• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ÇEVİRİ | The Telegraph: Talabani kardeşler, Kürtleri Trump’ın İran savaşına sürüklenmekten kurtardı

ÇEVİRİ | The Telegraph: Talabani kardeşler, Kürtleri Trump’ın İran savaşına sürüklenmekten kurtardı

The Telegraph gazetesinden Sophia Yan’ın analizine göre; Irak Federe Kürdistan Bölgesi, Talabani kardeşlerin yürüttüğü hassas diplomasi sayesinde savaşın doğrudan bir cephesi haline gelmekten son anda kurtuldu. “Mam Celal’in mirasını omuzlayan kardeşler, bugün Trump yönetimiyle yürütülen en hassas pazarlıkların merkezine yerleşti.”

ÇEVİRİ | The Telegraph: Talabani kardeşler, Kürtleri Trump’ın İran savaşına sürüklenmekten kurtardı
  • Yayınlanma: 3 Nisan 2026 17:54
  • Güncellenme: 3 Nisan 2026 18:35

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar Orta Doğu’da dengeleri sarsarken, Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin bu süreçteki stratejik konumu da gündemdeki yerini koruyor. İngiliz The Telegraph gazetesinden Sophia Yan’ın analizine göre; Irak Federe Kürdistan Bölgesi, Talabani kardeşlerin yürüttüğü hassas diplomasi sayesinde savaşın doğrudan bir cephesi haline gelmekten son anda kurtuldu.

Sophia Yan’ın haberine göre, YNK lideri Bafıl Talabani ve Irak Federe Kürdistan Bölgesi Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani, İran sınırında olası bir kara harekâtı söylentilerinin merkezinde yer aldı ancak Talabani kardeşler, Kürtleri çatışmanın eşiğinden geri çekmek için yoğun çaba sarf etti.

Habere göre, Orta Doğu’da bombaların hızla düştüğü bir dönemde Bafıl Talabani’nin telefonu çaldı. İngiltere Croydon’da büyüyen siyasetçi, arayanın ABD Başkanı Donald Trump olduğunu gördü. Trump, İran’a karşı başlattığı savaşın sadece ikinci günündeydi.

Bu görüşmenin haberinin sızmasıyla birlikte, Trump’ın Irak üzerinden İran’a ABD destekli bir kara işgali planladığı ve Talabani’nin bu planda rol aldığı yönünde yoğun spekülasyonlar başladı. Ancak gerçek bunun tam tersiydi. Üst düzey bir hükümet yetkilisine göre Trump, Federe Kürdistan makamlarından İranlı Kürt silahlı grupların öncülüğünde bir kara harekâtına destek istemedi.

Yine de bu söylentiler, İngiltere’de siyasi mülteci olarak büyüyen Talabani kardeşleri, sınır ötesi olası bir kara saldırısı tartışmalarının odağına yerleştirdi. Bazı Batı medyası raporlarında CIA’nin İran Kürtlerini silahlandırdığı, hatta kara harekâtının başladığı iddiaları ortaya atıldı; ancak bunlar kısa sürede yalanlandı.

İsrail’e yakın düşünce kuruluşlarının “CIA destekli Kürt isyanı” üzerine yorumları da durumu daha da karmaşık hale getirdi. Trump’ın kamuoyu önünde İran Kürtlerine destek sinyali vermesi (“Bunu yapmak istemeleri harika, tamamen desteklerim”) de spekülasyonları artırdı.

‘Kürdistan köprü olsun, savaş alanı değil’

Bafıl Talabani, Fox News’a çıkarak (Trump’ın tabanına yönelik net bir hamle) bu fikirleri yumuşattı: “Kürdistan bir köprü olmalı, savaş alanı değil. Kürtler, hem sizin büyük müttefikiniz hem de İran’ın komşusu olarak benzersiz bir konumda. Uygun zamanda gerilimi azaltmada rol oynayabiliriz. Her zaman olduğu gibi dostlarımız ve müttefiklerimizle birlikte bu bölgede istikrar, barış ve refah getirmeye hazırız.”

Bu açıklamalar yapılırken İran, Kürdistan’a füze ve drone saldırıları düzenliyordu. Erbil başta olmak üzere bölgeye yüzlerce saldırı düzenlendi. Talabani kardeşlerin kuzeni ve eski milletvekili Ala Talabani, İran milislerinin de saldırılarını artırdığını belirtti.

Irak, hem ABD-İsrail bombardımanlarından hem de İran’ın misillemelerinden etkilenen tek ülke konumunda. Bölgesel yetkililer olarak Talabani kardeşler, federal hükümetin sessiz kaldığı bir dönemde gerilimi yönetme görevini üstlendi. Babaları Celal Talabani’nin mirasını taşıyan kardeşler, ABD, İsrail, İran ve dört ülkeye dağılmış Kürt topluluklarıyla iletişim kurabilecek deneyime sahip.

Bafıl Talabani askeri stratejiye hâkim, sade ve doğrudan bir tarzı tercih ediyor. Kubad Talabani ise sistemli, düzenli ve hükümet işlerine yatkın bir profile sahip. Her ikisi de İngiltere’de büyümüş, babalarının Saddam rejimine karşı mücadelesi sırasında ailelerinden ayrı kalmışlardı.

Dikkatli ve stratejik olma çağrısı

Savaşın ilerleyen günlerinde Bafel’den görevi devralan Kubad Talabani, Channel 4’e verdiği demeçte İran Kürt gruplarına “dikkatli, akıllı ve stratejik olun” mesajı verdi: “Sınırın ötesindeki gerçekleri anlayın. Size veya İran’daki Kürt bölgelerine büyük zarar verebilecek aceleci adımlardan kaçının.”

Bu mesajın etkili olduğu görülüyor. Bazı İranlı Kürt grupları, ancak ABD’nin hava desteği garanti ederse harekete geçebileceklerini belirtti. Federe Kürdistan’daki Peşmerge güçlerinin rutin keşif faaliyetleri dışında büyük bir operasyon başlatmadığı anlaşılıyor. Saldırı sayısında kısmi bir azalma olsa da can kayıpları arttı. Bölgede sivil ve askeri kayıplar yaşandı, yabancı güçler bölgeden personel tahliyesi yaptı.

‘Kürtler piyon değildir’

Talabani ailesi, savaş döneminde sakin kalmak ve barış mesajı vermek için çaba gösteriyor. Aileden Irak’ın eski First Lady’si Shanaz İbrahim Ahmed’in açıklaması dikkat çekiciydi: “Kürtlerin dünya süper güçleri tarafından piyon olarak kullanılmasını kabul etmek çok zor, hatta imkânsızdır. Kürtler genellikle sadece güç ve fedakârlıklarına ihtiyaç duyulduğunda hatırlanır. Kürtleri rahat bırakın. Biz kiralık silah değiliz.”

Kubad Talabani ise konuyu daha sade bir dille özetledi: “Bu bizim savaşımız değil. Zaten çok fazla savaşa girdik.

Talabani kardeşlerin arka kanal diplomasisi ve kamuoyu açıklamaları, Kürdistan’ı Trump’ın İran savaşının yeni bir cephesi olmaktan büyük ölçüde korudu. Ancak savaşın uzaması halinde İranlı Kürt grupların harekete geçme ihtimali ve bunun yaratacağı riskler hâlâ gündemde.

Kürtlerin tarih boyunca dış güçlerin stratejik aracı olarak kullanıldığı ve sonra yalnız bırakıldığı tecrübesi, bölgede barış ve istikrar arayışını güçlendiriyor. Talabani kardeşler, “Kürtler mızrağın ucu olmamalı” vurgusuyla bu hassas dengeyi korumaya çalışıyor.