• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Bodrum’da batan bot ilk değil: Son olması ise kamuoyu desteğine bağlı   

Bodrum’da batan bot ilk değil: Son olması ise kamuoyu desteğine bağlı   

Bodrum açıklarında batan botta 19 mültecinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin başlatılan soruşturmada 11 kişi gözaltına alındı, 6 şüpheli aranıyor; en az 7 ili kapsayan bir kaçakçılık ağına işaret eden dosya, önceki ölümlü vakalarla olası bağlantıları da gündeme getirdi.

Bodrum’da batan bot ilk değil: Son olması ise kamuoyu desteğine bağlı   
  • Yayınlanma: 3 Nisan 2026 18:28
  • Güncellenme: 3 Nisan 2026 19:06

Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında 1 Nisan 2026 tarihinde batan botta 19 mülteci boğularak can verdi. Olayla ilgili Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Bu kapsamda 11 kişi gözaltına alındı, 6 şüphelinin arandığı bildirildi. Davaya dönüşmesi muhtemel bu vaka, daha önce Bodrum’da batan bot ya da tekneleri ve zanlılar hakkında benzer duruşmaları hatırlattı.

Ağır hava ve deniz şartlarında ölüm

Son olayla ilgili Sahil Güvenlik birimleri bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamaya göre; “Sahil Güvenlik Mobil Kıyı Gözetleme Aracı (DENİZ-481) tarafından içerisinde çok sayıda göçmen bulunan süratli bir lastik bot tespit edildi. Olay yerine 1 Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-302) sevk edildi. Yapılan görsel ve sesli uyarı/ikazlara rağmen yüksek süratle kaçmaya devam eden lastik bot tüm ihtarlara rağmen durmadı. Sözü edilen bot ağır hava ve deniz şartları nedeni ile su alarak battı”. Açıklamanın devamında, “göçmenlerin denize düştüğü, bölgeye derhal 1 Sahil Güvenlik Helikopteri (TCSG-512) ve 3 Sahil Güvenlik Botu (TCSG-31, KB-71, KB-88) daha sevk edildiği” bildirildi.

Bu bilgiler mültecilerin en tehlikeli ve en ölümcül rotaları tercih etmek durumunda kaldıklarına bir işaret sayılabilir mi? Zira sözü edilen “ağır hava ve deniz şartları”, mülteciler ve onları taşıyan göçmen kaçakçıları için önceden belirlenmiş bir ölümcül rota olabilir.

Ölenlerden 9’u çocuk!

Olayla ilgili Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Hayatını kaybeden 19 mülteciden 9’unun çocuk yaşta olduğu ortaya çıktı. Mültecilerin cansız bedeni otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Şebeke kaç ilde çalışıyor?

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı ve olayda sağ kurtulanların ifadesine başvurdu. İfadeler alınırken avukatların olup olmadığı ise merak konusu. Öte yandan yetkiler tarafından yapıldığı ifade edilen araştırmada, “göçmenlerin 31 Mart tarihinde Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden Bodrum’a geldiği tespit edildi. Mağdurların bir kısmının, Gümbet Mahallesinde bir evde kaldıkları belirlendi. Evi kiralayan J.H.H ve eve yakın yerden 2 kaçak göçmeni alarak götüren Ç.D. ve H.Ö. isimli şüpheliler tespit edilip, yakalandı. Derinleştiren soruşturma kapsamında J.J.S., A.A., H.B., Ö.B., Y.E., M.R., T.B.O. ve M.D. de gözaltına alındı. Öte yandan, 6 şüphelinin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü” belirtildi.

Resmi makamlar tarafında yapılan açıklamalar en az 7 ili kapsayan bir şebeke ağına işaret ediyor. Botta boğulan mültecilerin hepsinin Afganistanlı olduğu düşünüldüğünde, göçmen transfer ağının sınır ötesine uzanıp uzanmadığı da bir başka açığa çıkarılması gereken soru. Elbette gözaltına alınanlar henüz şüpheli ve soruşturmanın yargı sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğini beklemek gerekiyor.

Geçen yıl batan tekneyle ilgili dava 27 Nisan’da

24 Ekim 2025 gecesi yine Bodrum’da, Ortakent Mahalleri açıklarında bir tekne batmış ve 18 kişi hayatını kaybetmişti. Ölenlerden birinin kaçakçı olduğu iddia edilmiş, 17 kişinin de mülteci olduğu belirtilmişti. Kayıp 2 kişinin ise öldüğü varsayıldı. Bu olayla ilgili iddianame Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 11’i tutuklu 15 sanığın yargılanacağı duruşmalara 27 Nisan’da başlanacak. Sanıklar 20’şer kez ağırlaştırılmış müebbet talebiyle hâkim karşısına çıkacak. 15 sanık hakkında ‘Olası kastla ölüme neden olma’, ‘Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama’ suçlaması yöneltiliyor. Ayrıca iddianamede, “5 kişilik motoru arızalı tekneye 22 kişinin bindirildiği”ne dikkat çekiliyor.

Gümbet sorusu

Geçtiğimiz Ekim ayında batan teknede yine çocuklar da can vermişti. Yüzerek kurtulan Afganistanlı bir mültecinin haber vermesi üzerine arama kurtarma çalışmaları başlamıştı. İddianamede, göçmen kaçakçılığıyla suçlanan şüphelilerin, teknenin kaptanını da alarak Gümbet Limanı’na gittikleri, “burada teknedeki şüphelilerle görüşme yaptıkları” yer alıyor. Bu bilgi önemli çünkü 1 Nisan 2026’da yaşamını yitiren mültecilerin de Gümbet Mahallesi’ne getirildikleri haberlere konu olmuştu. Ekim ve Nisan aylarında yaşanan her iki trajik olayda ölen mültecilerin Gümbet üzerinden transfer edilip edilmedikleri, bu iki olay arasında nasıl bir bağ olduğu da merak konusu.

BirGün’de yer alan habere göre; tekne batarken şüphelilerden “F. E., S. Y. ve F.A.’nın bölgeye hakim tepelerde teknenin durumunu gözlemledikleri, battığını gördükten sonra ise ayrıldıkları” ifadesi de iddianamede yer alıyor. İddianamede ayrıca, “şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde, en fazla 5 kişinin seyahat edebileceği GNL isimli tekneye, 22 kişiyi bindirmek suretiyle Yunanistan’a göçmenleri geçirmeye çalıştıklarına” dikkat çekiliyor. Devamında “Teknede şişme yelek gibi yolcu güvenliğini sağlayacak herhangi bir teçhizatın bulunmadığı, tekne motorunun da arızalı olduğu, bu suretle şüphelilerin, arızalı olduğunu bildikleri tekneye, kapasitesinin çok üzerinde göçmenleri bindirip, yolcu güvenliğine dair hiçbir önlem almayarak toplamda 20 kişinin ölümüne neden oldukları” ifade ediliyor. İddianamede ayrıca “şüphelilerin göçmenlere otellerinde oda ayarladıkları, otel kayıt sistemine girişlerini yapmadıkları ve kolluk görevlileri tarafından yapılacak kontrollerini engelleyerek kaçma aşamasına kadar saklanmalarını sağlayarak eyleme iştirak ettikleri” belirtiliyor.

Yargılamanın nereye kadar uzanacağı, şebekenin varsa başka kişi ve kurumlarla bağlantısı ve caydırıcı cezaların ne oranda tecelli edip etmeyeceği dava sonucunda görülecek.

Alan bebek davası da Bodrum’da görülmüştü

2 Eylül 2015 tarihinde cansız bedeni bodrum kıyılarına vuran 3 yaşındaki Alan bebeğe (Alan Kurdi) ait fotoğraf kareleri insanlığın vicdanına kazınmıştı.  Ailesi Bodrum’a, Alan bebekle birlikte, Suriye’nin Kobani kentinden gelmişti.

EuroNews’te yer alan habere göre; Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Mart 2016’daki davada Suriyeli sanıklar M. A. ve A.A’ya “insan kaçakçılığı suçu” yöneltilmişti. Sanıklar, teknenin batmasıyla sonuçlanan kaçak geçişi Alan Kurdi’nin babasının organize ettiğini öne sürse de 4 yıl 2‘şer ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Şeffaf yargılama için kamuoyu takibi önemli

Bodrum’da batan bot ve yaşanan son ölümlere dair çeşitli kurumların açıklamaları oldu. Konu TBMM gündemine de taşındı. Göç ve iltica alanında çalışan uzmanlar, hak savunucuları soruşturmanın şeffaf yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aynı zamanda mültecilere yönelik sertleşen göç politikaları eleştirildi. Bunlarla birlikte açılan soruşturma ve davaların takibi kritik önem taşıyor. Zira mülteciler çoğunlukla hukuki destekten ve zaman geçtikçe kamuoyunun ilgi ve dayanışmasından mahrum kalabiliyor. Mülteci aileler ise özellikle baroların duruşmaları sahiplenmesini bekliyor.