‘Anne ve çocuğu koruyacak bir yaklaşım benimsenmedi’
Anne ve kızının yaşamını yitirmesi, yalnızca bireysel bir trajedi değil; kamu kurumlarının, yargı mekanizmalarının ve sürece temas eden birçok aktörün sorumluluğunu taşıdığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
“Bu süreçte yapılması gerekenler açık olmasına rağmen gerekli adımlar atılmamış, anne ve çocuk korunması gereken birer hak öznesi olarak görülmek yerine yalnız bırakılmışlardır. Savcılık dosyasının ilk aşamasından itibaren dosyaya sunulan deliller ve isnat edilen suçun niteliği birlikte değerlendirildiğinde, çocuğa yönelik istismar iddiaları bulunan baba hakkında tutuklama tedbirinin derhal uygulanması gerekirken bu tedbire başvurulmamıştır. Hatta savcılık aşamasında sunulan ve toplanan bütün delillerle suç sabit olmasına rağmen verilen takipsizlik kararı, siyasiler, STK’lar ve avukatların baskısı ile kaldırılmıştır. Yürütülen yargılama sürecinde hem çocuğun hem de annenin içinde bulunduğu ağır travmatik durum gözetilmemiş, süreç boyunca anne ve çocuğun psikolojik bütünlüğünü koruyacak bir yaklaşım benimsenmemiştir. İlgili mahkeme başkanı tarafından, anne Fatma Nur, mahkeme salonunda herkesin içerisinde aşağılanmıştır. Tarafımızca hakimin reddi talep edilmiş ve ilgili başkan HSK’ya şikayet edilmiştir. Ancak her iki talebimizde de ret kararı verilmiştir.”
İhmaller zinciri
Açıklamada, “Süreç boyunca anne ve çocuğa temas eden, yardım vaadinde bulunan çok sayıda sivil toplum temsilcisi, politikacı ve kamuoyunda tanınan isim ise kısa süre içinde bu teması kesmiş ve anne ile çocuğu fiilen yalnız bırakmıştır. Tüm bu tablo ortadayken, başta Bakanlık olmak üzere sorumlu kurumların kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda sorumluluğu üstlenmek yerine gerçekliği çarpıtan bir anlatı kurduklarını görmekteyiz. Anne ve çocuğun maruz bırakıldığı ihmaller zincirini görünmez kılmaya çalışan bu açıklamaları kabul etmiyoruz. Kurumsal sorumluluğu gizlemeye yönelik bu yaklaşım, yaşananların üzerini örtme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır” ifadelerine yer verildi” ifadelerine yer verildi. (MA)
‘İntihar demeyin’ demişti: İstismar edilen anne ve kızı ölü bulundu




