• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Abdullah Öcalan’dan Komisyon raporuna ilişkin açıklama: Bu bir sonuç değil, kapı aralamadır

Abdullah Öcalan’dan Komisyon raporuna ilişkin açıklama: Bu bir sonuç değil, kapı aralamadır

Abdullah Öcalan, “Başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullanırken, raporun nihai bir sonuç olmadığını vurguladı ve “Bu bir sonuç değil, bir başlangıçtır.” dedi. Öcalan’ın değerlendirme metnini raporun yayımlanmasından bir gün sonra, 19 Şubat’ta kaleme aldığı belirtildi.

Abdullah Öcalan’dan Komisyon raporuna ilişkin açıklama: Bu bir sonuç değil, kapı aralamadır
Abdullah Öcalan’dan Komisyon raporuna ilişkin açıklama: Bu bir sonuç değil, kapı aralamadır
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 2 Mart 2026 18:42

Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreç kapsamında TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayımladığı ortak rapora ilişkin Abdullah Öcalan’ın değerlendirmesi kamuoyuyla paylaşıldı.

Öcalan’ın değerlendirme metnini raporun yayımlanmasından bir gün sonra, 19 Şubat’ta kaleme aldığı belirtildi.

Mezopotamya Ajansı’nda (MA) yer alan habere göre Abdullah Öcalan, raporu “demokrasi mücadelesinde yeni bir süreç için kapı aralayan çok önemli bir adım” olarak nitelendirdi.

Öcalan, “Başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullanırken, raporun nihai bir sonuç olmadığını vurguladı ve “Bu bir sonuç değil, bir başlangıçtır.” diye belirtti.

‘Diyalog sürecinin sonucu’

Öcalan açıklamasında, söz konusu raporun Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu irade ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısına verdiği yanıtla İmralı’da başlayan diyalog sürecinin bir sonucu olduğunu belirtti.

İlgili tüm tarafların bu gerçekliği kabul ederek raporun gerektirdiği yasal ve kurumsal adımları atması gerektiğini ifade eden Öcalan, bunun silahın tamamen gündemden çıkmasını garanti edebileceğini savundu.

Komisyon çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür eden Öcalan, barış süreci için çalışırken hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder’i de anarak, raporun tarihsel önemine dikkat çekti.

‘Tarihsel önemi kavranmalı’

Raporun daha önce Meclis komisyonlarınca hazırlanan metinlerle aynı düzlemde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Öcalan, bunu “onlarca yıllık demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir sonucu” olarak görmek gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, raporun siyasal çevreleri “ayakları yere basan politikalar üretmeye zorlayacağı” belirtilirken, dar siyasi gündemlerle hareket eden kesimlerin “ucuz siyaset zeminini kaybettiği” savunuldu.

Raporun tüm sorunları çözdüğü yanılgısına da karşı çıkan Öcalan, bunun bir başlangıç olduğunu, sonuç alıcı hale gelmesinin ise pratikte atılacak adımlara ve demokratik mücadeleye bağlı olduğunu vurguladı.

‘Silah değil siyaset belirleyici olacak’

Öcalan, örgütün sürecin ruhuna uygun adımlar atmasının “tarihi anın gereği” olduğunu belirterek, demokratik inşanın silah ve çatışmayla değil, diyalog ve karşılıklı anlayışla gerçekleşeceğini ifade etti.

“Hukuki güvence olduğu müddetçe hiçbir kesim şiddete meyletmez” diyen Abdullah Öcalan, ülke gündemini silahın değil siyasetin belirleyeceği bir dönemin başlaması gerektiğini kaydetti.

Siyasetin gücünün silahın gücünden daha sonuç alıcı olduğunu belirten Öcalan, demokratik bilinç ve mücadele olmaksızın anayasal düzenlemelerin de kalıcı olmayacağını dile getirdi.

‘Kürt-Türk kardeşliği vurgusu önemli’

Raporda Kürt-Türk kardeşliği ve kaderdaşlığına yapılan vurguyu “önemli bir adım” olarak değerlendiren Öcalan, geçen yüzyılda yaşanan acılara işaret etti. Cumhuriyetin kuruluşunda Kürtlerin rolüne değinen Öcalan, bundan sonraki süreçte hukuki düzenlemelerin siyasetin temel gündemi olması gerektiğini ifade etti.

“Bu sözleşmenin akamete uğramaması demokrasi güçlerinin elindedir” diyen Öcalan, parlamentoda geniş bir çoğunluğun rapora imza atmasının konsensüsün genişliğini gösterdiğini belirtti.

Açıklamasını, “Hiç kimsenin rehavete kapılma lüksü yoktur. Asıl mücadele şimdi başlamaktadır. Zor ama başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz” sözleriyle tamamlayan Öcalan, son bir yılda yürütülen diyalog sürecinin bu aşamaya zemin hazırladığını ifade etti.

Abdullah Öcalan, “Son yüzyıldaki yaraların sarılması için bu ilk adım sadece bir yol haritası sunmaktadır” diyerek, barış ve demokrasinin toplumsallaşması için sürecin sahiplenilmesi çağrısında bulundu.