Van’da, Urartu Krallığı’na başkentlik yapmış olan Van Kalesi eteklerinde bulunan ve 1’inci derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan Hüsrev Paşa Camii’nin giriş bölümü kafe olarak işletmeye açıldı.
MA’nın haberine göre alanın valilik tarafından İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfına (İHH) tahsis edildiği ve özel işletme olarak faaliyet yürüttüğü ortaya çıktı.
MÖ 9. yüzyılda Urartu Kralı I. Sarduri tarafından yaptırılan Van Kalesi, Kürdistan’ın en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Kale ve çevresi, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çok katmanlı bir yerleşim dokusunu barındırıyor. Bölgede kaya mezarları, sur kalıntıları, eski Van şehrine ait yapılar ve Osmanlı döneminden kalma dini ve sivil mimari örnekleri bulunuyor.
Kale eteklerinde yer alan Hüsrev Paşa Camii ise 16’ncı yüzyılda Osmanlı vezirlerinden Köse Hüsrev Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırıldı. Külliye formunda inşa edilen yapı; cami, medrese ve türbe bölümleriyle klasik Osmanlı mimarisinin bölgedeki en önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
İHH, tarihi ve dini yapıyı kafeye çevirdi
◾Van Kalesi eteklerinde, 1. derece arkeolojik sit alanında bulunan ve Mimar Sinan tarafından inşa edilen Hüsrev Paşa Camii’nin “son cemaat yeri”nin valilik tarafından İHH’ye tahsis edildiği ve kafe olarak işletildiği ortaya çıktı pic.twitter.com/FFbVtXB1MI
— İlke TV (@ilketvcomtr) March 4, 2026
Ticari işletmeye dönüştürüldü
Caminin ana ibadet mekânına girişte bulunan “son cemaat yeri”, Osmanlı cami mimarisinde hem işlevsel hem de sembolik bir öneme sahip. Cemaatin namaz öncesi toplandığı, geç kalanların namaz kıldığı ve yapıyla ilk teması kurduğu bu bölüm, mimari bütünlüğün ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Ancak bu bölümün masa ve sandalyeler yerleştirilerek kafe alanına dönüştürülmesi tepkilere neden oldu. Tarihi ve dini bir yapının giriş bölümünün ticari işletmeye dönüştürülmesini “kamusal alanın özelleştirilmesi” olarak değerlendiriyor.
Koruma statüsü
Bölge 1. derece arkeolojik sit alanı statüsünde bulunuyor. Mevzuata göre bu alanlarda yapılacak her türlü kullanım değişikliğinin ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları’nın onayına tabi olması gerekiyor. Ancak tahsise ilişkin hangi kurul kararlarının alındığı ve ticari işletme izninin hangi hukuki zemine dayandığı konusunda açıklama yapılmış değil.
Arkeologlar Van Kalesi ve çevresinin yalnızca bir turizm alanı değil, çok katmanlı tarihi geçmişiyle korunması gereken bir kültürel peyzaj alanı olduğuna dikkat çekiyor. Arkeologlar ve kültürel miras alanında çalışan uzmanlar, sit alanlarında kontrolsüz ticari faaliyetlerin uzun vadede tarihi dokuya zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH), kamuoyuna insani yardım faaliyetleriyle yansısa da, özellikle Ortadoğu’daki cihadist gruplarla kurduğu ilişkiler ve iktidarla ilişkileri bağlamında zaman zaman tartışmaların odağında yer alıyor. (MA)




