Dilovası’nda, bir fabrikada 8 Kasım’da meydana gelen yangın nedeniyle 2’si çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili davanın ilk duruşması 24 Mart Salı günü, saat 10.00’da görülecek ve takip eden günlerde devam edecek. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülecek davada 16 sanık hakim karşısına çıkacak.
Mahkeme, dosyadaki taraf sayısının fazla olması ve duruşma salonunun da fiziki yapısını dikkate alarak, duruşmanın Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisinde yer alan duruşma salonunda yapılmasına karar verdi.
Tutukluluklara devam
Öte yandan Mahkeme, tutuklu yargılanan sanıklardan Ravive Kozmetik San. ve Dış Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik firmasının yetkili ortakları İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “olası kastla öldürme” suçundan; Güven Demirbaş ve Ünal Aslan hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan; Ali Osman Akat ile Onay Yürüklü hakkında ise “suçluyu kayırma” suçundan tutukluluk halinin devamına karar verdi.
1 sanık hakkında yakalama kararı çıkartıldı
“Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan hakkında ceza istenen sanık Ümit Çelik’in halen firari olması nedeniyle hakkında yakalama emrinin kaldırılması talebi reddedildi. Sanık Abdurrahman Bayat’ın “suçluyu kayırma suçunu” işlediğine yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle de yakalanmasına karar verildi.
Mahkeme, duruşma salonunun fiziki yapısı ve güvenlik riskleri nedeniyle Kocaeli Valiliği ile Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına, duruşma günü ve devam eden günlerde geniş güvenlik önlemleri alınmasına karar verdi. Mahkeme heyetinin Kandıra’ya nakli için de Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan araç ve güvenlik tedbiri talep edildi.
Dosyada tutuklu bulunan sanıkların ceza infaz kurumlarından duruşmaya hazır edilmeleri için müzekkere yazılmasına hükmedildi.
Ailelerden ‘kamu görevlileri’ vurgusu
Yangında hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatlarının yaptığı açıklamada yargılamanın kamu görevlilerini kapsamadığı belirtilerek “Dosyada yalnızca işveren sorumluluğu tartışılmıyor; kamu kurumlarının denetim ve gözetim yükümlülüğü de, iddialar ve dosya kapsamı itibarıyla, tartışılmak zorundadır. Ne var ki bugüne kadar kamu görevlileriyle ilgili süreçte etkili bir adım atılmadığı, işveren yönünden yürütülen soruşturmanın önemli eksikliklerle kapandığı, açığa alındığı belirtilen görevlilerin görevlerine iade edildiği yönündeki tablo, kamu vicdanında ağır bir şüphe yaratmaktadır.”
Açıklamanın tamamı şöyle:
“8 Kasım 2025 Tarihli İş Cinayeti Yargılamasında Duruşmanın Kandıra Ceza İnfaz Kampüsüne Alınmasına İlişkin Karara Dair Basın Açıklamamızdır
Tarafımıza tebliğ edilen tensip zaptı ile; 24.03.2026 tarihinde saat 10.00’da başlayacak duruşmanın, “sanık/müşteki sayısının fazla olması” ve “sanık sayısının artma ihtimali” gibi gerekçelerle Kandıra’da bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu kararı; ceza yargılamasının aleniyeti, adil yargılanma hakkı, mahkemeye etkili erişim ve mağdur/müşteki hakları yönünden hukuken isabetsiz bulduğumuzu, ayrıca kararın fiili etkisi itibarıyla yargılamayı kamu denetiminden uzaklaştırma ve müştekileri yıldırma sonucunu doğuracağını kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu doğmuştur.
1) Duruşmanın aleniyeti ve kamu denetimi yönünden. ..
Ceza yargılamasında duruşmalar kural olarak alenidir. Aleniyet ilkesi, yalnızca “kapıların açık olması” değildir; yargılamanın fiilen izlenebilir ve erişilebilir olmasını da içerir.
Duruşmanın cezaevi kampüsü içinde, erişimi sınırlı ve fiilen zor bir lokasyona alınması; aleniyet ilkesini daraltan, kamu denetimini zayıflatan ve yargılamayı toplumsal görünürlükten uzaklaştıran bir nitelik taşımaktadır.
2) Adil yargılanma ve mahkemeye etkili erişim yönünden. ..
Adil yargılanma hakkının zorunlu unsurlarından biri, tarafların yargılamaya etkili katılımı ve mahkemeye fiilen erişebilmesidir.
Somut olayda; eşini, çocuğunu, yakınını kaybeden müştekilerin ve ailelerin, ayrıca dosya avukatlarının duruşmaya erişimini zorlaştıracak biçimde yargılamanın Gebze’den 1,5 saat uzaklıktaki bir alana taşınması, mahkemeye erişim hakkını ve etkin katılım imkanını zedeleme riski taşımaktadır.
Yargılamanın düzenini sağlama amacı meşru olsa dahi; seçilen tedbirin zorunlu, elverişli ve orantılı olması gerekir. Oysa Gebze/İzmit sınırları içerisinde erişilebilir, merkezi ve yeterli kapasiteye sahip birçok adli/kurumsal mekân seçeneği varken; doğrudan cezaevi kampüsü salonunun tercih edilmesi son çare niteliğinde değildir ve bu yönüyle orantılılık ilkesine aykırıdır.
3) Mağdur/müşteki hakları ve makul kolaylaştırma (erişilebilirlik) yönünden. ..
Ceza muhakemesinde mağdur ve müşteki, “seyirci” değil; maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesinde korunması gereken bir süjedir.
Yargılama makamlarının görevi, müştekilerin duruşmaya katılımını fiilen güçleştirmek değil; bilakis kolaylaştırmak ve yargısal süreci mağdur üzerinde ikinci bir mağduriyete dönüşmeyecek şekilde yürütmektir.
Biz dosya avukatları ve aileler olarak bu niyeti görüyoruz.
Çünkü bu dosyada yalnızca işveren sorumluluğu tartışılmıyor; kamu kurumlarının denetim ve gözetim yükümlülüğü de, iddialar ve dosya kapsamı itibarıyla, tartışılmak zorundadır.
Ne var ki bugüne kadar;
kamu görevlileriyle ilgili süreçte etkili bir adım atılmadığı,
işveren yönünden yürütülen soruşturmanın önemli eksikliklerle kapandığı,
açığa alındığı belirtilen görevlilerin görevlerine iade edildiği yönündeki tablo, kamu vicdanında ağır bir şüphe yaratmaktadır.
Bu çerçevede, özellikle acı kaybın etkisini yaşayan aileler bakımından makul kolaylaştırma/erişilebilirlik yükümlülüğü; duruşma mekânının seçimi, ulaşım güçlüğü, sağlık ve güvenlik koşulları, kamuya açıklık ve izlenebilirlik gibi başlıklarda somutlaşır. Cezaevi kampüsü içinde duruşma yapılması; erişimi ve katılımı zorlaştırması nedeniyle bu yükümlülükle bağdaşmamaktadır.
4) Somut dosyanın niteliği ve kamu yararı yönünden. ..
8 Kasım 2025 tarihinde gerçekleşen ve yedi işçinin yaşamını yitirdiği bu olay, niteliği itibarıyla yalnızca bireysel bir zarar değil; kamu düzenini ilgilendiren ve iş güvenliği/denetim mekanizmalarının etkinliğini tartışmaya açan bir vakıadır.
Bu tür dosyalarda yargılamanın kamuoyu denetimine açık, şeffaf, erişilebilir ve aleniyet ilkesine uygun yürütülmesi; kamu yararı bakımından zorunludur.
5) Sonuç ve talebimiz. ..
Açıklanan nedenlerle;
Duruşmanın Kandıra Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda yapılmasına ilişkin kararın; aleniyet, adil yargılanma, mahkemeye etkili erişim ve mağdur/müşteki hakları yönünden yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Duruşmanın; Gebze’de, bu mümkün görülmezse en azından İzmit sınırları içinde merkezi, erişilebilir ve yeterli kapasiteye sahip bir salonda icrasını istiyoruz.
Yargılamanın kamuoyundan uzaklaştırılmasına, müştekilerin yıldırılmasına ve aleniyetin fiilen ortadan kaldırılmasına yol açacak uygulamaları kabul etmiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”




