonra Süryani okullarının kapatılmasıyla Türkiye’de resmi anlamda Süryanice eğitimin sona erdiğini söyledi. 2013’te alınan yargı kararına kadar bu hakkın talep edilemediğini vurgulayan Türker, bugün Türkiye’de yalnızca bir okulun var olduğuna dikkat çekti.

‘Okul açmazsak kaybolup gideriz’

Süryanicenin yaşatılması için ortak ve planlı bir mücadele gerektiğini belirten Türker, Turabdin Bölgesi’nde dahi çocukların kendi aralarında Türkçe konuştuğunu söyledi. Kilise vakıfları, sivil toplum örgütleri ve yurt dışındaki Süryani kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Türker, “Midyat merkezde bir okul kurup çocuklarımıza anadilleriyle eğitim vermek zorundayız. Yoksa kaybolup gideriz” dedi.

Yerel yönetimlere çağrı

Devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarına da dikkat çeken Türker, Lozan Antlaşması’na atıf yaparak, Süryanilerin eğitim hakkının finansal olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlerin çok dilli belediyecilik anlayışını yeniden gündeme almasının önemine işaret eden Türker, özellikle DEM Parti’li belediyelerin bu konuda daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Midyat’ta dört dilin konuşulduğunu hatırlatan Türker, çok dilliliğin bölgenin gerçekliği olduğunu ifade etti.