DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Van’daki Newroz kutlamasında konuştu. “Kürtler özgürce siyaset yapmak istiyor. Kürtler özgürce örgütlenmek istiyor.” dedi. “Kürtler kendi bayramlarını kutlarken kapılarda engellenmek istemiyor.” sözleriyle alana girişte yaşanan gerilime işaret eden Bakırhan “Vanlılar kayyımın gitmesini istiyor. Öyle mi?” diyerek Van Büyükşehir Belediyesine atanan kayyımı hatırlattı.
Tuncer Bakırhan şunları belirtti:
“Kürtler inkâr değil tanınma istiyor. Kürtler Sayın Öcalan’ın statüsünün netleşmesini istiyor. Fiili değil resmi bir statü olmasını istiyor.
Aslında iktidar bizim konuştuklarımıza değil Van’daki bu insan seline bakmalı. Van’daki bu duruşa bakmalı. Van’daki bu onurlu insanların bir araya geldiği bu meydana bakmalı.
İnşallah hem Sayın Öcalan hem Selahattin’ler, Figen’ler, Leyla’lar, Ayşe’ler, Nazmi’ler hepsi özgür olacaktır. Buna emin olabilirsiniz. Bu duruş, bu sahiplenme olduğu müddetçe o cezaevlerinde kimse kalmayacak. Sürgünde kimse kalmayacak.
İktidara bir çağrı yapıyorum. Gelin demokratik dönüşüme duyarlı bir hale gelin diyoruz.”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Van Newrozu’nda konuştu:
“Hala bize diyorlar ki Kürtler ne istiyor? Hadi Van Meydanı’ndan beraber haykıralım: Kürtler kimliklerinin tanınmasını istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler yerel… pic.twitter.com/a8uF8wklnK
— İlke TV (@ilketvcomtr) March 22, 2026
Veysi Aktaş: Öcalan süreci demokratik bir anayasa ile tamamlamak istiyor
Newroz alanında konuşma yapan İmralı Sekreteryasından Veysi Aktaş da, Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni halkların özgürlük kardeşliği temelinde bir çözüme kavuşturmak istediğini belirtti. Aktaş şunları belirtti.
“Emperyalist oyunları ve hesapları boşa çıkarmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. Mevcut cumhuriyeti ve toplumu demokratikleştirerek süreci demokratik bir anayasa ile tamamlamak istiyor. Örgütlü halkların kuracağı ortak bir gelecek için hukuk temelli bir yönetim biçimini geliştirmeyi, toplumsal barışı ve adaleti sağlamayı bu amaçla demokratik cumhuriyeti inşa etmeyi hedefliyor. Demokratik cumhuriyet; ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı, varlık, kimlik ve özgürlükleri anayasal koruma altına alır. Şunu da unutmamak gerekir ki özgürlük; örgütlülükten, adalet ise siyasal ve hukuki mücadeleden geçer. Bugün yapılması gereken; şiddet ve çatışma yerine demokratik müzakere, diyalog ve barışçıl çözümü esas almaktır.”
Demokratik cumhuriyet paradigmasına işaret eden Aktaş, “Farklılıkların kabulünü ve ortak yaşamı esas alır. Tüm toplumsal kesimlerin eşit ve özgür katılımını temel alır. Doğayı talan edenlere peşkeş çeken rantçı politikalara karşı, demokratik hukukla doğayı korumak esastır. Bugün için demokratik cumhuriyet yalnızca bir seçenek değil, tarihsel bir zorunluluktur. Devlet aklının bu gerçeği görmesi zor olsa da gereklidir. Demokratik cumhuriyet modeli sadece bir yönetim modeli değil; aynı zamanda özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin örgütlendirilmesi için en uygun zemindir. Toplumsal çelişki ve çatışmaların çözümü için en ideal demokratik zemindir. Yerel demokrasi ve yerel yönetimlere açık bir modeldir. Demokratik cumhuriyet özünde, demokratik yönetim ile cumhuriyet yönetim sisteminin bütünleşmesidir. Gelinen aşamada 27 Şubat 2025 bildirisinin sürecinin devamı olarak pozitif barış için yasal ve anayasal düzenlemeler hayati önemdedir. Madem demokratik dönüşümden ve barıştan söz ediliyor, o zaman bu sürece uygun yasal düzenlemelerin güncellenmesi zorunludur” diye konuştu.
Demokratik müzakere yöntemi, taraflar arasında temel yöntem olarak belirlenmişse olması gereken tarafların eşit koşullara, şartlara ve özgürlüklere sahip olunması olduğunu aktaran Aktaş, Öcalan’ın statüsünün belirlenmesine işaret ederek şunları belirtti:
“Gelinen aşamada bizler için barış sadece bir hedef değil, halkımızın mücadelesinin bizzat kendisidir. Halkları düşmanlaştıran milliyetçiliği kışkırtan politika ve zihniyetlere karşı mücadele yürütmektir. ‘Barış; pasif, iş yapmamak, sorumluluktan kaçmak’ değildir. Özgürlük, eşitlik ve adalet için aktif mücadele etmektir. Barış, sadece silahların devreden çıkması değildir; demokratik, komünal bir düzenin kurucu ilkesidir. Bu anlamda barış; herkes için etik olduğu kadar stratejik ve stratejik olduğu tarihi bir zorunluluktur. Bu temelde bütün katılımcıların Newrozunu kutluyor. Yerel seçimlerde olduğu gibi başarı azmiyle sorumluluklarımıza sahip çıkmaya çağırıyor. Serkeftin diliyoruz. Barış ve demokratik toplum süreci kazanacak, kandan beslenen rantçılar kaybedecektir”
Van’da “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” söylemiyle yapılacak Newroz kutlamaları için tarihi Van Kalesi ve Van Gölü’nün buluştuğu Newroz Parkı’nda toplandı.
Tarihi Van Kalesi eteklerinde toplanan on binlerce kişinin katılımıyla Van Newrozu
Video: @rusentakva5 https://t.co/I9BaMsFGCu pic.twitter.com/pfsRKfDiLM
— İlke TV (@ilketvcomtr) March 22, 2026
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İmralı Sekretaryasından Veysi Aktaş, DEM Parti MYK üyesi Derya Aslan ve birçok siyasetçi kutlamalarda konuşacak. Alanda Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajı da okunacak.
Yurttaşlar, sabahın erken saatlerinde Newroz Alanı’nın yolunu tutarken, dört bir yandan alana gelişler devam ediyor. Ulusal kıyafetlerle giriş kapılarının önüne gelen halk burada yapılan aramanın ardından içeriye alınıyor. Kitlenin armasıyla birlikte, 4 ayrı noktada alana girişler başladı.
Sahneye 11 Mart’ta yaşamını yitiren Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim’in fotoğrafı asılırken, Newroz kutlamalarında yaşamını yitirenlerin fotoğrafları yer aldı.
Alanda Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları alanda yer alırken, yurttaşlar Rojhilat halkına desteklerini dile getirdi.
Kutlamalarda Agirê Jiyan, Koma Rojhilat, Şiyar Berwari, Hozan Şervan da şarkılarını seslendirdi.




