Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Devrimci Parti, Kaldıraç ve çok sayıda parti ile oluşum, Kızıldere’de öldürülen Mahir Çayan ve diğer sosyalistleri Karşıyaka’da bulunan mezarları başında andı.
Anma için mezarlıkta bir araya gelen kitle, Çayan’ın mezarının olduğu bölüme kadar yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, İbrahim Kaypakkaya’nın posterleri taşındı. Yürüyüşte, “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Mahir, Hüseyin, Ulaş kurtuluşa kadar savaş” sloganları da atıldı.

Devrimci 78’ler Federasyonun Başkanı Hüseyin Esentürk, “Mahir’lerin, Deniz’lerin, İbrahim’lerin başucunda kenetlenmiş olmak, bu ülke sosyalistlerinin alacağı en büyük ders, ya da birbirine verebileceği en büyük mesajdır. Devrimci mücadele tarihimiz; onurumuzdur, haysiyetimizdir. Bu tarihi yazanlara selam olsun. Bu tarihimizi aynı saflıkta, aynı temizlikte koruyacağımıza ant olsun” dedi.
Çayan ve arkadaşlarının Deniz Geçmiş ve diğer sosyalistlerin idamını engellemeye çalıştığını, bunun için etkili bir eylem yapmak istedikleri sırada öldürüldüklerini belirten Esentürk, “Kızıldere de teslim olmaktansa direnerek ölmeyi tercih ettiler. Özelde ise halklara ve devrimcilere zulmeden, canına kasteden, katliam ve değişik biçimlerle binlerce insanımızı yok eden suçluların, diktatörlerin, darbecilerin ve suç örgütlerinin yargılanarak darbe hukukunun sona erdirildiği günlerin çok uzakta olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.

‘Katliamlar devam ediyor’
Esentürk, “Demokrasiyi yok eden diktatör yine devrimcilere saldırıyor. Roboskî’de, Diyarbakır’da, Suruç’da, Ankara’da, İstanbul’da, Antep’de ve daha ülkenin birçok yerinde katliamlarına devam ediyorlar. Hırsızlıklarına, yolsuzluklarına devam ediyorlar. Kızıldere bir ittifak değildir. Kızıldere’yi faşizme karşı bir ittifak olarak değerlendirenler Kızıldere’yi anlamamış demektir. Kızıldere; geçmişten geleceğe bitmeyen bir yolculuktur. Faşizme karşı eşi benzeri olmayan bir devrimci dayanışma örneğidir. Devrime adanmışlığın, kararlılığın, fedakârlığın ve siper yoldaşlığının adıdır. Ayrı ırmakların ayını denize aktığı yerdir” diye kaydetti.
Bakırhan: Kızıldere, bir dayanışma mirasıdır

Daha sonra söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır ve Mamak Cezaevleri’nde yaşananları hatırlattı. Bakırhan, “Mazlum nasıl katledildiyse; Mahirler, Denizler, İbrahimler de öyle katledildi. Acımız bir, yaramız bir, kurtuluşumuz da bir olacak. Bir olmalıdır. Bir olmadığımız müddetçe, birlikte mücadele etmediğimiz müddetçe Mahir’lerin ve onların bırakmış olduğu mirasa doğru sahip çıkmıyoruz demektir” dedi.
Kızıldere’nin yalnızca bir direniş değil, güçlü bir dayanışma örneği olduğunu söyleyen Bakırhan, Mahir Çayan ve arkadaşlarının, aynı partide olmasalar dahi devrimci yoldaşlarını idam sehpasından kurtarmak için hayatlarını ortaya koyduğunu belirterek, “Kızıldere, bir dayanışma mirasıdır. Bize verilen bu göreve layık olmalıyız. Mahirlerde dayanışma soyut bir ilke değil, somut bir pratiktir. Soyuttan somuta, devrimci hareket, Kürt Özgürlük Hareketi birlikte bir arada yürümek ve mücadele etmek zorundadır” diye belirtti.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın sözlerini hatırlattı
Abdullah Öcalan’ın daha önceki mesajlarına dikkat çeken Bakırhan, “Daha önce kongreye, ‘Çayan’ın çizgisinin kavgasını yürütüyorum. Çayan’ın kavgası emanettir. Benim de HDP’lilere emanetimdir. Çayan’ların, Mazlum’ların, İbrahim’lerin, Deniz’lerin çizgisi; bugün DEM Parti’de hayat buluyor ve bulmaya devam edecektir. Daha önce Sayın Öcalan, ‘Türkiye’de devrimci hareket ile Kürt Özgürlük Hareketi birlikte mücadele etmediği müddetçe başarma şansımız zor’ diyor.
Dolasıyla hem Deniz’lerin hem İbrahim’lerin hem Mazlum’ların mücadelelerine sahip çıkmanın yolu, birlikte mücadele etmek ve dayanışmaktan geçiyor. Dün olduğu gibi bugün de kapımız dayanışmaya, ortak mücadeleye açıktır. Çünkü bu bize Mahir’lerin vasiyetidir. Bu Mazlum’ların vasiyetidir. İdam sehpasında, ‘Yaşasın Kürt ve Türk halkının kardeşliği’ diyen Deniz’lerin vasiyetidir. Ser verip sır vermeyen İbrahim’in bize vasiyetidir. Kendisine devrimciyim diyen, karanlıkları aydınlatmak isteyen herkes bu vasiyete sahip çıkmalıdır. Bu vasiyete sahip çıkacağımızın sözünü Mahir yoldaşın mezarı başında bir kez daha yeniliyoruz” diye belirtti.

Mersin
Mersin 68’liler Derneği, yaşamını yitirenleri Akdeniz ilçesi Özgür Çocuk Parkı’nda yaptığı açıklama ile andı. Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı açıklamada, yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu “Kızıldere son değil mücadele sürüyor” pankartı açıldı. Yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşunda, “Kızıldere son değil, mücadele sürüyor”, “Yaşasın devrimci dayanışması” ve “Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş”, “Yaşasın halkların kardeşliği” ve “Kızıldere’nin hesabı sorulacak” sloganları atıldı.
Anmada, açıklama yapan Mersin 68’liler Derneği Üyesi İsmail Hakkı Şimşek, “Kızıldere’de yitirdiğimiz on karanfili; Mahir Çayan’ı, Cihan Alptekin’i, Ömer Ayna’yı, Saffet Alp’i, Sinan Kazım Özüdoğru’yu, Hüdai Arıkan’ı, Ertan Saruhan’, Sabahattin Kurt’u, Nihat Yılmaz’ı ve Ahmet Atasoy’u unutmadık, unutturmayacağız. Onların şahsında; bağımsızlık, demokrasi, özgürlük, barış, adalet ve sosyalizm mücadelesinde yitirdiğimiz Denizleri, İboları, Mazlumları, Kemalleri ve tüm değerlerimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Onların düşleri, bizim gerçeğimiz olacak” ifadelerini kullandı. (MA)





