Geçtiğimiz Kasım ayında, İsrail ordusunun işgali altındaki Batı Şeria’da bulunan El-Far’a mülteci kampında 14 yaşındaki Filistinli çocuk Jad Jadallah, İsrail askerleri tarafından yakın mesafeden vuruldu.
Ancak Jad yerde kanlar içinde yatmasına rağmen, askerler yaklaşık 45 dakika boyunca müdahale etmeyerek, iki Filistin ambulansının yaralı çocuğa ulaşmasını engelledi.
Görgü tanıkları ve video kayıtları, toplam 14 İsrail askerinin Jad’ın etrafını kordon altına alıp, kan kaybı yaşarken kayıtsızca beklediğini ortaya koyuyor.
İsrail askerlerinin her biri travma tedavisi konusunda eğitimli olmasına rağmen, Jad’a tıbbi müdahalede bulunmadıkları belirtiliyor. Hatta Jad’ın dikkat çekme çabaları askerler tarafından görmezden gelindi.
İsrail ordusu, BBC’ye yaptığı açıklamada askerlerin “ilk tıbbi müdahaleyi” yaptığını savunsa da, müdahalenin niteliği ve zamanlaması hakkında bilgi vermekten kaçındı.
Ayrıca Jad’ı taş atmakla suçlayarak, askerlerin ölümcül güç kullanması için gerekçe oluşturduğunu belirtti. Ancak olayın video kayıtları, bir İsrail askerinin Jad’ın yanına bir cisim bıraktığını ve bunun fotoğrafını çektiğini gösteriyor. Jad’ın ailesi ve insan hakları örgütleri, bunun çocuğu suçlu göstermeye yönelik bir girişim olduğunu savunuyor.
Askerler sonunda Jad’ı bir askeri aracın arkasına yükledi, ancak bu işlemden önce veya sonra Jad hayatını kaybetti. İsrail ordusu, Jad’ın vücudundaki yaraların sayısı ve yeri hakkında bilgi vermeyi reddetti ve cenazeyi ailesine teslim etmedi.
El-Far’a kampı, yaklaşık 10 bin Filistinlinin yaşadığı ve sık sık İsrail’in askeri baskınlarına maruz kalan bir yer. İsrail, bu operasyonları bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplara karşı önlem olarak savunuyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, geçen yıl Batı Şeria’da 55 çocuk İsrail güçleri tarafından öldürüldü. 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıdan sonra ise 227 çocuk hayatını kaybetti.
Olay anı ve sonrası
Kamptaki güvenlik kamerası kayıtları, Jad’ın vurulduğu anı ve sonrasını net şekilde gösteriyor. Görüntülerde, üç çocuk ara sokağın köşesinde dururken, dört İsrail askerinin duvar arkasına saklandığı görülüyor. Jad ve arkadaşları askerleri fark edip kaçarken, Jad ya onları görmedi ya da çok geçti. İsrail askerinin Jad’ın arkasından ateş etmeye devam ettiği ve Jad’ın yere yığıldığı kameraya yansıyor.
Bir başka gizlice çekilen görüntüde ise Jad’ın kollarını sallayarak ve şapkasını askerlere fırlatarak yardım istemesine rağmen, askerlerin bu çabaları görmezden gelip şapkayı geri tekmelediği görülüyor.
Jad’ın annesi Safa, oğluna ulaşmaya çalıştığını ancak askerler tarafından engellendiğini doğruladı. Filistin Kızılayı sağlık görevlileri ise ambulansların askerler tarafından engellendiğini ve Jad’a ulaşamadıklarını belirtti.
Taş atma suçlaması ve insan hakları ihlalleri
İsrail ordusu, Jad’ı taş atmakla ve “askerlere saldırmaya teşebbüs etmekle” suçladı. Ancak ortaya çıkan görüntüler, bir askerin Jad’ın yanına taş koyduğunu ve bunun fotoğrafını çektiğini gösteriyor. Jad’ın ailesi, bu hareketin oğullarını suçlu göstermek için yapıldığını savunuyor.
İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem, İsrail askerlerinin taş atan çocuklar dahil, doğrudan tehdit oluşturmayanları hedef aldığı “ateş açma” politikası uyguladığını belirtiyor. B’Tselem’den Shai Parnes, bu tür olayların daha önce de yaşandığını ve kameralarla ilk kez belgelenmediğini ifade etti.
Cenazenin aileye teslim edilmemesi
İsrail ordusu, Jad’ın cansız bedenini ailesine vermeyi reddetti. Bu durum, İsrail’in ordu tarafından öldürülenlerin cenazelerini ailelere teslim etmeme politikasının bir parçası olarak görülüyor. Şu anda 776 Filistinli ve diğer uyruklardan kişinin cenazesi İsrail tarafından alıkonmuş durumda.
Jad’ın annesi Safa, İsrail’in bu tutumunu “bir şey saklama ya da kasıtlı zulüm” olarak değerlendiriyor. “Belki de sabrımızı tüketmek istiyorlar ama biz beklemeye devam edeceğiz. Allah’ın izniyle onu geri alacağız” dedi.




