• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Halepçe ve Beyazıt katliamında yaşamını yitirenler Beyazıt Meydanı’nda anıldı

Halepçe ve Beyazıt katliamında yaşamını yitirenler Beyazıt Meydanı’nda anıldı

Halepçe ve Beyazıt katliamlarının yıldönümünde Beyazıt Meydanı’nda yapılan açıklamada, “Bir daha asla hiçbir gücün Kürt halkına karşı böyle bir girişimde bulunmaması için mücadelemiz sürecek” denildi.

Halepçe ve Beyazıt katliamında yaşamını yitirenler Beyazıt Meydanı’nda anıldı
Foto: Mehmet Zeki Kaya
Halepçe ve Beyazıt katliamında yaşamını yitirenler Beyazıt Meydanı’nda anıldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Mart 2026 16:17
  • Güncellenme: 15 Mart 2026 17:47

Demokratik Kurumlar Platformu, “Halepçe ve Beyazıt Katliamlarını Unutmadık, Unutturmayacağız” sloganıyla İstanbul Fatih’te Beyazıt Meydanı’nda açıklama yaptı.

“Jî Helepceyê Heta Beyazidê Qetliaman Ji Bîr Neke, Nede Jibîrkirin” pankartının açıldığı açıklamada sık sık, “Helepçe Birîna Gelê Kurd e”, “Beyazıt’ı Unutma Unutturma” ve “Helepçe Rûmete, Rumeta Me Ye” sloganları atıldı.

Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.

Açıklamanın Kürtçesini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Marmara 3’üncü Bölge Eşsözcüsü Hasan Teymur, Türkçesini de Özgür Kadın Hareketi’nden (TJA) Rojda Yılmaz okudu.

Açıklamada, 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi’nde okuyan 7 öğrencinin katledildiği ve yine 16 Mart 1998’de Irak’ta Saddam Hüseyin hükümeti tarafından Halepçe katliamının gerçekleştirildiği hatırlatılarak şöyle denildi:

“Beyazıt ve Halepçe katliamları özünde halklara karşı gerçekleşen katliamlardır. Irak’ta o dönemde iktidarda bulunan BAAS yönetimi Kürt halkının eşitlik, özgürlük ve demokratik hak taleplerini yıllarca devlet şiddeti baskı ve askeri yöntemlerle bastırmaya çalışmıştır. Halepçe katliamı da bu politikanın en acımasız örneklerinden biri olmuştur. Yine Türkiye’de sosyalist gençlik hareketlerinin, dönemin askeri cuntalarına ve devlet şiddetine karşı savundukları eşitlik, özgürlük ve demokratik cumhuriyeti kurma talebine karşı Beyazıt Katliamıyla karşılık verilmiş ve sonrasında 12 Eylül Cuntası gerçekleşmiştir.”

‘Özgürlük ve demokrasi mücadelesi durdurulamaz’

Yapılan katliamlarla halkların özgürlük ve demokrasi talebinin bastırılmak istendiğini ve Irak’taki BAAS rejimiyle Türkiye’deki 12 Eylül “cuntasının” aynı olduğunu ifade edilen açıklamada, “Özellikle Kürt halkı haklı mücadelesinden vazgeçmemiş ve elde ettiği kazanımlarla bölgedeki demokratik gelişmelere önemli katkılar sunmuştur. Kimyasal silahlar kullanılsa bile katliam ve şiddetle hakların adalet eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesi durdurulamaz” ifadeleri kullanıldı.

‘Kürt halkı varlığını kanıtlamış bir halktır’

İçinde bulunulan bölgesel ve küresel gelişmelerin yeni ve kritik kırılma anlarına işaret etmekte olduğunu vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

“Bu süreçte Kürt halkının küresel güçler ile bölgedeki gerici ve otoriter rejimler arasında bir tercihe zorlanmasını bekleyenler yanılacaktır. Kürt halkı ne küresel güç merkezlerine ne de baskıcı rejimlere mahkûmdur. Kürt halkının mücadelesi, halkların eşitliği ve demokratik geleceği temelinde şekillenen ‘Üçüncü Yol’ anlayışıyla yoluna devam etmektedir. Bu yaklaşım özgürlüğün, barışın ve demokratik çözümün halkların kendi iradesiyle mümkün olacağını savunmaktadır. Kürt halkı, hem sahada hem de diplomasi alanında varlığını kanıtlamış bir halktır ve bu gerçeği görmezden gelen hiçbir siyasi yaklaşımın başarı şansı yoktur. Halepçe katliamının yıldönümünde, insanlık düşmanı bu saldırıyı gerçekleştirenleri bir kez daha lanetliyor, yaşamını yitirenleri saygı, minnet ve derin bir hüzünle anıyoruz. Dünya tarihinde iz bırakan bu büyük acının unutulmaması ve bir daha asla hiçbir gücün Kürt halkına karşı böyle bir girişimde bulunmaması için mücadelemiz sürecek.”

Tarihin kara lekesi: 16 Mart 1988

Baas rejimi, 1988 yılında Halepçe kentini kimyasal silahlarla bombalamış, saldırı sonucu çoğu kadın ve çocuk en az 5 bin sivil hayatını kaybetmişti.

Binlerce kişinin yaralandığı ve sakat kaldığı katliamın etkileri, günümüzde hala binlerce mağdur üzerinde fiziksel ve ruhsal olarak devam ediyor.

İran ile ABD-İsrail hattında 28 Şubat’ta patlak veren savaşın yarattığı istikrarsızlık, 135 bin nüfuslu Halepçe ilinde bu yılki ulusal yas gününün sessiz geçmesine neden olacak.

Savaşın gölgesinde Halepçe: Katliamın 38. yılında kitlesel tören yapılmayacak