Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Üyesi Necla Akyıldız Göçer’in 2023 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) aleyhine açtığı dava sonuçlandı.
Evrensel’den Elif Turgut’un haberine göre, Danıştay 8. Dairesi, okul öncesi eğitimde bir öğün ücretsiz yemek uygulamasının kaldırılmasını, “Mali kaynakların yetersizliği” ve “MEB’in mali kaynaklar ile ihtiyaçlar arasında denge kurma zorunluluğu” gerekçeleriyle hukuka uygun buldu. Davanın avukatları, karara karşı temyiz başvurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Karar öncesinde dosya hakkında görüş bildiren Danıştay tetkik hakimi, devletin bir felaket sonrası sağladığı ücretsiz yemek desteğini geri çekmesinin idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmişti. Hakim, “Belirli bir kesimin dezavantajlı hale getirilerek alınan kararların hukuka uygun olmadığı” vurgusunu yapmıştı.
‘Çocuklar aç, veliler tükenmiş’
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin 2025 raporu, özellikle beslenme sorununun çocukların eğitimden kopmasına yol açtığını ortaya koyuyor. Pendik’teki derneğe başvuran 1500 kadın, “Çocuğuma beslenme çantası hazırlayamıyorum” diyerek durumlarını aktardı.
Tekstil atölyesinde çalışan üç çocuk annesi bir kadın, çocuklarına sadece yufka ve bazen patates koyabildiğini, meyveyi ise aylar sonra alabildiğini aktardı:
“Pazar akşamı aldığım yufkaları çocuklara beslenme olarak hazırlıyorum. Bulabilirsem içine biraz patates koyuyorum, sabah kızartıp beslenmeye ekliyorum. Ama bazen patates veya ek malzeme bulamayınca sadece yufkayı yağda kızartıp üzerine çikolata sürüyorum. Meyve almak için başka bir şeyden feragat etmiyorum; zaten çok sınırlı imkanımız var, iki-üç ayda bir meyve alabiliyoruz. Sınıftaki diğer çocuklar da genellikle meyve getirmiyor.”
Eğitimden kopan çocuklar iş arıyor
Raporda, beslenme desteği talebiyle başvuran çocukların sayısının önceki yıla göre arttığı ve akran baskısı nedeniyle örgün eğitimden uzaklaştıkları belirtildi. Bazı çocuklar harçlık veya gelir sağlamak için yarım gün çalışıyor, hafta sonları çıraklık yapıyor.
Derneğe başvuran kadınlardan Nüha, eşinin işçi olduğunu ve asgari ücretle çalıştığını, bazen fazla mesaiye kaldığında maaşının asgari ücretin biraz üzerine çıktığını anlattı. Nüha, 10 yaşındaki oğlunun okula giderken ekonomik nedenlerle sorun yaşadığını, harçlık çıkarabilmek için zaman zaman yarım gün su sattığını, hafta sonları ise berber dükkanlarında çıraklık yaptığını aktardı. Ancak geçim sıkıntısı derinleşince oğlunun okulu bırakmak zorunda kaldığını ve bir kuaförde çırak olarak çalışmaya başladığını ifade etti.
Avukatlar: Karar hukukun siyasetin gölgesinde kaldığını gösteriyor
Davanın avukatlarından Av. Heval Karasu, Danıştay 8. Dairesinin kararının sadece mevzuat ve savcılık görüşüne dayandığını, sunulan belgelerin ve somut örneklerin dikkate alınmadığını söyledi. Karasu, MEB’in kaynakları daha çok ÇEDES, MESEM ve ramazan etkinliklerine aktarırken öğrencilerin açlık sınırında yaşadığını vurguladı.
Karasu, “Danıştay 8. Dairesinin kararını sadece takdir yetkisine dayandırması, hukukun siyasetin gölgesinden çıkamadığının göstergesidir” diyerek, temyiz başvurusu ile hukuki mücadeleye devam edeceklerini belirtti.




