Gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un Ekim 2025’te İstanbul Esenyurt’ta darbedilerek öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan fezlekeye Tosun ailesinin avukatları tepki gösterdi. Avukatlar, fezlekenin “kamu vicdanını zedeleyeceğini” ve “katiller lehine” düzenlendiğini belirtti.
Tosun ailesinin avukatları, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenledikleri basın toplantısında soruşturma sürecine ve fezlekenin içeriğine ilişkin açıklama yaptı.
‘Savcılık iddia makamı gibi davranmadı’
Ailenin avukatlarından Cemal Yücel, savcılığın olayın hukuki niteliğini yanlış değerlendirdiğini belirterek, hazırlanan fezlekenin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini söyledi.
Yücel, “Hakan Tosun bir çete tarafından defalarca tekmelenerek ve darbedilerek hayatını kaybetmiştir. Buna rağmen savcılık makamı iddia makamı gibi değil, adeta sanık müdafi gibi hareket eden bir metin kaleme almıştır” dedi.
Fezlekede olayın “kasten öldürme” kapsamında değil, “yaralama kastıyla işlenmiş ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” olarak değerlendirildiğini aktaran Yücel, bunun ceza miktarı açısından hayati bir fark doğurduğunu vurguladı.
‘İki sanık iki buçuk yıl içinde tahliye edilebilir’
Yücel, Türk Ceza Kanunu’na göre kasten öldürmenin cezasının müebbet hapis olduğunu, nitelikli hallerde ise ağırlaştırılmış müebbet öngörüldüğünü hatırlattı. Savcılığın değerlendirmesinin kabul edilmesi halinde ise cezanın 14 yıl alt sınırından başlayacağını belirtti.
Bu durumda tutuklu iki sanığın yaklaşık iki ila iki buçuk yıl içinde tahliye edilebileceğini söyleyen Yücel, “Bu yalnızca teknik bir hukuki fark değildir; adaletin tecellisi açısından hayati bir farktır. Bu şekilde bir hüküm kurulursa kamu vicdanı derinden yaralanır” ifadelerini kullandı.
Yücel, söz konusu yaklaşımın cezasızlık algısını pekiştireceğini belirterek, “Bu fezleke yasa, hukuk ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Açık biçimde katiller lehine hazırlanmıştır” dedi.
Adli Tıp raporu: Künt kafa travması
Savcılığın öldürme kastı bulunmadığı yönündeki değerlendirmesine karşı çıkan Yücel, Adli Tıp Kurumu raporuna işaret etti.
Rapora göre Tosun’un ölümünün; künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiğini aktaran Yücel, Tosun’un bedeninde çok sayıda darp izi bulunduğunu söyledi.
Kamera görüntülerine göre saldırganların Tosun’a iki ayrı zamanda en az 5-6 kez tekme attığını ve yumruklarla darbettiğini belirten Yücel, “Saldırı bir anlık değil, süreklilik arz eden ve yoğun şiddet içeren bir eylemdir. Yargısal içtihatlara göre bu tür ölümler istisnasız biçimde kasten öldürme olarak değerlendirilir” dedi.
Savcılığın, taraflar arasında husumet bulunmadığı ve saldırganların herhangi bir alet kullanmadığı gerekçesiyle öldürme kastı olmadığı yönündeki değerlendirmesine de tepki gösteren Yücel, “Bu mantık kabul edilirse, sokakta tanımadığı biri tarafından vahşice dövülerek öldürülen bir kişinin ölümünde dahi öldürme kastı yok denebilecektir” diye konuştu.
‘Haksız tahrik iddiası hukuka aykırı’
Fezlekede Tosun’un saldırganlara küfür ve hakaret ettiği iddiasına yer verilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının istendiğini aktaran Yücel, tanık beyanlarının taraflı olduğunu savundu. Tanıkların saldırganların komşusu ve arkadaşı olduğunu belirten Yücel, kamera kayıtlarında Tosun’un herhangi bir provokatif davranışının bulunmadığını söyledi.
Olayın iştirakçisi olduğu belirtilen motosikletli şahıs hakkında ise dava açılmadığını kaydeden Yücel, bu kişinin beyanlarının tahrik gerekçesi olarak dosyaya konulduğunu, ancak şüpheli sıfatıyla işlem yapılmadığını ifade etti.
Fezlekede olaydan yaklaşık yarım saat önce metrobüste yaşandığı iddia edilen bir tartışmaya da yer verildiğini belirten Yücel, metrobüs kamera kayıtlarında herhangi bir taciz ya da saldırı görüntüsünün bulunmadığını söyledi. Tosun’un bir kadını taciz ettiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu dile getiren Yücel, “Bu açık bir iftiradır. Buna rağmen fezlekeye yazılmıştır” dedi.
‘HTS kayıtları incelenmedi’
Yücel, şüphelilerin HTS ve telefon kayıtlarının incelenmediğini, olası azmettiriciye ilişkin taleplerinin karşılanmadığını belirterek, “Deliller toplanmadan, olayın organizasyon boyutu araştırılmadan hazırlanan bu fezleke, iddia makamının görevini yerine getirmediğini göstermektedir” dedi.
Hazırlanan fezlekenin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini kaydeden Yücel, “Bu dava yalnızca bir ceza yargılaması değil, cezasızlık sorununun da turnusol kâğıdıdır. Yargı makamları hiçbir kişiye öldürme vizesi vermemelidir” ifadelerini kullandı.
‘Adaletin kimin için var olduğunu göreceğiz’
Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun ise olay sonrası delillerin karartılmaya çalışıldığını, aileye 27 saat boyunca haber verilmediğini söyledi. Kardeşi hakkında ortaya atılan uyuşturucu kullanımı ve taciz iddialarının asılsız olduğunu belirten Tosun, otopsi raporunda herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığını aktardı.
Kamera kayıtlarının ortada olduğunu vurgulayan Öznur Tosun, “Buna rağmen Hakan Tosun’un elli yıllık yaşamı itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor” dedi.
Öznur Tosun, “Bu dava sadece bir cinayet dosyası değil; cezasızlık sorununun ve adalet duygusunun sınavıdır. Devlet sokak ortasında can alanların yanında mı duracak, yoksa adalet arayan yurttaşların mı? Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Adaletin gerçekten kimin için var olduğunu hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.




