• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Hakan Fidan: İran’ın Körfez’i hedef alması yanlış bir strateji

Hakan Fidan: İran’ın Körfez’i hedef alması yanlış bir strateji

RT Haber canlı yayınında konuşan Fidan, İran’ın ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak Körfez ülkelerini hedef almasını “yalnız ve yanlış bir strateji” olarak nitelendirdi.

Hakan Fidan: İran’ın Körfez’i hedef alması yanlış bir strateji
Hakan Fidan: İran’ın Körfez’i hedef alması yanlış bir strateji
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Mart 2026 01:33

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonunun dördüncü gününde bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TRT Haber canlı yayınında konuşan Fidan, İran’ın misilleme olarak Körfez ülkelerini hedef almasını “yalnız ve yanlış bir strateji” olarak nitelendirdi.

Fidan, savaşın seyrine ilişkin iki temel senaryonun öne çıktığını belirterek, “Birinci kümede İran’ın askeri yeteneklerinin ortadan kaldırılmasına odaklanan bir perspektif var. Diğer tarafta ise doğrudan rejim değişikliğini hedefleyen bir yaklaşım söz konusu. Bu iki hedefe göre savaşın süresi ve yayılma tarzı değişir” dedi.

‘Ocak ayında tarihi bir diplomasi yürüttük’

Savaş öncesinde yürütülen temaslara dair ayrıntılar paylaşan Fidan, ocak ayı sonunda gerilimin zirveye çıktığını ifade etti. 27 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı ile yaptığı görüşmenin “tarihi” nitelikte olduğunu belirten Fidan, ABD’nin o dönemde saldırı kararının arifesinde bulunduğunu söyledi.

30 Ocak’ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi İstanbul’da ağırladıklarını aktaran Fidan, Amerikalıların dört başlığı aynı anda dayatmasına karşı bir “görüşme mimarisi” önerdiklerini ve kısa süreli de olsa savaş ihtimalini ertelemeyi başardıklarını kaydetti. Ancak İsrail’in baskısı ve taraflar arasındaki güven bunalımının aşılamadığını dile getirdi.

‘Körfez’i bombalaması inanılmaz yanlış’

Fidan, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştirdi.

Katar başta olmak üzere bölge ülkelerinin savaşın çıkmaması için çaba gösterdiğini belirten Fidan, “İran’ın hiçbir ayrım yapmadan Umman, Katar, Kuveyt, Bahreyn, BAE ve Ürdün’ü bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir stratejidir” dedi.

Bu yaklaşımın “Eğer ben batacaksam bölgeyi de batırırım” anlayışını yansıttığını savunan Fidan, bunun dünya ekonomisi ve enerji güvenliği açısından büyük riskler barındırdığını vurguladı.

‘Hava sahası tamamen silahlı unsurlarla kaplı’

Müzakerelerin neden sonuçsuz kaldığına ilişkin değerlendirmesinde İsrail faktörüne dikkat çeken Fidan, İran tarafının ABD Başkanı üzerindeki baskıyı doğru okuyamadığını öne sürdü.

“Şu an tek temennimiz operasyonel yoğunluğun azalması” diyen Fidan, bölge hava sahasının silahlı insansız hava araçları ve savaş uçaklarıyla dolu olduğunu, sivil hava trafiğinin ise fiilen imkânsız hale geldiğini söyledi.

Göç riski ve sınır güvenliği

Olası bir göç dalgasına karşı Türkiye’nin hazırlıklı olduğunu belirten Fidan, en kötü senaryoda sınır hareketliliği yaşanabileceğini ifade etti. Suriye deneyiminden ders çıkarıldığını kaydeden Fidan, İran sınırı boyunca inşa edilen güvenlik duvarının önemine dikkat çekti.

Yeni liderlik bir fırsat olabilir

İran’da Ali Hamaney sonrası oluşabilecek yeni döneme de değinen Fidan, “İran’daki yeni liderliğin savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum” dedi.

Tarafların güvenlik kaygılarının dikkate alındığı, İran’ın da “aşağılanmayacağı” bir denkleme ihtiyaç olduğunu belirten Fidan, savaşın uzamasının her türlü tavizden daha ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti.