ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, Irak Kürdistan Bölgesi artan insansız hava aracı saldırıları ve milis faaliyetleri nedeniyle çatışmanın içine çekilme ihtimalinden kaygı duyuyor. The Jerusalem Post’un haberine göre, bölgede son günlerde güvenlik endişeleri belirgin biçimde arttı.
Haberde, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının başlamasından bu yana İran yönetiminin farklı bölgelere yönelik tepkiler verdiği, bu süreçte en fazla etkilenen yerlerden birinin de Irak’ın kuzeyindeki Federe Kürdistan Bölgesi olduğu belirtiliyor. Federe Kürdistan Bölgesi, uzun yıllardır Kürt yönetimi tarafından idare edilen ve bölgesel dengeler açısından önemli bir konumda bulunan bir bölge olarak öne çıkıyor.
İHA ve füze saldırıları
Bölgesel Kürt yönetimi, yıllardır hem Bağdat yönetimiyle ilişkilerini sürdürmeye hem de İran ve Türkiye gibi güçlü komşular arasında denge politikası yürütmeye çalışıyor. Ancak habere göre Erbil’deki Kürt liderler, İran’daki çatışmanın doğrudan bölgeye sıçrayabileceğinden endişe ediyor.
Bu kaygıların bir kısmı şimdiden somutlaştı. İran’a ait insansız hava araçları ve füzelerin Federe Kürdistan Bölgesi’ni hedef aldığı, İran’a yakın milis grupların da bölgede saldırılar düzenlediği bildirildi. Saldırıların özellikle ABD güçlerinin konuşlu olduğu noktaları ve İranlı Kürt muhalif grupları hedef aldığı ifade ediliyor.
Kuzey Irak’ta üsleri bulunan bu muhalif grupların yanı sıra İran’dan kaçan çok sayıda Kürt mültecinin de bölgede yaşadığı belirtilirken, İran’a ait İHA’ların muhalif grupların yanı sıra İranlı Kürt kadınların ve mültecilerin yaşadığı konutları da hedef aldığı aktarılıyor.
Erbil’de gerilim
Erbil’de son günlerde insansız hava araçlarının sesi sık sık duyuluyor. Özellikle Erbil Uluslararası Havalimanı’nın birçok İHA saldırısının hedefi olduğu belirtiliyor.
Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ise yaptığı açıklamada, bölgenin “hiçbir çatışmaya veya askeri tırmanışa dahil olmayacağını” söyledi. Açıklama, 1991’deki Kürt ayaklanmasının (Raperin) 35. yıldönümü dolayısıyla yapılan konuşmada dile getirildi.
1991’deki ayaklanma, Kürtler açısından tarihsel bir dönüm noktası olarak görülüyor. Irak’ın eski lideri Saddam Hüseyin yönetimi Kürtlere karşı ağır baskı ve katliam politikaları yürütmüş, Körfez Savaşı sonrasında ise Kürtler ayaklanarak Saddam yönetimine karşı mücadele başlatmıştı. ABD öncülüğündeki koalisyonun oluşturduğu uçuşa yasak bölge sayesinde Kürtler Irak’ın kuzeyinde özerk bir yönetim kurabilmişti.
‘Geçmişteki hayal kırıklıkları tekrarlanabilir’
Haberde, bazı Kürt çevrelerinin İran’daki mevcut krizi 1991’deki savaşla karşılaştırdığı ancak Kürt toplumunda uluslararası toplum tarafından yalnız bırakılma endişesinin güçlü olduğu ifade ediliyor. Son on yılda Irak ve Suriye’de elde edilen bazı Kürt kazanımlarının gerilemesi ve 2017’de Kerkük’te yaşanan gelişmeler bu kaygıyı güçlendiren faktörler arasında gösteriliyor.
Barzani açıklamasında, “Kürdistan Bölgesi’nin barışın temel dayanaklarından biri olmaya devam edeceğini ve halkımızın güvenliğini tehlikeye atacak herhangi bir çatışmaya dahil olmayacağını bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
‘Bu savaşın parçası değiliz’
KDP Politbüro üyesi Hemn Hawrami de sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Irak Kürdistan Bölgesi’nin İran’daki Kürt muhalif grupları silahlandırdığı veya İran’a geçişlerine destek verdiği yönündeki iddiaları reddetti.
Hawrami, “Bu savaşın bir parçası değiliz. Amacımız bölgemizde ve çevresinde barış ve güvenliği korumaktır” ifadelerini kullandı.
Enerji ve ekonomi de etkileniyor
Bölgede günlük yaşamın büyük ölçüde sürdüğü belirtilse de, enerji altyapısı ve petrol ihracatı üzerindeki baskının arttığı kaydediliyor. Türkiye üzerinden petrol ihracatının sınırlı da olsa devam ettiği ifade edilirken, çatışmaların enerji tesislerini hedef alma ihtimalinin kaygı yarattığı belirtiliyor.
Çatışmaların başlamasının ardından Federe Kürdistan Bölgesi yönetiminin Khor Mor g başta olmak üzere bazı enerji tesislerinde üretimi geçici olarak durdurduğu ve bunun elektrik şebekesinde baskı yarattığı bildirildi.
İran ile temas
Öte yandan, Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Barzani ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında da telefon görüşmesi yapıldığı bildirildi. Görüşmede bölgedeki gerilimin tırmanması ve sınır güvenliği konularının ele alındığı aktarıldı.
Haberde ayrıca Barzani’nin İran’da yaşamış ve Tahran Üniversitesi’nde eğitim görmüş bir lider olduğu, bu nedenle hem İran hem de Türkiye ile ilişkileri yönetebilen Kürt siyasetçilerden biri olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.




