The Washington Post’un incelediği ABD Dışişleri Bakanlığı telgrafı, İsrailli yetkililerin İran’a yönelik söylemleri ile iç değerlendirmeleri arasındaki çelişkiyi ortaya koydu. Habere göre İsrailli üst düzey yetkililer, kamuoyu önünde İran halkını ayaklanmaya çağırırken, ABD’li diplomatlara olası protestoların “katliamla sonuçlanacağını” ifade etti.
ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği tarafından paylaşılan telgrafta, İran rejiminin dini lider Ali Hamaney’in öldürülmesine ve ABD-İsrail saldırılarına rağmen “çözülmediği” ve “sonuna kadar savaşmaya kararlı olduğu” değerlendirmesi yer aldı.
Telgrafa göre İsrailli yetkililer, İran’da kitlesel protestoların yeniden başlaması halinde rejimin ana askeri gücü olan Devrim Muhafızları’nın üstünlüğü elinde tuttuğunu ve protestocuların “katledileceğini” öngörüyor. Belgenin doğruluğunun iki ABD Dışişleri yetkilisi tarafından teyit edildiği belirtildi.
‘İran halkı piyon olarak görülüyor’ eleştirisi
Buna rağmen İsrailli yetkililerin bir halk ayaklanması beklentisini sürdürdüğü ve ABD’nin böyle bir senaryoya hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdiği aktarıldı.
Johns Hopkins Üniversitesi’nden İran uzmanı Narges Bajoghli, bu yaklaşımın İran toplumunda “ihanet duygusu” yaratabileceğini belirterek, söz konusu tutumun “insafsız” olarak görülebileceğini ifade etti.
Washington’daki İsrail Büyükelçiliği ise yaptığı açıklamada, İsrail’in amacının “rejimin askeri kapasitesini ortadan kaldırmak” olduğunu savundu.
‘Protestocular savunmasız’
Brookings Enstitüsü’nden Suzanne Maloney de silahsız protestocuların büyük risk altında olduğunu vurgulayarak, “İran halkının daha fazla alevlendirilmek için piyon olarak kullanılması talihsiz olur” değerlendirmesinde bulundu.
Trump’ın söylemi değişti
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın da savaşın başında İran halkını yönetime karşı harekete geçmeye çağırdığı, ancak son dönemde güvenlik güçlerinin protestoculara ağır silahlarla müdahale edebileceğini kabul ettiği belirtildi.
Savaşın üçüncü haftasına girerken ABD ve İsrail’in rejimin dayanıklılığı konusunda yanlış hesap yaptığı değerlendirmesine de yer verilen haberde, İsrail’in Hamaney suikastının ardından rejimde çözülme beklediği ancak bunun gerçekleşmediği ifade edildi.
‘Amaç demokrasi değil, parçalama’
Uzmanlara göre İsrail’in bu yaklaşımı, İran’da devlet ile toplum arasındaki gerilimi derinleştirmeyi hedefleyen daha geniş bir stratejiyle bağlantılı. Bajoghli, “Amaç İran’da liberal demokrasi kurmak değil, devlet ile toplum arasındaki uçurumu büyütmek” değerlendirmesinde bulundu.




