• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Kadıköy’de tutuklu gazeteciler için eylem: ‘Gazetecime dokunma’

Kadıköy’de tutuklu gazeteciler için eylem: ‘Gazetecime dokunma’

Cezaevindeki meslektaşları için alanlara çıkan gazeteciler, basın özgürlüğü üzerindeki baskılara tepki gösterdi. Eylemde, “Haber yapmak suç değildir” mesajı verildi.

Kadıköy’de tutuklu gazeteciler için eylem: ‘Gazetecime dokunma’
Kadıköy’de tutuklu gazeteciler için eylem: ‘Gazetecime dokunma’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Mart 2026 14:07
  • Güncellenme: 29 Mart 2026 17:43

BirGün muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına ve gazetecilere yönelik artan baskılara tepkiler büyüyor.

İstanbul Kadıköy’de gazetecilerin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, Moda’daki Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda toplandı.

Yoğun yağışa rağmen parkta uzun süre bekleyen grup, polis barikatı nedeniyle yürüyüşe başlayamadı.

Yaklaşık bir saat süren bekleyişin ardından barikatların açılmasıyla basın açıklaması okundu.

Yüzlerce kişi yürüyüş boyunca “Gazetecilere özgürlük”, “İsmail’e, Merdan’a, Alican’a özgürlük” sloganları attı.

Yapılan açıklamada tutuklu gazeteciler İsmail Arı, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ’ın mesajları okundu.

Açıklamayı yapan BirGün gazetesi yazarı Berkant Gültekin, gazeteciliğin ağır bir baskı altında olduğunu söyleyerek, “Teslim olmadığımız, hizaya gelmediğimiz için bize gazeteciliğin bedeli ödetiliyor. Bu bedeli ödeyen son gazeteci BirGün muhabiri İsmail Arı oldu. Ailesini bayram ziyaretine gittiği Tokat’tan alelacele gözaltına alınıp Ankara’ya getirilen arkadaşımız, bir gün boyunca sorgulandıktan sonra 22 Mart Pazar gecesi tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildi. İsmail Arı da Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve diğer birçok meslektaşımız gibi ‘gazetecilik suçu’ nedeniyle demir parmaklıkların ardına gönderildi” ifadelerini kullandı.

‘Bu hukuksuzluklardan payını toplumun tamamı alıyor’

Gazetecilerin zor günlerden geçerken aynı zamanda yaptığı haberlerle türlü suçlamalara maruz kaldığını belirten Gültekin, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarının gazeteciliğe yönelen başlıca tehditler olduğunu söyledi.

Gültekin, “Bu suçlamalar bir yandan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan birer silah olarak kullanılırken, diğer yandan da istisnai durumlarda uygulanması gereken adli tedbirler, söz konusu ‘makbul görülmeyen gazetecilik’ olduğunda hiç düşünülmeden devreye alınıyor. Yıllardır bu mesleği yapan, yeri-yurdu belli olan, vaktinin çoğunu adliye koridorlarında geçiren biz gazeteciler, savcıların talebi ve mahkemelerin kararı doğrultusunda ‘kaçma şüphesi bulunan şüpheliler’ olarak tanımlanıyoruz. Bu hukuksuzluklardan payını sadece gazeteciler değil, toplumun tamamı alıyor. Yargı erki üzerinden yürütülen bu hukuksuzlukları kabul etmiyoruz” diye konuştu.

‘Halkımızın bize sahip çıkacağını biliyoruz’

Her zaman yazmaya devam edeceklerini altını çizen Gültekin, “Böylesi bir atmosferde yazdığımız herhangi bir cümle nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanabileceğimizi biliyoruz. Okuduğumuz bu açıklamanın içinden bile bizi hedef haline getirecek bir bahane üretilebilir. Biz, başımıza gelebileceklerin farkındayız. Buna rağmen yazıyoruz, konuşuyoruz. Ve yazmaya da konuşmaya da devam edeceğiz. Çünkü korkmuyoruz. Çok cesur ve gözü kara olduğumuzdan ya da kahramanlığa soyunduğumuzdan değil. Korkmuyoruz çünkü gerçeklerin gücüne ve halkın demokrasiye sahip çıkan iradesine inanıyoruz. Okurumuzun, halkımızın bizi yalnız bırakmayacağını, bize sahip çıkacağını biliyoruz” şeklinde konuştu.

Gazeteciler üzerindeki baskının sonlandırılmasını isteyen Gültekin, “Tutuklu tüm gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalıdır. Basın özgürlüğünün üzerindeki baskılar son bulmalıdır. Hukuku ayaklar altına alan keyfi cezalandırma pratiklerinden derhal vazgeçilmelidir. Gazeteciliğe özgürlük, ülkeye demokrasi istiyoruz” diye ekledi.