• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava görüldü: Sanıkların yurt dışı yasakları kaldırıldı

Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava görüldü: Sanıkların yurt dışı yasakları kaldırıldı

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin eski Başkanı Ferdi Zeyrek’in elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ikinci duruşmasında mahkeme sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasaklarının kaldırılmasını hükmetti.

Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava görüldü: Sanıkların yurt dışı yasakları kaldırıldı
Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava görüldü: Sanıkların yurt dışı yasakları kaldırıldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 27 Şubat 2026 12:48
  • Güncellenme: 27 Şubat 2026 12:49

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin eski Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölümüyle ilgili “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanan 10 sanığın yargılamasına, Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada tanıklar dinlendi.

Tanık olarak ifade veren site sakini M.E., sitenin inşaat süreci ve havuz bakımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Evler M.G’nin firması üzerinde yapıldı. Proje aşamalarını bilmiyorum. Havuz projede var mıydı yoksa sonradan mı eklendi bilmiyorum. İnşaat tamamlandıktan sonra bir kaç defa şalter atması söz konusu oldu, ‘fazla yüklenmeden’ dediler. Biz elektrikçiyi çağırdık yapıldı. Herkes kendi eviyle ilgileniyordu. Havuz bakımlarını son dönemde Y.Ö. yapıyordu. Temizliğini yapıyordu. Ferdi Başkan havuzla ilgili sıkıntılarını bana söylemedi. A.S., bahçe işlerini yapıyordu, çöpleri topluyordu, gelene gidene bakıyordu.”

‘Havuzların hepsine ortak bakan bir kimse yoktu’

Bir diğer tanık site sakini O.Ö. ise olay günü yurt dışında olduğunu belirterek, inşaat sürecine dahil olmadığını ifade etti. O.Ö. beyanında şu ifadeleri kullandı:

“İnşaatı yapanlar arasında değilim. Ben evi sonradan M.G.’den satın aldım. Havuzların hepsine ortak bakan bir kimse yoktu. Havuzların bakımlarını herkes ayrı ayrı kendi yaptırıyordu. Y.Ö. benim havuzumun kimyasal malzemelerini tedarik ederdi. A.S. sitenin çim biçme, çöp toplama gibi işlemlerini yapardı. A.S. havuzun teknik işlerini yapmazdı, temizliğini yapardı. Siteye bir işçi geldiğinde başında durur, yapılan iş ve işlemlerle ilgili bilgi verirdi.”

Site yöneticisi A.A. olay günü yaşananları anlattı

Site yöneticisi A.A. ise olay günü yaşananları ayrıntılı şekilde anlattı. A.A., sabah saatlerinde su taşkınını fark ettiğini belirterek şu beyanlarda bulundu:

“Olay günü sabah namazına giderken saat 06.15’te başkan beyin ikametgahından yan siteye su aktığını gördüm. Sitede iki tane su hattı var, birisi evlerin kapı girişlerinin olduğu tarafta diğeri de havuzların olduğu tarafta. Su patlağı olabileceğini düşünerek A.S.’yi aradım, ulaşamadım. Saat 07.00 gibi A.S. aradı. Durumu anlattım. 07.20 gibi A.S. ile birlikte Ferdi Bey’in ikametgahına girdik. Herhangi bir su hattında bir patlak görmedik. Daha sonra denge tankına baktık. Denge tankındaki mekanik şamandıranın suyu kesmediğini, suyun havuzdan taştığını gördük. Denge tankından da suyun çimlerin üzerine taştığını gördük. Denge tankında şamandıranın orada vana olması lazım, o vananın kafası yoktu. A.S. boru anahtarıyla vanayı kapattı. Kapattıktan sonra makine dairesinin kapağını açtık. Açtığımızda hemen hemen bir karış civarında su vardı. Normalde tahliye pompası oluyor, tahliye pompası görevini yapmıyordu. Sonra A.S. iple suyu çekti. A.S.’ye ‘Hangi çağda yaşıyoruz, bunu neden değiştirmediniz’ dedim. A.S.’nin de görevi değil ama havuzun bakımını yapan kimse değiştirmesi gerekiyordu. İple suyu çektikten sonra A.S. aşağı indi, panodaki sigortaya baktı. Sigortanın inik olduğunu görünce ‘hiçbir şeye dokunma’ dedim. Dışarı çıkınca havuzun bakımıyla ilgilenen Y.Ö.’yü kendi telefonumdan aradım. Y.Ö. Kula’da olduğunu ve öğleden sonra geleceğini söyledi. Arıza olduğunu ve dokunmamamızı söyledi biz de dokunmadık. Daha sonra A.S.’ye ‘Başkan beye bilgi verirsin’ dedim ve çıktım. Sitedekin havuzların bakımcısı ayrıydı, herkes kendi havuzuyla kendisi ilgileniyordu. Yanlış hatırlamıyorsam Ferdi Bey’in havuzuna Y.Ö. bakıyordu. A.S. çimleri biçip, çöpleri topluyordu. A.S. havuzların sadece ölçerse klorlarını ölçüyordu, klor atıyordu.”

Mahkeme heyeti, 9 Eylül Üniversitesi’nden talep edilen bilirkişi raporunun henüz dosyaya ulaşmaması ve eksik hususların tamamlanması amacıyla duruşmayı 20 Mayıs’a erteledi. Mahkeme, ara kararında sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasaklarının kaldırılmasına hükmetti.

Olayın geçmişi

Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 6 Haziran 2024’te Yunusemre ilçesindeki evinde havuzun makine dairesinde meydana gelen arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Zeyrek, kaldırıldığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından 9 Haziran’da hayatını kaybetti. Eşi Nurcan Zeyrek de olay sırasında eşini kurtarmaya çalışırken yaralandı.

Olayın ardından Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, havuzun bakımından sorumlu olduğu belirtilen Y.Ö. ile kaçak akım durumunu bildirmediği öne sürülen sitenin bakım ve güvenlik işlerinden sorumlu A.S. gözaltına alındı. İki şüpheli, 11 Haziran’da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, 14 Haziran’da evdeki enerji odasının havuza mesafesini standartlara uygun inşa etmediği iddia edilen Z.M., havuzun yapımında görev aldığı değerlendirilen M.Y.P., havuz enerji odasındaki motor ve elektrik aksamlarını standartlara aykırı şekilde dizayn edip montajını yaptığı öne sürülen N.B. ile hatalı montaj gerçekleştirdiği ileri sürülen H.İ. de gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.M., N.B. ve H.İ. “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla tutuklanırken, M.Y.P. savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Daha sonra bilirkişi raporunda kusurlu bulunmadığı belirtilen ve havuzun inşa işini gerçekleştirdiği gerekçesiyle tutuklanan Z.M., 27 Eylül’de tahliye edildi.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar N.B., H.İ., A.S., Y.Ö., H.A., M.E., R.A., H.Ş., M.Ç. ve M.G.’nin “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Dosyada ayrıca Yunusemre Belediyesi’nde görevli M.S. ile Ö.T. hakkında da soruşturma izni istendiği belirtildi.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı.

Davanın 5 Aralık 2025’te görülen ilk duruşmasında mahkeme, Nurcan Zeyrek ile kızı Nehir Zeyrek’in davaya katılma taleplerini kabul etti. Heyet, tutuklu sanıklar N.B. ve H.İ.’nin adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verirken, kusur durumlarının netleştirilmesi amacıyla 9 Eylül Üniversitesi’nden yeniden bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı erteledi. (ANKA)