• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Mardin’den Adana’ya kadınlar 8 Mart için sokaklarda: Demokratik toplumu örüyoruz

Mardin’den Adana’ya kadınlar 8 Mart için sokaklarda: Demokratik toplumu örüyoruz

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Mardin, Mersin, Şanlıurfa ve Adana’da alanlara çıkan kadınlar, erkek egemenliğe, şiddete ve savaşlara karşı dayanışma mesajı verdi.

Mardin’den Adana’ya kadınlar 8 Mart için sokaklarda: Demokratik toplumu örüyoruz
Mardin’den Adana’ya kadınlar 8 Mart için sokaklarda: Demokratik toplumu örüyoruz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Mart 2026 16:17

Mardin, Mersin, Şanlıurfa ve Adana’da kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü alanlarda bir araya gelerek kutladı. Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve DEM Parti Kadın Meclisi çağrısıyla düzenlenen etkinliklerde kadınlar, “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla taleplerini duyurdu, erkek egemenliğe, savaşlara ve kadın cinayetlerine karşı dayanışma mesajı verdi.

Miting ve basın açıklamalarında, Kürt kadın hareketi, Rojava devrimi ve Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlüğü perspektifi öne çıkarılırken, Türkiye ve bölgedeki kadınların hak mücadelesi vurgulandı.

Mardin’de miting

Özgür Kadın Hareketi (TJA), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştireceği mitinglerin ilkini Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdi.

“Direnişle özgürleşiyor demokratik toplumu örüyoruz” sloganıyla Newroz Bulvarı’nda gerçekleştirilen mitinge, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra kadınlar katıldı. Yöresel kıyafetlerle mitinge katılan kadınlar, alanı renk cümbüşüne dönüştürdü. Miting öncesi şarkılar eşliğinde halay çeken kadınlar, “Jin, jiyan, azadî” sloganı atarak, zılgıtlar çekti. Sahneye, “Tekoşîna jinan tekoşîna mirovahîyê ye”, “Pêlên kezî yan wê dawiya faşîzmê bîne” ve “Her jin têkoşînek e her têkoşîn kezî yekê” pankartları asıldı. Bir süre halaylarla 8 Mart coşkusunu sürdüren kadınlar, daha sonra saygı duruşunda bulundu.

Ardından başlayan mitingde ilk olarak konuşan TJA aktivisti Emine Akyüz, 8 Mart’ı büyük heyecan ve coşkuyla karşıladıklarını belirterek, “En büyük ve ilk selamı İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan’a gönderiyoruz. Ardından başta Rojava’da ve dünyanın dört yanında direnen, mücadele veren kadınları selamlıyorum. Bugün büyük bir coşkuyla buradayız ve 8 Martı kutlayacağız. Yaşasın 8 Mart” diye belirtti.

Nüsaybin Belediye Eşbaşkanı Gülbin Şahin, bölgede verilen kadın mücadelesine dikkati çekerek, “8 Mart hepimize kutlu olsun. 2010 yılında burası nasıl ki kadın yılı ilan edildi, bu yıl da sizin coşkunuz ve mücadelenizle bir daha kadın kenti ilan edildi. Burası, verilen kadın direnişiyle hafızalara kazındı. Her zaman da öyle hatırlanacak” dedi.

Halide Türkoğlu: Hiçbir zaman biat etmedik

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu da şunları belirtti:

“Bu kentin direnişini ve mücadelesini anlatacak kelime bulmakta zorlanıyorum. Kadın hareketinin öncüsü oldunuz, yolumuzu her zaman aydınlattınız. Mücadeleyi Nisêbînli kadınlardan aldık. İlk mitingimizi burada yapıyoruz. Şu an hiç olmadığı kadar önemli günlerden geçiyoruz. Bizler hiçbir şekilde savaşın büyüdüğü bu coğrafyadan umutsuz olmadık. Hiçbir zaman biat etmedik. Zindan, sınır, şiddet tanımadık. Mücadeleyle bütünlere geldik. Bugünden sonra kimse bizden boyun eğmemizi istemesin. Bizler hiç olmadığı kadar özgürlüğe yakınız.

‘Süreç kadınlar için çok önemlidir’

Ortadoğu’da savaşlar ve kadın katliamları devam ediyor. Bizler kadın mücadelesi yürüten her bir kadınla dayanışırken, erkek egemen, ulus devletlerle de mücadele ediyoruz. Faşist molla rejimi insanları katlederken, buna karşı duran yine kadınlardı. Biz kadınlar, savaş değil barış istiyor. Bizler varlığımızla onurlu bir şekilde bu topraklarda özgür ve eşit yaşamak istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Soykırımın yaşandığı bu topraklarda ancak demokratik ulus perspektifi ile çözüm bulunur. Kürt sorununun demokratik çözümü sadece Türkiye’yi değil tüm Ortadoğu’yu etkiliyor. Sayın Öcalan yüzyılların biriktirdiği sorunu onlarca yıldır çözmeye çalışıyor. Bir yıldır başlayan süreç kadınlar için de çok önemlidir. Bu yüzden çözüm için hepimiz mücadele edeceğiz. Bu yüzyılda Ortadoğu’da her türlü baskıya karşı çıkan her kadına selam olsun. Rojava devrimini gerçekleştiren tüm kadınlara selam olsun. Rojava, tüm kadınların kalbidir çünkü kadın mücadelesi orada nefes alıyor. Buradan kadın kurtuluşu için Kadın Kurtuluş İdeolojisi’ni savunan Sayın Öcalan’a da binlerce kez selam olsun. Sayın Öcalan, kadını kendi hakikatiyle buluşturuyor Biz kadınlar ancak barışla eşit bir yaşamı inşa ederiz.”

Konuşmaların ardından miting, İran’dan Kürt sanatçı Dilniya’nın seslendirdiği şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

Mersin

Mersin’de DEM Parti Mersin İl Örgütü önünde basın açıklaması yapıldı. Mersin Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, “Direnişle özgürleşiyor demokratik toplumu örüyoruz” pankartı açıldı.

Açıklamada, konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, 8 Mart’ın kendileri açısından şenlikli bir kutlama günü olarak görülemeyeceğini ifade etti. Mevcut siyasi anlayışın kadınlara eşit ve özgür bir yaşam değil, artan şiddet ve ölüm gerçeği dayattığını ifade eden Perihan Koca, “Kadın cinayetlerinin arttığı, kadına yönelik erkek şiddetinin yükseldiği, tırmandığı Türkiye koşullarında bizler haklarımız için, yaşamlarımız için tüm yaşam alanlarında ve ülkenin dört bir yanında jin, jiyan, azadî sloganlarıyla yaşamı ve özgürlük mücadelesini kuşanmaya hazırlanıyoruz. Bugün Türkiye’de kadınların tek güvencesi, kadınların örgütlü mücadelesidir. Kadınların tek güvencesi, kadın dayanışmasıdır. Kadın dayanışmasını, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltmek için sokakları, alanları, meydanları kadınların isyanıyla ilmek ilmek örgütlemek için bugün itibariyle Mersin’de yola çıkışımızı duyurmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ardından söz alan TJA Aktivisti Gülbahar Alpsoy, kadınlar özgürleşmeden toplumun özgür olamayacağını belirtti. Toplumsal özgürlüğün sağlanmadığı bir düzende ise hiç kimsenin gerçek anlamda özgür olamayacağını ifade eden Gülbahar Alpsoy, tüm kadınları 8 Mart etkinliklerine davet etti.

‘8 Mart yeni yaşamın inşasının da günüdür’

Ortak açıklamayı yapan DEM Parti Mersin Kadın Meclisi Sözcüsü Meral Gültekin, kalıcı bir barışın ve gerçek bir demokrasinin kadın özgürlüğü güvence altına alınmadan sağlanamayacağını vurguladı. Demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzenin ancak kadınların örgütlü mücadelesiyle inşa edilebileceğini belirten Meral Gültekin, kadınların tarihsel hafızası ile dayanışmasının yeni yaşamın kurucu gücü olduğunu ifade etti.

Meral Gültekin, “Çocuğun, kadının ve doğanın geleceği, iktidar ve tahakküm ilişkilerinin aşılmasıyla mümkündür. Bu nedenle örgütlenmek, dayanışmayı büyütmek ve demokratik toplumu örmek tarihsel bir sorumluluktur. 8 Mart artık sadece direniş değil, yeni yaşamın inşasının da günüdür. Eşit, özgür ve adil bir dünya için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

Açıklama, “Jin, jiyan, azadî” sloganları ile sona erdi.

Şanlıurfa

Şanlıurfa İl Kadın Platformu, Novada Park AVM önünde açıklama yaptı. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, “Haklarımız ve hayatlarımız için mücadelede birleşiyoruz” pankartı açıldı, “Jin, jiyan, azadî” sloganı atıldı. Açıklamayı yapan platform üyesi Sema Köroğlu, “Dünyada ve Türkiye’de yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin bedeli her geçen gün daha fazla kadınlara ödetilmektedir. Kamusal hizmetlerin tasfiyesi, kreşlerin ve bakım hizmetlerinin piyasaya devredilmesi kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden biridir” dedi.

‘Kadınlar aile içine hapsedilmek isteniyor’

Kadınların yaşamın her alanında ayrımcılığa, mobbinge, tacize ve şiddete maruz bırakıldığına dikkat çeken Sema Köroğlu, “İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz biçimde çıkılması, 6284 Sayılı Kanun’un etkisizleştirilmesi ve cezasızlık politikaları failleri cesaretlendirmekte, kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir. Koruma kararlarının uygulanmaması, faillere verilen indirimler ve yargıdaki erkek adalet anlayışı kadınları her gün yeniden ölümle yüz yüze bırakmaktadır. Bu ülkede kadınlar öldürülüyor; failler korunuyor, ödüllendiriliyor. Kadın düşmanı söylemler, gerici ve otoriter politikalarla birlikte yaygınlaştırılmakta; kadınlar aile içine hapsedilmek istenmektedir. Kadınların yaşam hakkı, bedeni ve emeği denetim altına alınmaktadır” diye konuştu.

Savaşlar, çatışmalar ve otoriter rejimlerin kadınların yaşamını daha da güvencesiz hale getirdiğini kaydeden Sema Köroğlu, “Filistin’den Rojava’ya, Afganistan’dan İran’a kadınlar hem hayatta kalma hem de özgürlük mücadelesi vermektedir. Bizler, sınırları aşan kadın dayanışmasının bir parçası olduğumuzu biliyoruz. Urfa İl Kadın Platformu olarak buradan bir kez daha haykırıyoruz: Kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun derhal ve etkin biçimde uygulanmalıdır. Cezasızlık politikalarına son verilmeli, failler değil kadınlar korunmalıdır. Güvenceli iş, insanca yaşamaya yetecek ücret ve eşit işe eşit ücret istiyoruz. Bakım hizmetleri kamusal bir sorumluluktur; ücretsiz ve nitelikli kreşler derhal açılmalıdır. Esnek ve güvencesiz çalışmaya, cinsiyetçi iş bölümüne ve kadın yoksulluğuna karşıyız. Laiklik kadınların yaşam ve eşitlik güvencesidir; vazgeçmiyoruz” şeklinde konuştu.

Tüm kadınları haklarını ve hayatlarına sahip çıkmak için dayanışmaya ve örgütlü mücadeleye çağıran Sema Köroğlu, 8 Mart’a kadar yapacakları programı açıklamadı.

Şanlıurfa İl Kadın Platformunun 8 Mart’a kadar 8 Mart planlaması şu şekilde:

-2 Mart 2026 Pazartesi: Kart Yazımı

-3 Mart 2026 Salı – 20.00: Film Gösterimi – Urfa Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu

-4 Mart 2026 Çarşamba: Pınar Sevin Basın Açıklaması

-7 Mart: Ağaç Dikimi

-8 Mart:Suruç Kadın Mitingi

Basın açıklamasının ardından kadınlar, bildiri dağıtarak programı sonlandırdı.

Adana

Adana’da Mor Dayanışma, kadın haklarına yönelik artan saldırılar, kadın cinayetleri ve üniversitelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu paylaştı. Adana’daki dernek binalarında düzenlenen basın toplantısına çok sayıda kadın aktivist ve üniversite öğrencisi katıldı. Açıklamada, “Evde, sokakta, üniversitede, işte. Dünyanın bütün kadınları direnişte” pankartı açıldı.

Raporu, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca açıkladı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken hazırlanan raporun, kadınların yaşam hakkına yönelik saldırıların politik ve sistematik karakterini ortaya koyduğunu belirten Perihan Koca, patriyarkanın kapitalizmle birlikte kadın emeğini sömürdüğünü ve erkek şiddetini beslediğini vurguladı. Perihan Koca, 2025 yılı boyunca Türkiye genelinde en az 299 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, en az 471 kadının ölümünün ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiği hatırlattı. Kadınların büyük bölümünün ev içinde ve en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çeken Perihan Koca, erkek şiddetinin bireysel değil, erkek egemen düzenin sonucu olduğunu dile getirdi.

‘Kadın cinayetlerini önleyecek mekanizmalar hayata geçirilmeli’

Doğu Akdeniz illerine dair verileri de paylaşan Perihan Koca; Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep ve çevre illerde kadın cinayetleri ile erkek şiddetinin sürdüğü, deprem sonrası derinleşen yoksulluk, barınma krizi ve güvencesizliğin kadınların yaşam hakkını daha da kırılgan hale getirdiği ifade etti. Kadın sığınma evlerinin sayısının yetersizliği, ŞÖNİM’lerin sınırlı olması ve koruyucu-önleyici politikaların uygulanmamasını eleştiren Perihan Koca, kadın yoksulluğu ve işsizliğine de dikkat çekerek, kadınların güvencesiz, düşük ücretli ve esnek işlere mahkûm edildiğini, bakım yükünün kadınların omzuna bırakıldığını belirti.

“Aile Yılı” kapsamında uygulanan politikaların kadınları istihdamdan uzaklaştırdığına işaret eden Perihan Koca, kadın cinayetlerini önleyecek mekanizmaların acilen hayata geçirilmesi, her 100 bin nüfusa kadın sığınma evi açılması, bakım hizmetlerinin kamusal hale getirilmesi, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden imzalanması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin anayasal güvence altına alınması çağrısında bulundu. Perihan Koca, “Taleplerimiz ancak örgütlü kadın mücadelesiyle gerçekleşecek. Tüm kadınları dayanışmaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu. (MA)