Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Temelli, Bodrum açıklarında meydana gelen tekne faciasına ilişkin olayda çok sayıda mültecinin hayatını kaybettiğini ve 21 kişinin yaralı olarak kurtarıldığını belirterek, yaşanan trajediden dolayı derin üzüntü duyduklarını ifade etti.
Faciada yaşamını yitirenler için başsağlığı dileklerini ileten Temelli, mülteci ölümlerinin devam ettiğine dikkat çekti. Bu tür olayların tesadüfi olmadığını vurgulayan Temelli, Ortadoğu’da uzun süredir devam eden savaşların milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve mülteci krizinin temel nedeninin bu çatışmalar olduğunu söyledi.
‘Torba Yasa aklı devam ediyor’
Temelli, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan gelen torba yasa teklifinin şu anda MeclisGenel Kurul’da görüşüldüğünü belirterek, Meclis’in bu tür düzenlemelerle zaman kaybettiğini söyledi. Son dönemde toplumun ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelikte çalışmalar yapılmadığını ifade eden Temelli, torba yasanın ardından Bayındırlık Komisyonu’ndan gelen ve kamuoyunda “tapu kanunu” olarak bilinen teklifin gündeme alınacağını aktardı.
Söz konusu teklifin de toplumun beklentilerini karşılamadığını dile getiren Temelli, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, “Bir deprem ülkesinde; özellikle 6 Şubat depremlerinin yaşandığı bir ülkede bu tür düzenlemelerin ne kadar önemli olduğunun farkında olmak gerekirken biz burada yine merkeziyetçi bir anlayışla kentsel rantları odağına koyan, ekonomik çıkarları odağına koyan bir yasal düzenlemeyi görüyoruz. Ama bu yasanın yine diğer yasalardan bir farkı yok. Yine bu yasada da bir yasama mühendisliğinin gerçekleştiğini görüyoruz. Bu torba yasa aklı hala devam ediyor. Adeta Meclisi bir yönüyle bypass eden, Meclis’in katılımcılığını, denetlenebilirliğini özelliklerini yok sayan bir anlayışa hazırlanıyor” diye kaydetti.
‘Kentsel haklar giderek budandı’
Sezai Temelli, jeoloji ve jeofizik mühendisleri ile bilim insanlarının dışlandığı, sürecin merkezileştirilerek çıkar odaklı biçimde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ye devredildiği bir düzenlemenin hazırlandığını söyledi. Bu tür yasalara ihtiyaç olmadığını belirten Temelli, çözümün kentsel haklar temelinde, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir anlayış olduğunu vurguladı. Ancak iktidarın belediyeleri hedef aldığını, kayyım uygulamaları ve operasyonlarla yerel yönetimleri etkisizleştirdiğini ve bu süreçte kentsel hakların giderek budandığını ifade etti.
Hayvan hakları
Temelli, hayvan haklarına ilişkin gündemdeki yasa tekliflerine tepki gösterdi. Temelli, hayvanların yaşam alanlarını daraltan ve doğayı tahrip eden düzenlemeleri kabul etmediklerini belirterek, bu politikaların ekolojik dengeyi bozduğunu ifade etti. Meclis gündeminde yer alan ve kamuoyunda “toprak kanunu” olarak bilinen yasa teklifine dikkat çeken Temelli, söz konusu düzenlemenin doğa ve hayvan yaşamı açısından ciddi tehditler içerdiğini söyledi. Temelli, “Bu anlayış ülkeyi adeta Teksas’a çevirecek bir zihniyeti yansıtıyor. İnsanlara, yaşam alanlarına giren hayvanları avlama yetkisi tanınıyor. Bu, hayvanlara yönelik bir savaş ilanıdır” ifadelerini kullandı.
Yarın Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülecek kanun teklifi hakkında da konuşan Temelli, teklifin aileyi ve çocuğu koruma iddiasının gerçekte baskı ve tekçi bir anlayışın aracı olduğunu söyledi. Temelli, “Ne zaman ‘koruma’ veya ‘güvenlik’ lafı geçse, hemen ardından yeni bir baskı düzenlemesi devreye giriyor. Bu kanun teklifi de aileyi ve çocuğu gerçekten korumaktan uzak, merkeziyetçi bir yaklaşımın tezahürü” dedi.
Temelli, aile ve çocukların korunmasının yalnızca isimde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Aile ve çocuk, demokratik hakları, sosyal hakları ve ekonomik güvenceleriyle korunmalı” ifadelerini kullandı.
‘Meclis’in gündeminde özel yasa olmalı’
Halkın tartıştığı konular ile Meclis’in gündemi arasındaki farkı değerlendiren Sezai Temelli, “Peki, Meclis’in gündemi gerçekten bu mu olmalı? Kamuoyu bunu böyle tartışmıyor; toplum farklı konuları tartışıyor. Meclis’ten toplumun beklentileri farklı. Ne olmalı Meclis’in gündemi? Her şeyden önce en çok tartışılan konu, özel yasa meselesidir. Hala Meclis’in gündeminde değil. Meclis dışında çeşitli temennilerle tartışılıyor. Bir hafta yavaşlayalım, bir hafta hızlanalım meselesi, bir mehteran bölüğü edasıyla, bu yasalar ne zaman yasalaşacak konusu üzerinde zamanın planlanmasına yönelik tartışmalar yaratıyor. Ama ortada bir teklif yok. Ortada bir tasarı yok. Buna dair bir planlama söz konusu değil. Oysa Meclis’in öncelikli gündemi bu olmalı. Çünkü bu yasaya bağlı birçok alandaki düzenleme, dönüp bu yasanın çıkıp çıkmamasına endekslenmiş durumda” dedi.
‘Umarım gerekli adımlar atılır’ ‘
Temelli, “Bu konuda gecikmemek gerekiyor. Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda yaşadığı krizler ve birçok gelişme, Kürt meselesinin demokratik çözümü için atılacak adımların aciliyetini gösteriyor. Umarım daha fazla gecikmeden, samimi ve sahici konuşmalar, ciddi diyaloglar ve gerekli adımlar bir an önce atılır” diye konuştu.
‘Yargının siyaseti dizayn etmesi’
Sezai Temelli, İBB davasında 107 tutuklu sanığın bulunduğunu hatırlatarak, adil yargılama için tutuksuz yargılamanın şart olduğunu söyledi. Kobanê Davası ve AİHM kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın cezaevinde tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirten Temelli, “Yargının siyaseti dizayn etmesine ve siyasetin yargıya müdahalesine son verilmeli” çağrısı yaptı. (MA)




