ABD-İsrail’in saldırıları ile başlayan İran savaşı 1o’uncu gününü geride bıraktı.
Rûdaw’ın haberine göre, pazartesi günü (9 Mart) önceki günlerin aksine Urmiye, Kirmaşan ve İlam eyaletlerinde hiçbir yer hedef alınmadı. Sine eyaletinde bir askeri karargâh; Loristan’da ise İran güçlerine ait birkaç askeri üs ve konaklama yeri bombalandı.
Sine
Sine şehrinde, savaşın başlamasından bu yana defalarca bombalanan Devrim Muhafızları Ordusu’na ait “Şehramfer Karargâhı” bir kez daha bombalandı.
Karargâhın bombalanmasının ardından yayınlanan videolara göre, söz konusu bölge yoğun bir şekilde bombalandı, vurulan yerlerden yoğun dumanlar yükseldi ve şiddetli patlama sesleri duyuldu.
ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti ile yürüttüğü savaşta, Sine’de en çok bombalanan yerlerden biri Şehramfer Karargâhı oldu.
Şehramfer Karargâhı, Devrim Muhafızları Ordusu’nun Rojhılat’taki en önemli komuta merkezlerinden biri olarak biliniyor. Faaliyet alanı Sine eyaletini kapsıyor.
Bu karargâhın komuta merkezi Sine şehrinde bulunmakta olup; başta Sewlawa, Meriwan, Bane, Saqqız ve Hewraman bölgesinin bir kısmı olmak üzere askeri operasyonları yönetmek ve koordine etmekle yükümlü. Bu karargâhın temel görevi, Rojhılatlı parti ve güçlerle mücadele etmek, bölgedeki siyasi ve güvenlik faaliyetlerini denetlemek.
Xuremawa(Hurremabad)
Rojhılat saatiyle pazartesi öğleden sonra 15:30’da, Loristan eyaletinin merkezi Xuremawa şehri yakınlarında bir askeri üs ile şehir içindeki bir spor salonu ve bir depo hedef alındı.
Loristan’daki devlet medyası Xuremawa’da “birkaç yerin” hedef alındığını doğruladı ancak bombalanan yerlerin isimlerini ve buralara dair bilgileri yayınlamadı.
Loristan’ın Kuhdeşt şehrinde istihbarat (İtlaat) merkezi bombalandı ve saldırı sonucunda çok sayıda konut ve ticari bina da hasar gördü, ancak bu saldırı henüz doğrulanmadı.
İnternet kesintileri ve bilgi paylaşımına getirilen kısıtlamalar nedeniyle hedef alınan tüm yerlerin teyit edilmesi oldukça zorlaştı.
Dünya çapında internet erişimini izleyen NetBlocks ağı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada İran’da 10 gündür internetin kesik olduğunu ve bu süre zarfında İran’daki internet erişim seviyesinin normalin %1’i oranında seyrettiğini duyurdu.
Loristan Eyaleti Adalet Genel Müdürü Said Şehvari, “İran’ın askeri ve güvenlik tesisleri ile altyapılarının fotoğraf ve videolarını çekip yayınlamak suçtur ve bunu yapanlar cezalandırılacaktır” şeklinde bir açıklama yaptı.
Rojhilat’taki ölü/yaralı sayısı belirsizliğini koruyor
Rojhilat’ın beş eyaletindeki resmi kurumlar, ABD-İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti ile savaşında yaşanan can kayıpları ve ölü sayılarını henüz açıklamadı. Ancak teyit edilen bilgilere göre, Rojhilat’ta bir dizi askerin yanı sıra Devrim Muhafızları, polis ve istihbarata mensup çok sayıda komutan ve üst düzey subay öldürüldü. Ayrıca saldırılar sonucunda sivil vatandaşlar da hayatını kaybetti.
İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre, 9 Mart’a kadar Rojhilat’ta yönelik saldırılar sonucu 21 sivilin hayatını kaybettiği doğrulandı. Hayatını kaybedenlerden ikisinin 14 ve 16 yaşlarında çocuklar olduğu belirtildi.
Rûdaw’ın haberine göre, bu sivillerin çoğu askeri üsler hedef alındığı sırada olay yerinin yakınında bulunuyordu ya da bombalamadan sonra vurulan bölgelere gitmişlerdi.
Hayatını kaybedenler Urmiye, Mahabad, Sine, Merivan, Bokan, Nexede, Rewanser, Pawe, Divandere, Kamyaran ve Sewlawa halkındandı. Bu istatistiğe Loristan eyaleti dâhil değil.
Loristan eyaletindeki İranlı yetkililer ve hükümet kurumları da, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin bir kısmının sivil olduğunu söylüyor. Şu ana kadar bu eyalette üç öğrencinin yaşamını yitirdiği açıklandı.
İran Acil Tıbbi Yardım Kurumu’nun istatistiklerine göre, saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerden 190’ının yaşı 18’in altında.
Daha önce ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve İsrail ordusu; İran güçlerinin, özellikle de üst düzey komutan ve subayların sivil alanlara konuşlandığını ve sivil bölgelerin füze fırlatmak ile insansız hava aracı (İHA) kaldırmak için kullanıldığını iddia etmişti, ancak İran bu suçlamaları reddediyor.
İ-KDP Sözcüsü : Şu an savaşa girme niyetimiz yok
İran Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP) Sözcüsü Xalid Azizi, Washington’da düzenlenen basın toplantısında Rûdaw muhabirinin sorularına verdiği yanıtta, “ABD Başkanı’ndan bu savaştaki mevcut ve hatta gelecekteki rolümüze dair çok net bir mesaj almadık” dedi. Azizi ayrıca, “Eğer stratejimiz şu an savaşa girmemizi gerektirirse gireriz ancak şu an böyle bir niyetimiz yok” ifadelerini kullandı.
Toplantıda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 8 Mart’ta Kürt partilerle müzakere masasına oturma çağrısına da değinen Azizi, “İslam Cumhuriyeti dikkatleri başka yöne çekmek ve İran halkına; ‘Eğer siz sokağa dökülürseniz ve biz iktidarda olmazsak İran parçalanır; bakın şimdi de ABD Başkanı Kürt halkını destekliyor’ mesajı vermek istiyor. Biz bu sözleri çok iyi tanıyoruz ve bunların bir etkisi yok.” ifadelerini kullandı.
‘Biz Kürtler, bu savaşın bir parçası değiliz’
Aynı gün Fox News televizyonuna da bir mülakat veren Xalid Azizi, savaşın gidişatına dair öngörülerini paylaştı.
Azizi, “Daha önce de hep söylerdim; savaş başlatmak çok kolaydır ancak bitirmesi çok daha karmaşık olur. Biz Kürtler olarak, İsrail ve ABD ile İran arasında devam eden bu mevcut savaşın bir parçası değiliz. Ancak yıllardır bu rejime karşı mücadele ediyoruz.” dedi.
İran Erbil’de ABD üssünü 5 füze ile hedef aldı
İran Devrim Muhafızları, Erbil’e bağlı Harir ilçesinde bulunan ABD güçlerine ait askeri üssün 5 füzeyle hedef alındığını duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi, bugün (Salı) yayımladığı açıklamada, Kürdistan Bölgesi’ndeki Harir askeri üssünde konuşlu ABD güçlerine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Devrim Muhafızları, üsse 5 füze ile saldırı gerçekleştirildiğini belirtti.
Açıklamada, “Kürdistan Bölgesi’ndeki Harir üssünde bulunan Amerikan saldırganlık güçlerine ait üs, Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri’nin füze birimi tarafından 5 füze ile hedef alınmıştır.” denildi.
Savaşın başlamasıyla birlikte İran ve İran’a yakın silahlı gruplar, drone ve füzelerle Kürdistan Bölgesi’ne saldırılar düzenliyor.
Saldırıların çoğu Erbil Uluslararası Havalimanı, Erbil’deki ABD Konsolosluğu, Koye ve Degala’daki Doğu Kürdistan güçlerinin üsleri ile Süleymaniye komutanlığına bağlı Peşmerge güçlerini hedef aldı.
Bu, Harir ve Erbil’e yönelik ilk saldırı değil. Dünden bu yana benzer 10’dan fazla saldırı düzenlendi. Saldırıların çoğu, Koalisyon Güçlerinin bir bölümünün konuşlu bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı’nı hedef aldı.
Kürdistan Bölgesi hükümetinden saldırılara kınama Bağdat’ta çağrı
Irak Federe Kürdistan Bölgesi Hükümeti Dış İlişkiler Ofisi, sivilleri ve diplomatik temsilcilikleri hedef alan saldırıları kınadı.
Ofis tarafından yapılan açıklamada, “Sivillere, sivil kurumlara ve diplomatik temsilciliklere yönelik gerçekleştirilen bu gayrimeşru saldırıları şiddetle kınıyoruz” denildi.
Açıklamada saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulanarak, “Ne yazık ki dün gece Birleşik Arap Emirlikleri Başkonsolosluğu hedef alındı, ancak sevindirici olan şekilde herhangi bir can kaybı yaşanmasıydı” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında, Kürdistan Bölgesi’nin söz konusu savaşın bir parçası olmadığı belirtilerek, “Kürdistan Bölgesi bu savaşın tarafı değildir ve her zaman bölgede barışın, istikrarın ve birlikte yaşamın savunucusu olmuştur.” denildi.
Dış İlişkiler Ofisi ayrıca Irak hükümetine sorumluluk çağrısında bulundu. Açıklamada, Irak hükümetinin ülkenin egemenliğini koruma sorumluluğunu üstlenmesi gerektiği vurgulanarak, “Irak hükümeti, Irak’ın egemenliğini koruma sorumluluğunu yerine getirmeli ve hiçbir gerekçe olmadan sürekli olarak Kürdistan Bölgesi’ni hedef alan Irak içindeki yasa dışı ve radikal grup ve güçlerin önüne geçmelidir.” ifadeleri kullanıldı.
Sudani’den Rubio’ya : Irak hava sahası bölgesel saldırılar için kullanılamaz
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio iletelefon görüşmesi gerçekleştirdi. Başbakanlık Basın Ofisi açıklamasına göre görüşmede bölgedeki son gelişmeler ve ikili ilişkiler ele alındı. Görüşmede Sudani, Irak’ın devam eden bölgesel gerilimlerin parçası haline gelmesine yönelik her türlü girişimi reddettiklerini ifade etti. Sudani görüşmede, Irak hava sahasının komşu ülkelere veya bölgeye yönelik askeri operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Sudani şu ifadeleri kullandı:
“Irak’ın topraklarında bulunan misyonları, elçilikleri ve konsoloslukları koruma konusundaki kararlılığımızı teyit ediyoruz. Bu görev, silahlı kuvvetlerimizin tüm birimlerinin sorumluluklarının temelini oluşturmaktadır. Irak hava sahasının, karasının ve sularının komşu ülkeleri veya bölgeyi hedef alan herhangi bir askeri eylemde kullanılmamasının önemini vurguluyoruz.”
Sudani ayrıca Irak’ın askeri çatışmalara dahil olmama yönündeki ilkesel tutumunu sürdürdüğünü ve ülkenin hava sahasının herhangi bir tarafça ihlal edilmesini kesin şekilde reddettiklerini ifade etti.
Açıklamada görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki bazı ekonomik ve stratejik konuların da ele alındığı belirtildi.
Tarafların, Irak petrolünün Türkiye üzerinden ihracatını sağlayan boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi ve işletilmesi konusunu da değerlendirdiği kaydedildi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede yaşanan askeri hareketlilik sırasında çok sayıda savaş uçağı, füze ve insansız hava aracının Irak hava sahasına girdiği bildirilmişti.
Savaşın 11’inci gününde de Irak hava sahasında askeri hareketliliğin devam ettiği belirtiliyor.(Rudaw)




