• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ‘Hakan Tosun’u kim öldürdü, katilleri kim koruyor?’

‘Hakan Tosun’u kim öldürdü, katilleri kim koruyor?’

Gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin hazırlanan savcılık fezlekesine ailesi ve avukatları Kadıköy’de yaptıkları açıklamayla tepki göstererek, dosyada gerçeğe aykırı bir kurgunun oluşturulduğunu ve sanıklar lehine indirim talep edilmesinin “hukuk faciası” olduğunu savundu.

‘Hakan Tosun’u kim öldürdü, katilleri kim koruyor?’
‘Hakan Tosun’u kim öldürdü, katilleri kim koruyor?’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Mart 2026 22:02

İstanbul Esenyurt’ta, 10 Ekim 2025’te iki kişinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölüme ilişkin savcılık tarafından hazırlanan fezlekeye Tosun’un ailesi, avukatları ve arkadaşları Kadıköy İskele Meydanı’nda yaptıkları açıklamayla tepki gösterdi.

Tosun ailesinin avukatı Cemal Yücel, hazırlanan fezlekenin bir hukuk faciası olduğunu belirterek, “Sanki savcılık Hakan Tosun, suçluymuş gibi fezleke hazırlamış. Hem sanıklar lehine yaralama kastıyla öldürmeden ceza istedi hem de Hakan’ın bunlara karşı haksız tahrik yaptığından dolayı oradan da bir indirim istedi. Bu şartlar altında eğer mahkeme de bu karara uyup da bir karar verecekse Hakan Tosun’un katilleri ceza kanunu gereğince 2,5 yıl gibi bir cezayla kurtulabileceklerdir. Bunu asla kabul edemeyiz. Bu hukuk normlarına aykırıdır. Her türlü adalet duygusuna aykırıdır” dedi.

‘Hakan Tosun’a ne oldu?’

Sena Şat’ın okuduğu basın açıklamasında şöyle denildi:

“10 Ekim 2025 tarihinde, arkadaşımız ve dostumuz Hakan Tosun’a ulaşamayan ailesiyle birlikte ‘Hakan Tosun nerede?’ sorusunu sormaya başladık. Yaklaşık 30 saat sonra Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde olduğunu öğrendik. Bilincinin kapalı olduğunu öğrendiğimizde ise tek bir soruya odaklandık: ‘Hakan Tosun’a ne oldu?’ O andan itibaren kamuoyuna çağrıda bulunarak Hakan’a ne olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, kamera görüntülerinin eksiksiz şekilde toplanmasının ve tanık beyanlarının titizlikle alınmasının hayati önem taşıdığını ifade ettik.

‘Yalnızca yumruk nedeniyle hayatını kaybettiğine inanmamız beklendi’

Avukatlarımız vasıtasıyla dosyaya en kısa sürede ulaştık ve olayın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalıştık. Ancak soruşturmanın henüz başında, basın aracılığıyla yalnızca bir kişinin Hakan’a yumruk attığı ve Hakan’ın yere düştüğü anlara ilişkin görüntüler servis edildi. Hakan’ın yalnızca bu yumruk nedeniyle hayatını kaybettiğine inanmamız beklendi.

‘Gerçeğe aykırı bir olay kurgusu yapılmış’

Israrlı sorularımız ve avukatlarımızın incelemeleri sonucunda, olayın tutanaklarda aktarıldığı biçimde gerçekleşmediğini gördük. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi defalarca talep edilmesine rağmen bu talepler karşılık bulmadı. Mevcut görüntüleri ayrıntılı biçimde inceledik, raporladık ve olay örgüsünün farklı olduğunu somut verilerle ortaya koyduk. Buna rağmen, gözümüzle gördüğümüz ve delillerle ortaya koyduğumuz tablo yerine gerçeğe aykırı bir olay kurgusu yapılmış ve bu doğrultuda savcılık fezlekesi hazırlanmıştır.

‘Katilleri kimler koruyor?’

Şüphelilerden biri muteber tanık olarak değerlendirilmiştir. Oysa bu şahıs başından sonuna kadar saldırının içindedir ve sosyal medya hesabından ‘Daltonlar’, çeteler ve infaz timleriyle ilişkili olduğunu gösterir paylaşımlar yapmıştır. Bu dosya yalnızca bir ceza dosyası değildir; yaşam hakkının korunması bakımından da temel bir önem taşımaktadır. Eylemin hukuki nitelendirilmesinin doğru yapılması, soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin adil şekilde yargılanması gerektiğini kamuoyuna saygıyla bildiririz. Aksi takdirde cezasızlık algısı oluşacak, sokak çeteleri cesaret kazanacak ve hiç kimsenin can güvenliği olmayacaktır. Soruyoruz; katilleri kimler koruyor?” (ANKA)