Uluslararası ‘Umut Hakkı’nı Savunma ve Abdullah Öcalan ile Görüşme Komitesi, Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin hızla sona ermesi ve ‘Umut Hakkı’nın uygulanması için Change.org üzerinden uluslararası bir imza kampanyası başlattı.
Farklı ülkelerden birçok siyasetçi, akademisyen, aydın ve sanatçının katıldığı kampanya, kısa sürede 500 imzayı aştı.
Açıklamada, dünyada savaş, baskı ve belirsizlik durumunun olduğu bir dönemde sessiz kalmanın, adaletsizliğe ortaklık anlamına geleceği söylendi.
Komite, Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’dan beri İmralı’da tutulduğunu hatırlatarak bu durumun sadece bir tutulma durumu olmadığını; bunun “Değişim, diyalog ve umut imkanının sistematik olarak ortadan kaldırılması” anlamına geldiğini vurguladı. İmralı’nın artık sadece bir cezaevi olmadığı, ‘Umut Hakkı’nın gasbedilmesinin sembolü haline geldiği bildirildi.
AİHM kararlarına işaret
Komite, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ve uluslararası insan hakları mekanizmalarına işaret ederek ‘Umut Hakkı’nın evrensel bir hak olduğunu belirtti. Açıklamada, hiçbir devletin bir insanı özgürlük umudundan, kaderini ve diyaloğu yeniden değerlendirme imkanından mahrum bırakamayacağı söylendi.
Talepler
Komite taleplerini şu üç başlıkla dile getirdi:
-Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit derhal kaldırılsın, aile, avukatlar ve uluslararası heyetlerle görüşme yapabilmesi için şartlar oluşturulsun.
-Bölgede barış ve ortak yaşam için eşit ve kalıcı diyalog süreci başlatılsın.
-Uluslararası kurumlar sessizliklerine son versin ve somut, kararlı adımlar atsın.
Açıklamda bu adımların sadece hukuki değil, aynı zamanda tarihi ve siyasi bir gereklilik olduğu vurgulandı.
İmralı’daki tecridin sona erdirilmesinin şiddeti kırmak ve halklar arasındaki güveni yeniden inşa etmek için çok kritik olduğunu belirten Komite, Abdullah Öcalan ile görüşmenin, siyasetin yeniden diyalog zeminine geçmesi ve ‘umut’ tanımının tarihi bir anlam kazanması için önemli olduğunu duyurdu.
Komite, imza kampanyasıyla başlatılan bu çağrının Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve ilgili uluslararası kurumlara sunulacağını bildirdi.
Açıklama 18 Mart 2026’da kamuoyuna duyuruldu.




